Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

08 Aralık 2016 Perşembe
İtiraz ediyorum

Seyircisiz oynama cezasının kaldırılma zamanı geldi, geçiyor. Bu ilkellik yerine, bozguncuları stada sokmamanın sağlanması gerekiyor.

29 Mart 2006, Çarşamba Yorum Yaz
A+ A-

Ve Futbol Federasyonu Profesyonel Disiplin Kurulu beklenen kararı verdi! Futbolu ve iyi taraftarı cezalandırdı... Polemiklere açık bir ceza... Ceza adil olmalı, gerekçeleri tek tek ortaya konmalı, aynı suça aynı ceza uygulanmalı. Yaygın görüş ki doğrudur. Cezalar ağırdan hafife doğru sıralanmalı. Önce para cezası, sonra saha kapama (tarafsız saha), sonra da seyircisiz oynama cezası... Galatasaray’a verilen ceza en ağırıdır, örneklere bakılırsa haksızdır. 15 gün öncesindeki maçta Fenerbahçe’ye toplam 25 bin YTL ceza verenler, Galatasaray’ın bu denli ağır cezasının gerekçelerini açıklamalıdır. Aynı PFDK, (Başkan o zaman da PFDK başkanıydı) 6-0’lık Fenerbahçe-Galatasaray maçından önce Mondragon’un atılan yabancı maddeler nedeniyle ısınamamasına, Eser Özaltındere’nin kafasının yarılmasına, Aziz Yıldırım’ı bile çileden çıkartan ve bizzat kendisine anons yaptırtan pet şişe yağmuruna, Hasan Şaş’ın kafasında patlayan yumurtaya ve sahaya atılan bıçağa rağmen Fenerbahçe’nin Bursaspor maçını Ankara’ya alarak cezalandırmıştı. Hoş, Fenerbahçe o sezon bir maçta son olarak sahaya atılan çekirdek poşeti yüzünden seyircisiz oynama cezasına da çarptırılmıştı! Eşit suça eşit ceza verilmemesi, cezaların kurallara göre değil de, esen rüzgara, o günkü şartlara, medyadaki tavra, siyasilerin ısrarına, kulübün lobi gücüne göre veriliyor duygusunu pekiştiriyor. PFDK’nın kararları da hakem kararları gibi eleştirilebiliyor. Velhasıl-ı kelam yetersiz yöneticiler, yasaları takip etmeyen görevliler, futbolu kullanarak, futbolu kirletirken, kendini tatmin eden (sıfat bulmakta zorlandığımız) kimseler amaçlarına ulaştı. Futbolcular, hakemler, top toplayıcılar yapayalnız olacak. Galatasaray en ağır cezaya çarptırılmadı, cezaya çarptırılan, 3 kuruşluk futbol keyfi için bir hafta bekleyen, karşısındakini düşman değil sadece rakip olarak gören, ürün alarak kulübüne yardımcı olmaya çalışan, futbolu yüceltmeye çalışan insanlardı. Onlar başkaları yüzünden televizyon başında geçirecekler gecelerini. Ya Gençlerbirliği maçında ne olacak? Fenerbahçeli futbolcuları pet şişe, para ve çakmakla yıldıran (!), kendi futbolcularına Saracoğlu’nda yapılanların intikamını alanlar stadın en güzel yerine kurulacak! Canı isterse küfredecek, canı isterse eline geçirdiğini fırlatacak, canı ne isterse onu yapacak! Aynaya bakıp utanmayacak, federasyona da protesto yollayacak. Bir tek kendisi değişmeyecek, düzeni kendisine uydurmaya çalışacak. 1- Seyircisiz oynama cezasının kaldırılma zamanı geldi geçiyor. Seyircisiz oynatmaktansa, bozguncuları stada sokmamanın sağlanması gerekiyor. Bu adamlar statlarda kalacak, kulüpler-kurumlar yıpranacak. Olmaz böyle saçmalık! 2- Özhan Canaydın seçimden önce Fenerbahçe maçında yaşanan olayları örgütleyenleri bildiğini ima etti. Galatasaray Başkanı’nın görevi futbolu kirletmekle yetinmeyip, kulübe büyük zararlar veren bu kişi(leri) gücü yetiyorsa, eğer üyeyse ihraç ettirmek, Galatasaray’ın maddi kaybını tahsil etmek için onlara dava açmaktır. Namuslular da namussuzlar kadar cesur olmak zorundadır, taraftar onu protesto etse dahi! 3- Fenerbahçe maçından sonra medyaya sızabilen raporlar bundan sonra federasyon tarafından rutin olarak açıklanmalıdır. Hangi rapora göre hangi cezanın verildiği, hangi bilgilerin rapora girmediği, gözlemcinin ve temsilcinin maçı nasıl seyrettiği, cezaların haklılığının ve adaletin sağlandığının temini açısından şarttır. Çünkü statlar kötü taraftarın istediği pisliği yapabilecekleri alanlar olmadığı gibi, Disiplin ve Tahkim Kurulları da hukukçuların canının istediği gibi kararlar verebileceği alanlar değildir. Olmamalıdır...