Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

05 Aralık 2016 Pazartesi
Hak ettiklerini aldılar

Son 4 maçını kazanan Antalyaspor ve son 2 maçından galibiyetle ayrılan Bursaspor’un mücadelesinde futbola doyacağımızı düşünerek Bursa’ya koşmuştuk.

03 Mart 2007, Cumartesi Yorum Yaz
A+ A-

Son 4 maçını kazanan Antalyaspor ve son 2 maçından galibiyetle ayrılan Bursaspor’un mücadelesinde futbola doyacağımızı düşünerek Bursa’ya koşmuştuk. Umduğumuzu bulamadık... Bursaspor, sağ kanadında Hasan Yiğit ile De Souza’nın eksikliğini maç boyu yaşadı. Sağda Veli ve Zafer, hücumda beklenen katkıyı hiç yapamazken, solda da Frasineanu’nun dönmeyişi Volkan’ı kendi yarı sahasında beklemeye mahkum etti. Ev sahibi ekip, 4-2-2-2 gibi oynarken, Antalya’nın 4-1-3-2’lik dizilişi misafire büyük avantaj sağladı. Yeşil-Beyazlı takımda dörtlü defansın önündeki Cumhur ve Sumilikoski’nin stoperlerinin içine gömülmesi, Frasineanu ve Zafer’in oyunun tek yönüne oynaması maçın kontrolünü hep Antalyaspor’a bıraktı. Bursaspor orta saha oyuncularının hücuma samimi koşularla hiç destek vermemesi, Sinan’ı, maç boyu üç Antalyaspor defans oyuncusunun kucağında oynamaya mahkum bıraktı. Burak’ın kaleye sırtı dönükken, orta sahaya pas yapıp, pası alanın tek topla defansın arkasına adam kaçırma taktiği bir kez olsun tutmadı. “Acaba gol gelir mi?” diye düşünülen duran top organizasyonlarında da Frasineanu, hep kendi keyfi için ortaladı! Antalyaspor topu alınca üçlüye döndü... Rakip kaleye 6 kişiyle gitti. Sahada futbola dair en zarif ve gerçek işleri yapan Ali Bilgin ile İlyas’ın teknik üstünlüğü ibreyi Antalya’ya çevirdi. Ancak onlar da çizgiye inip, pozisyon üretmeyi denemedi. İki takımın hocası da önce yenilmemeyi istedi. Yenilmediler... Ceza alanı içinden tek gollük vuruş üretilen, ancak “Bu da kaçar mı?” denecek tek pozisyon olmayan bir 90 dakika seyrettik. Futboldan belki çok memnun kalmadık, ancak sporcular oyun disiplininden hiç kopmadılar. Rakiple ve hakemle uğraşmadılar. Kafaları hep futboldaydı. Bu da birşeydir. Hakem Hüseyin Göçek, maçın 41. dakikasında sarı kart gören Volkan’ı, topa yumruğuyla vurduğunda da, kendisiyle konuştuğunda da atabilirdi. Atmadı... Ancak Levent Kızıl, Volkan’a hiç gereği yokken oyundan atılmış muamelesi yapmalıdır.