Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

06 Aralık 2016 Salı
Gün olur devran döner!

Sporcular emek hırsızlığından vazgeçer, hakemler büyük camiaların etkisi altında kalmaktan kurtulur! Hakem hataları hataya benzer, o zaman insanlar yapılanları “hata” diye sineye çeker. Spor yazarı da hakem değil maç yazar!

21 Mart 2006, Salı Yorum Yaz
A+ A-

Bir hafta daha geçildi, son 9 haftaya başabaş girildi... Ancak kaderimiz, kadersizliğimiz değişmedi. Görevde bulunduğu 4 yıl boyunca sportif başarıyı bir türlü yakalayamayan Özhan Canaydın, elinden geldiğince Fair Play’e sadık kalsa da, Kulüpler Başkanı seçildiği günün ertesinde, Fenerbahçe lehine yapılan hakem hatalarından derlenen bir demetle gösteri yapınca, hepimiz tarafından eleştirilmemiş miydi? Canaydın’ın 20 maçlık değerlendirmesini Ankaragücü yönetimi bir 90 dakikaya sığdırmış. Liderin Cem Deda yönetiminde Ankaragücü’nü 4-1 yenişinde, Çulcu’nun da hatası yok mu! Gencecik yaşında Fenerbahçe-Gençlerbirliği karşılaşmasında yaptığı fahiş hataların ardından 4 ay dinlendirilen bir hakemi, biri şampiyonluğa giden, diğeri kümede kalmaya çalışan iki takımın maçına göndermek kumar değil de, nedir... Cem Deda ve yardımcıları Daum’dan da, Hikmet Karaman’dan da, futbolculardan da daha çok hata yaptı. Maça da damgasını bastı. Hakemliğe devam ettiği müddetçe Fenerbahçe maçlarında kendisine hep önyargıyla bakılacak olan Deda, muhtemelen bu damgayı silmek için Fenerbahçe aleyhine de hata yapacak, kafası hiçbir zaman rahat olmayacaktır. Maça gelince, Konyaspor ve Galatasaray karşılaşmalarıyla taraftarını keyiflendiren Sarı-Lacivertliler, kupa öncesi sanki mecburi hizmetteydi. Yürüyerek oynadılar, Alex’in duran toplardaki ustalığından yarım düzine pozisyon yakaladılar. Bir çoğunu kaçırdılar. Yarınki Galatasaray maçına ölçü kabul edilemeyecek bir anlayışla 90 dakikayı tamamladılar. Lig yarışında hala avantajlılar. Bir deplasman maçı azalttılar, Galatasarayla da Sami Yen’de oynayacaklar... Gerets’in verimli biçimde kullandığı Galatasaray da, Ali Sami Yen’de Erciyes önündeydi. Mütevazı Kayseri ekibinin formda golcüsü Cenk’in, 2 yüzde yüz fırsatı değerlendirememesi Sarı-Kırmızılılar’ın maçı bunalımda götürmesini engelledi. Ancak hepsi golle bitebilecek 5 pozisyonda kalkan bayraklar ve skor 2-2 iken Zafer Önder İpek’in Devran’ın elle oynamasına vermediği penaltı, “kurgu lig” senaryolarını güçlendirecek cinstendi. ‘Murphy Kanunları’ bir başka panoramamızın yazı konusuydu. Hatırlayalım: Ters gitmesi olası her şey ters gider! Muhtemelen hakem camiası da fahiş hataların hep bir takım lehine, diğerinin aleyhine olmasını istemiyordur. Murphy yasaları galiba gerçekten kanun! Mesela K.Erciyesspor-Fenerbahçe maçında ceza alanı içinde Luciano’nun elle oynamasını da hakem gör(e)memiş, penaltıyı ver(e)memişti. Maç verilecek penaltı ile Erciyes’in üstünlüğüyle bitse yarın Galatasaray’ın rakibi de Erciyes olacaktı... Hakan Şükür ve Hasan Kabze 10 dakikada çok güzel işler yaptılar da, Çulcu’yu da kurtardılar... Bülent Tulun’u unutmayalım. Tekme atmayan, pislik yapmayan bir rakibi elinden geleni yaptığı için suçlarsa bir büyük kulübün yöneticisi, rakibin iyi oynamasını teşvik imasıyla açıklarsa, bir başka camiaya da sataşırsa “o koltuğa hafif kalmış” diye düşünmek haksızlık mı olur? Oysa Erciyes’i tebrik etmeliydi Tulun... Lige şampiyonluk parolasıyla başlayan Beşiktaş, kendi bütçesinin 5’te, 6’da belki de 7’de birine kurulmuş Kayserispor’u yenerek, 3.’lük şansını kuvvetlendirdi! Hoş Kayseri hala üstte ancak, herkese keyif veren Kayserispor’un asıl bu final maçlarını iyi oynamayı öğrenmesi gerek! Hakem hataları aleyhlerine olabilir ancak aşırı gerginlik ve hakemler hakkındaki önyargıları futbol kalitelerini yarı yarıya düşürecektir. Futbol olarak bu kadronun yapacağı çok şey var, yalnızca mental olarak daha iyi hazırlanmaları, her koşulda oynadıklarından zevk almaları lazım... Hakem gösterilecek sarı ve kırmızıları göstermedi, olmayacak pozisyonlara kart verdi, yardımcılar bütün stadlarda olduğu gibi defansın 2 metre arkasından çıkanlara ofsayt kaldıracak kadar felaketti. Ama maç çok zevkli, Beşiktaş defansı ve orta sahası da sezon başından bu yana ilk kez dengeli ve soğukkanlıydı... Trabzonspor da, genelde iyi oynamasına rağmen sürekli hakem ve futbol şanssızlıkları yaşayan Samsunspor’u yenip, 3.’lük için ümitlendi. Samsunspor’un bu maçtaki şansı Halilhodziç’in kadro kumarı, şanssızlığı Yattara’ydı. Bütün maç dolaşan Gineli 5 dakika vites yükseltti, Fatih’i topla kaleye soktuğu pozisyondaki büyük slalom mükemmeldi. Halilhodziç sezon sonu kalmaz, Yattara’yı hiç değilse 60 dakika pür dikkat oynatacak hocayla, Trabzon’a doyum olmaz. Bu arada milli futbolcu Hüseyin artık formsuzluğuyla sırıtmaya, orta sahada ayak bağı olmaya başladı... Hayat-memat maçlarından birinde yine Cem Papila vardı. Herşeye rağmen tüm futbolcu ve hocaların saygı duyduğu FIFA kokartlı hakem, olmayan faulü üfledi, Vestel Yılmaz’la golü yakaladı. Skor 2-2 iken Mustafa’ya yapılan penaltıyı çalmadı. Belki Denizli öne geçecekti, skor üstünlüğünü Arda ile evsahibi yakaladı. Samsun maçını da hatırlayınca ve yapılan yatırıma bakınca Vestel 5. büyük olma yolunda ilerliyor... Yeni hocasıyla Rize önünde yeni ve iyi bir başlangıç yapan Malatyaspor Teknik Direktörü Ümit Kayıhan’ın demeci maçtan da mükemmeldi: Ben takıma 3 günde ne verebilirim ki? Ziya hoca fiziki açıdan çok iyi durumda bir takım bırakmış. Sadece moral verdim... Kahramanlığa soyunmaktansa, başarıyı dışarıda kalanlarla dahi paylaşmak, birinci sınıf adam işidir. Tebrikler Ümit hocaya...