Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

29 Mayıs 2017 Pazartesi
Gerets doğru tercih

Galatasaray, büyük hocalarla çalışmaya alışık bir kulüp. Sarı-Kırmızılı yönetimler; Derwall’le başladılar, Mustafa Denizli ve Fatih Terim’i dünya markası yaptılar.

24 Haziran 2005, Cuma Yorum Yaz
A+ A-

Lucescu’yla herşeye rağmen başarı kazandılar. Terim de, Denizli de, Feldkamp da; hem çalışkan, hem disiplinli, hem de karizmatiktiler. Hagi’nin duruşunda ise karizmadan ziyade; hırçınlık, sabırsızlık ve bencillik vardı. Canaydın Yönetimi tercih hatası da yaptı, zamanlama hatası da... Dört şampiyonluk ve bir UEFA Kupası kazanmış Fatih Terim’in ardından getirilen Lucescu’ya, mümtaz medyamız, “Hagi’nin getirdiği hoca... Kariyeri ne! Rumen köylüsü...” gibi objektif(!) değerlendirmeler yapmamış mıydı? Çok güç koşullarda çalışmasına rağmen Süper Kupa’yı kazanarak işe başladı, ardından Galatasaray’a bir ikincilik, bir lig şampiyonluğu kazandırdı. Şampiyonlar Ligi’nde bir kez çeyrek final oynattı, bir diğerinde çeyrek finali tek golle kaçırdı. Gönderildi! Kötü bir zamanlamaydı. Terim getirildi. Şampiyonluk dışındaki her derecenin başarısızlık kabul edilmesi; panik, acelecilik Terim’e de, Galatasaray Yönetimi’ne de iki sene kaybettirdi. Ve Terim de gönderildi. Taraftarın tepkisinden çekinen yönetim; kariyerindeki teknik adamlık deneyimi 15 maçla sınırlı olan Hagi’yi getirdi, tepkileri bitirdi, onu yetiştirdi, ardından, başarının tek kriteri şampiyonluk olduğu için onu da gönderdi. Taraftarın yönetime inancı zayıflamış durumda. Önümüzdeki sezon; ya Galatasaray’ın gelecekteki 10 yılına damga vuracak, taraftarla yönetimi barıştıracak, iktidara gelme hırsıyla yanıp tutuşanları kenarda oturtacak. Ya da Özhan Canaydın kongrenin, Gerets ise -Galatasaray kadar büyük olmasa da- çağdaş bir kulübün, değerlendirmelerin doğru yapıldığı bir ülkenin yolunu tutacak. Gerets’le Türkiye’de ilk röporaj yapma şansını yakalayan gazetecilerden biriyim. Gördüm ki, Gerets’de, Lucescu ve Hagi’de olmayan, taraftar ve medyanın öncelikle aradığı bir özellik var; karizma... Terim kadar güvenli, onun kadar sert, onun kadar duygusal... Duygularını kamufle etmeyi biliyor, sözcükleri özenle seçiyor, net konuşuyor, korkmuyor ve Türkiye’nin ikinciliği affetmeyen bir ülke olduğunun farkında. Hagi gitti, “Gerets mi gelirmiş!” diyorlar ya... “Hagi’den de kötü bir teknik direktör geldi” diyorlar ya... İnanamıyorum. Oynadığı dönem, Avrupa’nın en iyi sağ kanat oyuncusu, 86 kez milli, futbolcu olarak 8 şampiyonluk yaşamış, teknik direktörlüğünde 4 kupa daha kazanmış bir teknik adamı Hagi’yle kıyaslamak, futbola da, mesleğe de, okura da saygısızlık. Maalesef Galatasaray’da da başarıların sadece şampiyonlukla ölçülüyor olması, kendi evlatlarını birer ikişer yeme dönemini getirdi. Dünyada yönetimlerine rağmen başarılı olan teknik adamlar -Terim ve Lucescu örneğinde olduğu gibi- yalnızca Galatasaray’da var. Adam kendine güveniyor. Takıma güveniyor. Her sorun için bir çözüm düşünüyor. Galatasaray Yönetimi’ne, Gerets’i abuk subuk polemikler içine çekmemek, bir sol kanat, bir sağ kanat ve bir de 10 numara transfer etmek düşüyor. “Ben yıldız değilim, futbolun işçisiyim. Futbolcularım oynayacaklar, yıldız olacaklar. Ben kenardayken maçın her anını yaşarım, biri orta yaparsa, Şükür’le kafaya bile çıkarım” diyen bir futbol emekçisinin heyecanının, coşkusunun tüketilmemesi dileğiyle... Eğer ki yönetim Gerets’in isteklerini yerine getirmezse, Gerets onları götürür! Çünkü Gerets, Hagi gibi kurnaz değil, akıllı ve Hagi’den daha deneyimli... Galatasaray Yönetimi’nin, kendi kariyeriyle oynamasına müsade etmeyecek kadar da kişilikli...