Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

09 Aralık 2016 Cuma
Fransa ve İngiltere Federasyon başkanlarına açık mektup

Bu yazı size iletildiğinde ‘Bu da nereden çıktı? diyeceksiniz. Ama artık yeter. İşinizi iyi yapın. Hangi ülkenin futbolunu yönettiğinizin farkında değil misiniz?

10 Ekim 2006, Salı Yorum Yaz
A+ A-

1998’den bu yana hiçbir önemli organizasyona katılamamış İskoçya’yı yenemiyorsanız bu işi bırakmalısınız... Domenech’de ısrar niye! Zaten hoca olsa finalde İtalya’yı güle oynaya yenerdi. Siz oturmuş oradan boş boş bakıyorsunuz. Ya İngiltere’ye ne demeli. Koskoca İngiltere Steve McClaren gibi bir adamın eline verilir mi? 200-300 milyon Euro’luk oyuncularla gariban Makedonya’yı yenemiyorsanız, o adamı orada tutmayacaksınız. İşleri yönetmeyi artık biraz öğrenin. Tamam... Sizin kulüplerinizde hocaları göndermek için 3 sene 4 sene geçmesi gerekir. Ama bu milli takım. Biraz da bize bakın. Süper Lig takımlarımız şimdiden 4 hocayı değiştirdi, 3’ünün kellesi koltukta. Sezon sonuna kadar 15’i değişir. Futbol bu. Top yuvarlak olmaz. Ülke federasyonunun başarısı, futbol ekonomisine yaptığı katkı, adil yönetimle ölçülmez. Milli takımın başarısıyla ölçülür. Üstelik sizler bu başarısızlık için maaş da alıyorsunuz. Sizler için üzülüyoruz. Yetmiyor, kafamızı karıştırıyorsunuz. Makedonya’yı yenemeyen takımın hocası nasıl görevde kalır kardeşim! Bizde kalmaz, kalamaz... Kalırsa da ona ‘hain’ derler. Ya da bir kulübün taraftarı. Buradan bakınca McClaren de dünyanın en önemli futbolcularından David Beckham’ı oynatmıyor, siz kılınızı kıpırdatmıyorsunuz. Kesin gitmesi gerek bu hocanın. Üstelik işi de bilmiyor, adam gibi prim de vermiyorsunuz. Bakın bizim burada, Malta galibiyetine 20, Macaristan zaferine 40 bin dolar prim olduğu konuşuluyor. Sizin milli gelirinizle, sponsorluk geliriniz de bizimkinin 10 katı. Kıyamıyorsunuz paranıza... Versene Makedonya galibiyetine 50 bin dolar, İskoçya galibiyetine 100 bin dolar. İşi bi öğrenseniz, ilerleyeceksiniz. Belki Avrupa Şampiyonu bile olacaksınız ama siz bu kafayla giderseniz, bizim şampiyon olacağımız kupada bizi yalnız bırakacaksınız. Bitmişsiniz siz bitmiş. Gümbür gümbür Türkiye geliyor, haberiniz olsun! O koltuğu dolduramıyorsanız, bir hocayı görevden alamıyorsanız hemen bırakmalısınız. Beckham gibi adam nasıl kadroya alınmaz. Senelerce milli takımı sırtında taşıyan, muz ortalar yapmış Beckham... Günah değil mi çocuğa. Zaten Madrid’de de üstüne oyunlar oynanıyor. Sahip çıksanıza. Hem bu hoca kim oluyor, kariyeri ne... Beckham gibi adamı oynatmayacaksın ha! Siz de saygı göstereceksiniz. Siz çağırıp toplantı da yapmazsınız, “Bak McClaren bence Beckham kararını gözden geçir. O ülkenin gelmiş-geçmiş en büyük futbolcularından biri. Seni yer. Kadronda olsun” diyemezsiniz. Yol göstermiyorsunuz çünkü işi bilmiyorsunuz. Yok yok... Siz hiçbir şey yapmayın hemen istifa edin. Ya da beni dinleyin. Fransa için zaten söyleyecek sözüm yok. Domenech takımı finale taşıdı ama nasıl taşıdı! Tamamen şansa, doğru dürüst bir takım mı eledi! Sen finali kazanamıyorsan orada ne işin var kardeşim. Neyseeeee... Benden bu kadar. Gerisi sizin bileceğiniz iş. Kulüpler Birliği işte şimdi birlik Kulüpler Birliği’ni oldum olası eleştirdim. Düzeni değiştirmeyen kulüp çıkarlarını gözetirken, futbolun çıkarlarını gözetmeyen, futbolun menfaatlerini korumayan, sürekli şikayet eden, hiç olmayan bir birlik, birlik anlamı taşımıyordu. Önceki gece Serhat Ulueren’in Telegol’ünde 4 Süper Lig Kulübü’nün başkanı, Kulüpler Birliği’nin birlik olma yolunda adım attığının sinyalini verdi. İddaa’dan aldıkları payın yükselmemesi halinde sahaya çıkmayabileceklerini dahi söylediler. Çıkış noktasında haklılar. Gerçekten yüzde 8’le bu üründen hak ettikleri karşılığı alamıyorlar. Yarın büyük ihtimalle Özhan Canaydın başkanlığında toplanacaklar. Bakalım hangi taleple spor bakanının karşısına çıkacaklar. Haklı bir taleple hazırlanacak radikal bir eylem planıyla tamamlanacak çıkış mutlaka karşılığını bulacaktır. Enteresan şeyler göreceğiz. Kulüpler Birliği’nin fire verip-vermeyeceğini ikinci ve üçüncü lig kulüplerinin haklarının aynı özenle korunup-korunmayacağını, birlik toplantılarına katılmayan Fenerbahçe dışında devletle ilişki içinde olan Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor’un nasıl tavır takınacağını merakla bekliyoruz. Biz de fikir jimnastiği yapalım... Fenerbahçe birlik üyesi değil. Diyelim ki, Kulüpler Birliği üyeleri maçlara çıkmama kararı aldı. Fenerbahçe buna uymak zorunda değil. Sahaya çıkarsa ne olacak. Grev kırıcı mı sayılacak yoksa hükmen galibiyetle puan kazandığı için suçlanacak mı... Birliğin, birlik olması için Fenerbahçe’yi muhakkak ve muhakkak yanına alması şart.