Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

03 Aralık 2016 Cumartesi
Fener’e 150 dönüm arsa verilirse

Galatasaray’ın yaklaşık 40 yıl daha kiracısı olduğu Ali Sami Yen’ini terk ederek ve 30 yıllık üst kullanım hakkını aldığı Seyrantepe’deki haklarından vazgeçerek, bir devlet kuruluşu tarafından yapılacak stadyuma kavuşacak olması spora “kulüp rekabeti” temelinden bakmayan gerçek sporseverleri de rahatsız etti.

26 Ekim 2006, Perşembe Yorum Yaz
A+ A-

Fener’e 150 dönüm arsa verilirse Galatasaray’ın yaklaşık 40 yıl daha kiracısı olduğu Ali Sami Yen’ini terk ederek ve 30 yıllık üst kullanım hakkını aldığı Seyrantepe’deki haklarından vazgeçerek, bir devlet kuruluşu tarafından yapılacak stadyuma kavuşacak olması spora “kulüp rekabeti” temelinden bakmayan gerçek sporseverleri de rahatsız etti. Adalet mülkün temelidir... Galatasaray’ın devletten kiraladığı iki yerdeki üst kullanım haklarından vazgeçerek, bir kuruş para ödemeden sıfır bir stat alması adil değildir... 200 profesyonel kulübün olduğu (sözüm ona) bir düzende, egemen 4 kulüpten birine yapılan bu “tahsisat” buram buram adaletsizlik ve politika koksa da, görünen o ki geri adım atılmayacak... Arkalarındaki kalabalık kitlelerle siyasetçileri seçim arifesinde “haksızlığı ortadan kaldırmaya davet etmek”, aslında halka ait olan arazilerden “biraz da bana ver” demekten başka bir şey değildir! Fenerbahçe İkinci Başkanı Nihat Özdemir kendileri açısından haklı bir açıklamayla, “Devlet Galatasaray’a stadı yaparsa biz de stadımız için harcadığımız 85 milyon doları isteyeceğiz” demişti... Şimdi pek ses çıkmıyor. Öğrendiğimiz kadarıyla Fenerbahçe, Milli Emlak’tan Riva’da yaklaşık 150 dönüm arsa alacakmış... Galatasaray’ın devlet eliyle stadyuma sahip olması ne kadar yanlışsa, o kadar yanlış! Beşiktaş da Maslak taraflarında geniş bir alana talip! Emin olun alırlar... Diğerleri kendi dertlerine yansınlar. Filler tepişir, çimenler ezilir... Belediye kaynaklarının futbola aktarılmasının yasak olması gerektiğine inanan ve profesyonel futbola kaynak aktaran belediyeleri durmadan eleştiren biri olarak, Anadolu kulüplerinin olan bitene boş boş bakmasını da anlayabilmiş değilim... Herkes bir yerleri paylaşıyor, devlet büyüklerin yardımına gözü kapalı koşuyor, Anadolu kulüpleri ve hatta İstanbul’daki diğerleri yalnızca bakıyor... Kulüpler Birliği yalnızca forma satacakları dükkan açmanın peşinde koşuyor! Diyorlar ki, “İddaa’daki payımız artmazsa ligi boykot edebiliriz”. Ama, “haksız rekabeti körükleyip, bizi figüran durumuna düşürecek bu uygulamanın karşısındayız” demiyorlar... “Vermeyin” demiyorlar... Televizyonda 2 demeç, protokol tribününde baş köşe onlara yetiyor. Bu politikaları ya da bilmedikleri spor yöneticiliği yüzünden “şampiyonluğun” hayal dahi edilemeyeceği günlere gidildiğini görmüyorlar... Görseler de “iz bırakacak” bir duruş sergilemiyorlar. Öyle duruyorlar... Korkarım, futbolumuz bu devrimi yapmadığı takdirde gelecekte de 4 büyüklerin ligi olarak anılmaya devam edecek. Büyükleri yenen değil, berabere kalanlar takla atarak sevinecek... Futbolumuzdaki problem Fenerbahçeliler’in düşündüğü gibi Haluk Ulusoy değil, Beşiktaşlılar’ın düşündüğü gibi Tigana ya da kadro yapısı değil, “Öncelikle 4 büyükleri besleyen adil olmayan gelir paylaşımı ile sahip oldukları büyük bütçeleri beceriksizce batıran büyüklerin, siyasetçiler eliyle kurtarılma geleneğidir... Bir duruş bekliyoruz, ümitsizce ama bekliyoruz... (Bu arada Fenerbahçeliler’in olası bir “tahsis” sonrası nasıl bir tavır takınacağını da gözleyeceğiz. Amaç Galatasaray’la eşit rekabet mi, “herkes için adalet mi” çözeceğiz,) Cem Deda’nın babası mı, çilesi mi ir insanı babasıyla yargılamak ne kötü, ne adaletsiz. Üstelik sanırsınız Sadık Deda seri katil! Sadık Deda’nın seveni de var, sevmeyeni de... Beğeneni de var, beğenmeyeni de... Neticede Sadık Deda da, yöneticiler gibi (!), teknik adamlar gibi Türk futbolunun ürünü! Onun hakkında konuşanlar olduğu gibi, konuşanlar hakkında da anlatılabilecek çok öykü var! Cem Deda’yı eleştiren, ona kızanların lafa Sadık Deda ile başlaması kötü, acımasız, hatta çirkin! Genç Deda, Avrupa’da Süper Ligler’de görev yapan en genç hakem. Ona ben de çok kızmış, saçma sapan kararlar verdiği Fenerbahçe-Gençlerbirliği maçının ikinci yarısını seyretmemiştim dahi. O denli taraflı gözükmüştü... Uzun süre maç alamadı. Bu sezon yeniden başladı. Önce Trabzon’da başkan Nuri Albayrak nasıl doldurulduysa Sadık Deda’nın da ismini geçirerek suçladı, bu hafta Raşit hoca, babasının kendisinden “daha” şerefli olduğunu söylemiş. Olmamış... Sadece kendisini eleştirmek daha iyi, daha adil... Sporu yönetenlerin, futbolcuları yönetenlerin taraftardan daha zarif olması lazım... 25 yaşında öğütülmüş bir “çocuğun” ayağa kalkması güç olur. Ve istisnalar dışında her baba, çocuklarının kahramanıdır!