Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

23 Haziran 2017 Cuma
Fener farkı

Kadro kalitesiyle taban tabana zıt bir futbol sergileyen, yine de sürekli kazanan Fenerbahçe, takipçilerinin güçsüz rakiplerine diş geçirememesi sayesinde yalnız kaldı

05 Nisan 2005, Salı Yorum Yaz
A+ A-

Daha 3 büyük rakibiyle oynayacaklar diye düşünenler, özellikle Galatasaray’ın umudunun Kaf Dağının ardında kaldığını kabul etmeliler. Fenerbahçe yine iyi futbol oynamadı. İyilikten kasıt, tempo, pres ve pozisyon zenginliği. Bu dediklerimizin hiçbiri yoktu ama kadro zenginliğinin ve bireysel ustalıkların izleri... Hafızalarda, Ümit Özat’ın 45+1’de, Alex’in 90+2’de attığı harika goller, Rüştü’nün 2 muhşem kurtarışı kaldı... Öyle kaliteli bir kadro ki; geçen sene 54 gol atan Tuncay, Nobre, Van Hooijdonk kulübede, geçen yılki şampiyonluğun mimarlarından Luciano yok, kaleci Volkan yok, yeni transferler Murat Hacıoğlu, Serkan yok, Ümit milli takımdaki yıldızlar Semih ve Mahmut Hanefi yok... Öyle bir kadro ki; doğru teknik adamın elinde Avrupa’da kupa, özellikle UEFA iş değil... Tempo futbolunu seven iki teknik direktör ve bu kadrodan çıkacak iki takım ligi 1. ve 2. bitirebilirdi... Galatasaray rakibinin anlamsız kayıplarla kendini ortak ettiği şampiyonluk yarışındaki iddiasını, Ersun Yanal’ı bitirme noktasına getiren Hakan Şükür’ün inanılmaz fırsatları değerlendirememesi sonucu yüzde 40’lardan yüzde 5’lere indirdi... Hoş Galatasaray Fenerbahçe’den daha keyifli bir futbol oynuyor, ancak onlardan daha kolay yiyip, daha zor atıyor. Kayserispor elindeki kadroya bakılınca Galatasaray önünde Hikmet Karaman’ın tercihleriyle destan yazıyor... Gökhan sezonun ilk yarısında Fenerbahçe’ye karşı durum 0-0’ken Galatasaray maçında attıklarından çok daha kolayını kaçırmış, sonra da özür dilemişti. Konuşarak değil, oynayarak özür en güzeli. Özellikle son dakikadaki kafa golü onun Kayseri’de hiç unutulmamasını sağlayacak... Trabzonspor, Hakan Sivriselvi’nin sezon sonuna kadar dinlenmesini sağlayacak hatası sonucu 82 dakika 11’e 10 oynama avantajını kullanamadı. Üstelik atılan oyuncu herhangi biri değil, rakibin defanstaki en önemli ikinci adamıydı. Şenol’un hatalı ihracı kadar önemli hataları Trabzonspor adına baraj acemisi Trabzonlular ve Petkoviç tekrarladı. 10 kişi ile 2-0’ı yakalayan Ankara ekibi eğer Tita’nın topu direkten dönmeseydi, belki de mağlup olacaktı... Hatta, Sivriselvi Trabzon’un ilk golünde Mehmet Yılmaz’ın önündeki defans oyuncusunu çuval gibi savurmasını görseydi, galip gelecekti. Ligin en çok para kazanan kalecilerinden Jevric performansıyla bunun nedenini de açıkladı... Şimdi Galatasaray’la oynayacaklar, kazanırlarsa Şampiyonlar Ligi için umutlanacaklar. Kaybederlerse havlu atıp, “Fatih ve Gökdeniz” gidiyor dedikodularıyla sezonu tamamlayacaklar. Beşiktaş, MHK’nın cesur kararıyla (!) 1 yıl sonra atadığı Cem Papila’nın yönettiği maçta Diyarbakırspor’u aşamadı. Beşiktaş’tan kiralanan Sinan, Yasin ve Eser anlaşma gereği tribünden, Çalımbay’ın önümüzdeki sene kullanmayacağı 8 kişi yeşil çimlerin üzerinden izledi karşılaşmayı... Fenerbahçe’ye bakınca işleri önümüzdeki sene de çok zor. Alt sıralardaki en önemli maç Ankara’daydı... Futbolseverlerin gözdesi Sakaryaspor 3-0 kolay yakaladı, başkent ekibi Cenk’le umutlandı, aşırı motivasyon, öfke, acele 2 kırmızı kart ve Yılmaz Vural’ın tarihi ayıbıyla sonuçlandı... Adem’i ve Effa’yı tartaklayan Vural sahadan Cüneyt Çakır tarafından atılmalı, başkanı ve spor yorumcuları tarafından da korunmamalıydı! İstanbulspor kazandı ancak forvetsiz kadroları yakın gelecek için ümit vermiyor, fikstürü güzel Kayserispor’un başarılı olması halinde çanlar Ankaragücü ve Samsunspor için çalıyor...