Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

08 Aralık 2016 Perşembe
Celal Doğan yanıltmış

Sükut ikrardan gelir derler ve yazdığımız yazılara genelde muhataplarından cevap gelmez.

19 Ekim 2006, Perşembe Yorum Yaz
A+ A-

2000-2001 sezonunda Fenerbahçe karşısında şampiyonluğu kaybeden Gaziantepspor’un başkanı Celal Doğan’ın şampiyonluğu kaybediş nedeni olarak Murat Ilgaz’ın taraflı maç yönettiğine dair iddialarına bu sütunlarda yer vermiştim. Doğan, SKY Türk televizyonunda Berfu Haşıoğlu’na konuk olduğumuz programda Fenerbahçe’nin 3-0 gerideyken 4-3 kazandığı maça ilişkin, “Hakem ikinci yarıda 29 düdük çaldı. 27’si Fenerbahçe lehine” demişti. Maçın hakemi Murat Ilgaz zarif bir maille Celal Doğan’ın verdiği bilgilerin yanlış olduğunu belirtirken, maçın ikinci yarı CD’sini de gönderdi. İzledim. Murat Ilgaz Fenerbahçe’nin 4 gol atarak maçı çevirdiği ikinci devresinde Fenerbahçe lehine 7 tane faule hükmederken, Gaziantep lehine de 7 düdük çalmış. Fenerbahçe’nin 6 atağını ofsaytla keserken Fenerbahçe’nin 4 atağı da aynı nedenden durdurulmuş. Celal başkanın verdiği istatistiki bilgi gerçekleri yansıtmıyor. Maçı hakem gözlemcisi gibi seyrettim. Hakemlerin çaldığı değil, çalmadığı düdükler maç üzerinde etkilidir. Ilgaz, Fatih’e yapılan 3, toplam 5 faule düdük çalmazken, Fenerbahçe aleyhine de 3 karar vermiş. Maçın kırılma anları skor 3-0’ken Fatih’in Rüştü’yle karşı karşıya kalıp, kaçırdığı pozisyon. Skor 3-3’ken Mustafa Şahintürk’ün Rüştü’ye topu teslim ettiği bir başka pozisyon... Bana göre Murat Ilgaz’ın iki tarafa yaptığı 8 hata, ilk golde Revivo’ya kafasıyla asist yapan Antepli futbolcunun hatasından, Rapajç’in attığı ikinci golde topu ıskalayan Erhan Albayrak’ın yaptığı hatadan da daha önemsiz. Maçı bu gözle seyredersek Celal Doğan’ın görüşüne katılmak güç. Murat Ilgaz’a bu maçla ilgili cevap hakkını doğal olarak kullandırdım. Ama sorular bitmiyor. Bu sorunun muhattabı ise dönemin MHK Başkanı Bülent Yavuz... Ilgaz, son 6 haftada Fenerbahçe’nin deplasmanda 4-0 kazandığı Adanaspor, 3-0’dan 4-3 kazandığı Gaziantepspor ve şampiyonun belirlendiği Samsunspor maçlarında görev yapmış. Bir hakemin, şampiyonluk yarışındaki bir takımın son altı haftadaki üç maçına gitmesi normal midir? Formla mı, uğurla mı yoksa ilişkilerle mi ilgilidir? Geçmiş dönemin hesabını kapatmadan, futbolu kirleten insanlardan kurtulmadan, gelecek için fazla ümitli olamayacağız. Bu sorular sorulacak ve doğru cevaplar eninde sonunda mutlaka alınacak... Akbin gitti, kavga bitti mi? Geçen hafta bir menacerin taraftarlarından kendi tesislerinde dayak yediği gerekçesiyle istifa ettiği haberi kimi gazetede yer aldı, kimisinde almadı bile... Ankaragücü’nde 4 sezon forma giymiş, Ankara’da yılın futbolcusu seçilmiş, Hasan Şaş’la birlikte Ankaragücü’nden İstanbul’a transfer olmuş 2 futbolcudan birisi Ayhan Akbin... Nefretin sebebi eski. 1979 yılında Kayserispor’la Ankaragücü 1.Lig’e çıkma maçı oynuyor. Maçın başlarında kafası yarılan Ayhan, kanama durdurulamadığı ve bir tekme sonucu adelesinden sakatlandığı için ikinci yarıda oyundan çıkmak zorunda kalıyor. Kayserispor 1-0 kazanıyor, o zamanki teknik direktör rahmetli Kadri Aytaç, iddiaya göre Ayhan ve 1-2 futbolcuyu şike yapmakla suçluyor. Ankaragücü taraftarı bunu unutmuyor. Bu sezon Cemal Aydın’ın menacer olarak görevlendirdiği Akbin’e taraftarlar kötü davranıyor. Aynı taraftar Ankaragücü yönetimini de durmadan protesto ediyor. Hikmet Karaman göreve geliyor, bir perşembe akşamı taraftarlarla toplantı yapıyor, “Ben görevi kabul ettiysem, takımın 12. oyuncusu olarak sizlere güvenimden kabul ettim. Ocak’ta seçim var. Ocak’a kadar futbolculara sınırsız destek lütfen” diyor. Ertesi gün, 100’ün üzerinde taraftar antrenmana geliyor. Hikmet Karaman’la oyuncular antrenman yaparken Akbin, taraftarlara kendini anlatmaya çalışıyor. Taraftarın 2 tanesi kerhen el sıkışırken, bir üçüncüsü tokalaşmaya değmezsin ama ne yapalım diyor tokalaşıyor. ‘Ben ne yaptım’ diyen Akbin’e, ‘Daha ne yapacaksın. Kabahatini bilmiyor musun? Sevmiyoruz seni. Gideceksin’ diyor. Son derece kötü davranılan menacer, ‘Beni sen mi göndereceksin’ deyince, ‘Tabii ben göndereceğim’ yanıtını alıyor. Aynı anda arkadan önden tekme tokat dayak yiyor. Güvenlikçi onu sahaya kaçırırken Hikmet Karaman antrenmanı durdurmuyor. Oyunculardan bir tanesi kafasını çevirip bakmıyor. Hatta milli futbolculardan birisi ertesi günü, “Abi kabahat sende. Niye onlarla muhabbet ediyorsun ki” diyor, ama Ankaragücü’nün hiçbir yetkilisi kendi tesisinde dayak yiyen profesyoneli için parmağını kıpırdatmıyor. Ayhan Akbin pılını pırtını toplayıp İstanbul’a dönüyor. Kimsenin içi yanmıyor... 2006’da Türk futbolunda 1914’te kurulmuş kulüpte bunlar yaşanıyor. Ocak’ta genel kurul var. Taraftarının, tesiste menacerini dövdüğü bir kulüpte Cemal Aydın’ın gitme zamanı gelmiştir. Profesyonelleri taraftara teslim eden bir kulüpte yönetim yok demektir. Yazık...