ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

Bravo Daum!

22.11.2005

Daum söylediği gibi Yanal’ın takımını satranç hamlesiyle yendi. Ancak taraftar kahır çekmeye değil, Fenerbahçe’nin kendilerinden 10 kat küçük bütçeli rakipleri karşısında gösterisini izlemeye geliyor

Fenerbahçe Vestel Manisaspor’u Daum’un kulübeye mahkum ettiği Semih’in çok şık kafa golüyle geçip, tarihinin en güzel serisini yakalamayı başardı. Futbolcuların angarya olarak baktığını düşünmeye başladığımız lig maçlarında, 11 rakibi üstüste vasat bir futbolla yenmek ligin kalitesinin yüksek olduğunu söyleyenlere cevaptır! Neyse... Bir de Daum maçı getiren taktik değişikliği, satrançtaki “rok” hamlesine bağlamaz mı! İşte bu adamı çileden çıkartıyor... Serkan’ı kulübeye alıp Ümit sağa, Semih santrafora, Deniz sola geçince Vestel’i yendiler ya gururla anlatıyor. Taraftar ve “çok eleştirdiği” medya Daum’dan kendisine karşı ancak antrenman verebilecek kalitedeki kadroları, dahice taktik değişikliklerle değil, maçın başında ortaya koyacağı üstün performansla sürklase etmesini bekliyor. Futbolsuzluğun baş sorumlusu elbet Daum ama futbolcuların da her maçın her dakikasını ciddi oynama zorunluluğunu unutmaması lazım... Galatasaray 4 maçta 8 puan toplayarak ciddi bir çıkış yapan Rizespor’u, maçın başında bulduğu gollerle rahat geçip puan farkının açılmasını engelledi. Mustafa Çulcu skor 2-0’ken Altan’ın Serkan’a yaptığı penaltıyı atlamasaydı, maç nasıl biterdi, kestirmek güç ama iyi bir Ergün’le desteklenmiş orta sahanın daha etkili olduğunu söyleyebiliriz. Böyle olunca hücum hücuma, takım savunması savunmaya benzedi. Öte yandan yine Çulcu özellikle Fahri’nin maçın son 20 dakikasındaki olağanüstü çabasını görmezden gelerek hata etti. Fahri’nin derbi öncesi rakip futbolculara dönük provokasyonu aklıma kötü şeyler getirdi. Günahı boynuna... Diğer iki büyüğün hali içler acısı... Trabzonspor, seyirci dezavantajından uzak Diyarbakırspor’a güle oynaya 3-0 mağlup oldu. Yakaladığı pozisyon sayısı 2! Yönetim, Genel Kurul kararı aldı. Keza Beşiktaş da evinde ağırladığı Gaziantepspor’a 3,5 sezon önce yolladığı Erman’ın kariyerindeki 3. golüyle yenildi. “Başkanın bırakmayı düşünüyorum” diye başladığı hafta, Tigana’nın, “Sorun bir tane değil ki. Başkanla konuşacağım” demesiyle bitti. Halilhodziç ve Tigana’dan mucize beklemeyelim, yönetimlerin çağdaş, akılcı hamlelerini bekleyelim. Sizce umutlu olmamız için çok sebep var mı? Mesut Bakkal, Ziya Doğan’dan devraldığı güzel sermayeyi servete çevirmeye, Gençlerbirliği rakipleri birer birer devirmeye devam ediyor. Mehmet Çakır’ın olağanüstü gelişimini, Baki’nin Türk futboluna tekrar armağan edilmesi izliyor. Dileriz ki, futbol uleması 2 takımın, 3 büyüklerde oynamadıkları için ismini bile bilmedikleri hocalarının performansını da görürler! Konyaspor, futbol kalitesiyle alkış alan 3 takımdan biri olmayı da başardı. Maçtaki pozisyon ve tempo zenginliğini, maç sonu buram buram Fair Play kokan demeçler takip edince, işte o zaman gururlandık. Murat Hacıoğlu’nun kullandığı ve Zafer’e ‘oyna’ dediği kornerde biz de hakem gibi geç uyandık. 2. ligden yeni çıkan iki takımdan Kayseri’nin Malatya’yı iki golle geçmesi, Lorant’lı Sivas’ın Ankara’dan da puanla dönmesi, alkışlayacağımız, ancak lig kalitemizi göstermesi açısından gözden kaçırmayacağımız verilerdi! Bir de soru geldi aklımıza: Beşiktaş ve Trabzonspor, Kayserispor’un puanına sahip olsaydı genel kurula giderler miydi?