Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

08 Aralık 2016 Perşembe
Bettoni’nin Ferhat’ı

Geçtiğimiz hafta Tigana ile yaptığımız sohbette, kendisinin “Genç oyuncu keşfetmekte dünyanın tartışılmaz 1 numarası” dediği Bettoni’nin, Gençlerbirliği’nden bir oyuncu önerdiğini öğrenip, yazmıştım.

12 Ekim 2006, Perşembe Yorum Yaz
A+ A-

Bettoni’nin Ferhat’ı Geçtiğimiz hafta Tigana ile yaptığımız sohbette, kendisinin “Genç oyuncu keşfetmekte dünyanın tartışılmaz 1 numarası” dediği Bettoni’nin, Gençlerbirliği’nden bir oyuncu önerdiğini öğrenip, yazmıştım.. Tigana’nın, “Bettoni ‘hemen alın’ dedi. Yönetim iyi de para verdi ama alamadık” dediği futbolcunun Ferhat olduğunu öğrendim. Önceki gece A takımda yaptığı antrenmanda seyrettim. Solda oynuyor, çok çabuk, güçlü, tekme atılıyor ama kafasını çevirip bakmıyor bile. Babası Almanya’da, annesi ve kardeşi Konya’da yaşıyor. 2 sene evvel 30 bin YTL bonservis ile Gençlerbirliği’ne gelmiş. Ferhat Kiraz, 18 kez A Genç, 10 kez de B Genç Milli Takım’da oynamış... Tesislerde kalıyor... Futbolla, futbol için... Beşiktaş’ın teklifinden gururlanmış. Ama İlhan Cavcav, kendisine önerilen 500 bin dolara rağmen onu bırakmamış. Oynamayı bekliyor. Biz de bekliyoruz. Kendisini izleyen teknik direktörler, onun için “Futbolcu” diyor. Bakalım, Trezeguet, Vieira, Zidane, Henry gibi futbolcuları bulan Bettoni yanılır mı? Yoksa Türk futbolunun ürettiği değerlerden birisi Ferhat mı olacak? Bence Bettoni yanılmamış. Ama antrenörlerin valizi elinde yaşadığı, 3 maç kaybedince postalandığı bir ülkede ‘Ferhat’ların öğütülmesi o kadar sıradan bir iş ki... Ferhat, hedefini büyük koymuş, “Önce burada oynayacağım, sonra Avrupa’da. Hep çalışacağım” diyor. Ama sabırsızlanıyor. Ankaraspor’un bebekleri Melih Gökçek, “2 sene sonra şampiyon olacağım. Ankaraspor’a final oynatacağım” deyip, oluk oluk para saçmıştı. Büyükler istedi, alamadı, Ankaraspor istediğini aldı. Mehmet Şen ve Aykut Kocaman ile vizyon da değişiyor, Ankaraspor’un geleceği de... Dün de Ankaraspor’un Fenerbahçe maçına hazırlanmak için kendi PAF takımı ile oynadığı karşılaşmadaydım. İki 45’te de farklı kadrolarla oynadı Aykut hoca. İlk devrede farklı bir 10, ikinci devrede farklı bir on. Süper Lig’deki ilk maçını Hakan’a karşı oynayan Ediz, ilk devrede Batak’ın yanında oynadı. 19 yaşında... İlk devreden sıkıldım. Birincisi dengeli, ayağa oynayan, pozisyon vermeyen ama üçüncü bölgeye hiç gitmeyen bir Ankaraspor. İkinci yarı ise takım değişti... Ağabeylerden Devran, Kürşat, Petrous ve Mustafa Yalçınkaya ile gençler sahadaydı; Özer, Murat ve Anıl... Özer’i Galatasaray sınavı ile başlayan periyotta birkaç maç seyrettik. Çok teknik, çabuk, devamlılığı var, adam eksiltiyor, dikine oynuyor. Keçiörengücü’nden transfer edilmiş. Murat’ın altyapısı Almanya’dan. Mehmet Şen, onu bonservis ödemeden Karşıyaka’dan almış. Hangi pozisyonda oynadığını çözemedim. Santrforda görev yapıyor, sırtı dönük top alabiliyor. Yüzünü kolayca kaleye dönüyor. Çerçeveyi buluyor. Sağda da oynuyormuş, solda da. 18 yaşında... Ama bir Anıl var ki, Göztepe’den yetişmiş, abarttığımı sanacaksınız. Koşu stili kötü. Yavaş gibi gözüküyor. Ama topla buluştuğunda inanılmaz işler yapıyor. Çabuk oynuyor. Sahanın her yerini görüyor. Ve top gelmeden ne yapacağına karar vermiş oluyor. Olağanüstü bir pasör. 20 metreden, 30 metreden defansı çaresiz bırakan müthiş paslar atıyor. Biraz daha güçlenir ve defansa yardım etmeyi birazcık öğrenirse, adını herkese ezberletir. Hagi gibi... 23 kişilik derin ve zengin bir kadroda, 11’de başlaması zaman alacaktır. Ancak hocaların yukarıda da belirttiğim gibi, 3 haftada gönderildiği bir ülkede ‘Anıl’larla oynamak da yürek ister! Vizyonu olan, sabrı olan yönetici ister! Eğer ki, bu çocuklar maç eksiği çekiyorsa, kendilerini oynatacak bir organizasyon yapan federasyon ister! Sanıyorum, bu dörtlü şanslı dörtlü... Çünkü doğru zamanda doğru yerdeler. Beklemeyi öğrenmeli, çalışmaktan hiç vazgeçmemeliler.Ben, bu ikinci takımı çok sevdim.