ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

Ayıp olmadı mı?

12.10.2008

Skibbe tutunamadı. Uyumu mu zaman aldı, sakatlıklar mı elini kolunu bağladı, kangren haline gelen gruplaşmaları mı aşamadı, yoksa bu denli kaliteli bir kadroyu birinci sınıf bir takım haline getirecek kalitesi mi yok bilemiyoruz.

Skibbe tutunamadı. Uyumu mu zaman aldı, sakatlıklar mı elini kolunu bağladı, kangren haline gelen gruplaşmaları mı aşamadı, yoksa bu denli kaliteli bir kadroyu birinci sınıf bir takım haline getirecek kalitesi mi yok bilemiyoruz. Belki bu soruların hepsinin cevabı evet...
Bu aşamada çok da önemli değil...
Önemli olan Galatasaray’da 2000’li yılların başından beri süren kabalık sürecinin devamı...
Skibbe’nin istifasını istiyor, bekliyorlar.  3 kuruş tazminat için Skibbe’ye haber vermeden, Skibbe’nin kolunu bacağını kırıp ayrılmaya zorluyorlar.
Skibbe’yi onlar keşfettiler, buldular getirdiler. Adnan Polat da, Haldun Üstünel de, Adnan Sezgin de kefil oldular. Pek çok yorumcu  Skibbe’nin bu kadroyu yönetmekte yetersiz kaldığını yazdı ama gönderilmek istenen Skibbe bu kadarını hak etmedi...
Önce Fatih Terim denemesini gördük, sonra Rijkaard’ı duyduk. Belli ki taraftar üzerinde olumlu etki yapacak, karışamayacakları bir teknik adam almaya çalışacaklar.
Nasıl olsa Cevat Güler hoca da var.
Ama vicdanlar nerede kaldı... Ya Galatasaray’ın değerleri? Zerafet?
Galatasaray’ın yöneticileri teknik adam ya da futbolcu transfer ederken hata yapabilir ama gönderirken bu denli kabalaşabilir mi? Bir yönetim yetkisini bu denli hoyratça kullanabilir mi? Hocanın iki yardımcısını hocaya dahi haber vermeden işten çıkarabilir mi? Ne hakla?
Ümit Davala’yı kovmuşlar. Galatasaray tarihinin altın sayfalarının açılış golünü atan, Milan’ı Avrupa kupalarının dışında bırakıp, UEFA serüvenini başlatan golün sahibini... Önyargılarım vardı hakkında ‘Terim’in evladı’ diye ama milli takımda çalıştığı dönemde hiç aklınıza gelmeyecek, Terim’in tüm ekibine muhalif bir antrenör, ‘O 3-4 dil biliyor. Kurs ve antrenman kaçırmıyor. Çalışıyor. O, Terim’in adamı değil, Ümit Davala’ demişti. Onu da kovdular. Bir yandan da Terim’i getirmeye çalışıyorlar. Bir bildikleri vardır tabii ama anlamak zor!
Skibbe’nin kendi seçtiği antrenörü gönderiyorlar. Skibbe’nin haberi yok. Skibbe’ye ekibin diğer kısmının bakışını yerle bir ediyorlar. Ayıp değil mi?
Beşiktaş bu denli eleştirilirken, Galatasaray kabalık yarışında ipi göğüsleyecek hamleyi nasıl yaptı, anlamak mümkün değil... Anlamak mümkün de, yazmak imkansız, cezası var.
Skibbe’yi gönderecekseniz, çağırırsınız, ‘Hocam olmadı yollarımızı ayıralım’ dersiniz. Karşılıklı anlaşır, belki de ciddi bir tazminat ödersiniz. Ama siz doğmadan kurulan, sonralarda da kalacak bir kulübü küçük düşürmezsiniz. Fenerbahçeli, Galatasaraylı, Beşiktaşlı olmanız fark etmez, hepiniz örneksiniz. Bu şekilde yine kötü örnek...
Skibbe olsam istifa etmem. Etmem ki diğer kulüpler Galatasaray kurnazlığıyla tazminat için teknik direktörlerin yardımcılarını kovarak istifaya zorlamasın...
Mesele paraysa da, paradan önemli değer yok mu?
Skibbe başarısız. Skibbe’yi getirenler ve bu biçimde göndermeye çalışanlar ne denli başarılı, ayrı bir tartışma konusu.

 

0 YORUM