Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

09 Aralık 2016 Cuma
“Uslu söyledi Yıldırım da duydu”

Maçtan sonra yaptığı açıklamalarla Fenerbahçe Kulübü’nün hedefi haline gelen Cemal Aydın’la maçta olanlara dair konuştum.

13 Aralık 2006, Çarşamba Yorum Yaz
A+ A-

Aydın, protokol tribünlerindeki duruş, oturuş ve stadyum yönetimine dair enteresan açıklamalar yaptı. Muhtemelen Fenerbahçe kanadı olay açısından farklı, kendileri açısından haklı açıklamalar yapacaktır. İşimiz tarihe tanıklık: Maçtan önce bir sıkıntımız, husumet yok. Öpüşerek stada girdik. Maçın tansiyonu ve Fenerbahçe’deki her şey kazanmaya bağlı. Futbolun içindeki kararların aleyhte olması onları çok rahatsız ediyor. Şekip Mosturoğlu gibi mevzuatı çok iyi bilen bir arkadaş dahi yanlış yorumlar yaptı. Protokol bize ait değil. Biz önce 25, sonra ricayla 10 bilet daha aldık ve parasıyla. Yani oradakilerin hiç birinin kim olduğunu bilme şansımız yok. Fenerbahçe de ne kadar aldı bilemiyorum. Bizim düzenleme yetkimiz ortada. Dikkatinizi de çekmiştir. Maçın 20. dakikasında itfaiye ve ambulansın olduğu yerden binlerce insan girdi içeriye. Stadyumdaki seyirci sayısı 49 bin alıyormuş. 10 bini Ankaragücü’ne ayırdık. 1380 Ankaragücülü varmış. 39 bin kişinin varolduğu meydanda, satılan bilet sayısı 27 bin!.. Maç başladı. Bir yanımda Aziz Yıldırım, diğer yanımda Güney Deniz Saha Komutanımız oturuyor. 1-2 pozisyonda bağırıyorlar arkadan, “Satılmışlar, satılmış hakemler, başkan hakemleri bunlar satın almışlar, Ulusoy”un adamları” diye. Mahmut’un (Uslu) sesine benzettim. Elimi ağzıma götürüp sakin ol işareti yaptım. Cevap verdi, “Dön ulan önüne!” Millete küfrü nasıl anlatmam lazım. Aziz beye söyledim, bu iş çok sıkıntılı.. Aziz bey de duymuş olacak ki, “Başkan bunları sen üzerine alma, sana söylemiyorlar” cevabı verdi. “Başkan bana söylemiyorlarsa da burası şeref tribünü hepten ayıp” dedim. Aziz bey maçın sonuna doğru “Yahu gel” dedi. Bu kavga ile ilgili bir şey yok. Benim aldığım bilgi “Ceyhun vurduğunda arkadaşlar kalkınca, birileri ayıptır söylemesi el hareketi yaparak “aha gol” demiş. Üniversiteli bir arkadaş, “Çok ağır konuşuyorsunuz” diye uyarmış. Apo dayı (Abdullah Aktuğ) “Susun” diye ileri giderken koruma üstten alta atladığı için Apo dayı yere düşünce 6-7 kişi çullanmış. Biz, “Yapmayın etmeyin” derken giysilerinin sol tarafında Fenerbahçe arması olan birkaç kişi önüne gelene vuruyor... Medya da yanlış haberler yaptı. Apo dayı 65 yaşında ve ömrü boyunca ağzına içki koymamış bir adam. 3-4 gündür vücudu harita gibi, evde yatıyor. Emniyet müdür yardımcısına, “Vuranları alın, bizden karışan varsa onu da alın” dedim, elimle gösterdim ama aldırmaya muvaffak olamadım. “Bunları niye almıyorsunuz” derken, Apo dayıyı yerden kaldıran biri vardı, neredeyse onu alacaklardı. “Hallederiz” dediler, bizi alıp indirdiler. Sanırsınız ki birisi Yunan, birisi Türk. Fenerbahçeliler’i o tarafa, bizi bu tarafa aldılar. Devletin valisi ve büyük bürokratlar o tarafa gittiler. Emniyet müdürü sağ olsun bir ara geldi. Önünde arkasında birer eskort, bizi otele kadar götürdüler... Konuşmalarımı iyi dinlesinler... Fenerbahçe’nin içinde onlara yakışmayan yöneticiler var ama o onların sorunu dedim. Bu olayları kim çıkarttı herkes biliyor. Ama bir iki kişi var bunların tavırları yakışmıyor dedim. Yoksa şeref tribününde şerefsizce işler oluyor deyişim onları bağlamaz. O yöneticiler kavgada yoktu ki!... Apo dayı, Mahmut Uslu o lafı ettiğinde, “Dikkatli konuş, başkanıma konuşuyorsun” demiş, o kadar. Ama kim çıkartmış olayı, Ali Koç’a, Nihat Özdemir’e sorun Trabzon’da ne olmuş, kim ne yapmış, onlar nasıl yatıştırmış olayları anlatırlar. Hep aynı isim çıkıyor karşımıza... Benim orada boksörlerim yoktu! Sıkılmayın, başkaları utansın Aşağıdaki demeç Galatasaray Başkanı Özhan Canaydın’ın Mersin’deki konuşmasından. “Bir spor kulübü başkanı ve sporcu dünyanın hiç bir yerinde aldığı fair play ödülü nedeniyle sıkıntı çekmez. Ezeli rakibimizle yaptığımız ve 6-0 kaybettiğimiz maçta Aziz Yıldırım’ın elini sıktığım için aldığım ödülün ardından çok sıkıntı çektim. Günlerce, “Niye böyle yaptı” tartışmalarını izledik. “Bu ödülü keşke almasaydım” der hale geldim. Şu an internette niye elini sıktın diye tenkit eden 163 bin e posta var...” Arayıp rakamın doğru olup olmadığını sordum, beni İletişim Koordinatörü Sara Koral Aykar’a yönlendirdi. Sara Hanım da mailleri 150 binden sonra saymayı bıraktıklarını, ancak 10 binin üzerinde de fax geldiğini belirtti. “Hiç tebrik gelmedi mi” diye sordum, “Galatasaraylılar’dan hiç” dedi. Ama 2 ya da 3 Fenerbahçeli’den tebrik mesajı gelmiş... Bu ne dramdır yahu... Bir spor adamı spora dair şık bir iş yaptığında böyle bir tepki alır mı? Bu nasıl bir endüstri imiş, spora dair tüm yüksek duyguları kovmuş insanların yüreğinden... 163 bin tepki maili. Galatasaray başkanına, büyük kulüp başkanlarına, spor adamlarına, sporculara, spora yakışır bir davranıştan ötürü... Kendi başkanının Aziz Yıldırım’la el sıkışmasından rahatsızlık duyan ve bu tepkiyi yazılı olarak ileten 163 bin Galatasaraylı varsa, ortada dram vardır... Bu 163 bin Galatasaraylı geçen sene yardım kampanyası sırasında karınca kararınca katkıda bulunabilse borçların ciddi bir kısmı belki de ödenmişti! Bu 163 bin Galatasaraylı evlerinde, işyerlerinde Canaydın’ın davranışını taklit etseydi, içselleştirseydi, tribünlerde kavga bitmiş, camialar arasında barış tesis edilmişti. (Tabii Aziz Yıldırım da, Fenerbahçeliler de, Tabii Beşiktaşlılar da, Trabzonsporlular da, diğerleri de) İnşallah ezeli rakip ve gerçekten ebedi dost oldukları günleri de görürüz...