Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

11 Aralık 2016 Pazar
Şölene hazır olun

Fenerbahçe ile Efes, final serisinin ilk maçında bugün buluşuyor. İki takımın da birbirlerine oranla artı ve eksileri var. Denk güçlerin mücadelesinde, serinin 7. maça uzama ihtimali oldukça yüksek görünüyor.

25 Mayıs 2007, Cuma Yorum Yaz
A+ A-

Fenerbahçe ile Efes, final serisinin ilk maçında bugün buluşuyor. İki takımın da birbirlerine oranla artı ve eksileri var. Denk güçlerin mücadelesinde, serinin 7. maça uzama ihtimali oldukça yüksek görünüyor. Sezon başında kağıt üstünde öngörülen final eşleşmesi gerçekleşti ve Fenerbahçe ile Efes Pilsen, 2007’nin en büyüğü olma yolunda baş başa kaldı. Merakla beklenen serinin ilk maçında bugün karşı karşıya gelecek iki en güçlü takım. Sezon içinde ülkemizi Euroleague’de temsil eden Fenerbahçe ve Efes Pilsen, bu kez unvan maçlarına çıkıyorlar. Bir tarafta 16 yıldır şampiyonluğa hasret olan Fenerbahçe, diğer yanda son 15 yılda 14 kez final oynayan, bu seviyelerin en tecrübeli ve en şampiyon takımı Efes Pilsen. Peki final serisi nasıl geçecek ve bu kez ipi kim göğüsleyecek? İki takımın birbirlerine oranla artı ve eksilerine bir göz atalım. Geçen yıl Efes Pilsen’i 4-0’la geçen Ülker’in ilk 5’indeki üç isim İbrahim, Ömer ve Mirsad, yine ilk beşteler. Oğuz ve Clark da takviye güç. Sadece Cüneyt Efes Pilsen’de. Tabii o zamandan bu yana köprünün altından çok sular aktı, bizimkisi sadece bir hatırlatma. Pozisyonları tek tek ele alacak olursak, oyun kurucu ve forvet mevkiilerinde Fenerbahçe’nin alternatifleri daha fazla. Solomon, Mrsiç ve dönem dönem rotasyona giren Hakan Demirel, büyük olasılıkla Rasiç’i tribünde oturtacak ve Cüneyt ile Can’la mücadele edecek olan Efes’e üstün görünüyor. Cüneyt’in sakatlıktan yeni çıkmış olması, Can’ın da ilk kez final oynayacak olması, Lacivert-Beyazlılar’ı dezavantajlı kılıyor. Play-Off’ların en formda ve skorer ismi (ortalam 25.8 sayı) Drew Nicholas, Efes’in en büyük silahı görünüyor. Ancak karşı tarafta da, kısa forvetleri durdurma yolunda usta sayılabilecek iki isim birden var; Ömer Onan ve Edie Basden... Nicholas’ın dışındaki üç forvet Granger, Cenk ve Mustafa Abi, bir türlü istikrar yakalayamadıkları için, formda bir Ömer, Mrsiç, İbrahim ve Basden’a sahip olan Fenerbahçe, burada da daha fazla opsiyona sahip gözüküyor. Uzunlara gelince. Kambala’nın gitmesinden sonra Fenerbahçe, pota altından skor üretmekte büyük zorluk çekiyor. Efes Pilsen ise, Euroleague’de bile birçok takıma üstünlük sağlayan Ermal, Kerem Gönlüm, Prkaçin ve Haislip dörtlüsüne sahip. Dördünün hem savunma, hem de hücumdaki yetenekleri ve inanılmaz tecrübesi, Oğuz ve Semih’in gençlikleri karşısında önemli bir artı. Fenerbahçe’de Mirsad’a büyük sorumluluk binecek bu final serisinde. Efes Pilsen’in bu seviyelerde çok maç yapması, takım oyununu ve disiplini bir an için elden bırakmaması, rakip seyirciden etkilenmemesi, savunma sertliğini en üst düzeyde uygulayabilmesi, bu sezon istikrarı bir türlü yakalayamayışı, Telekom serisinden yorgun çıkmaları, Fenerbahçe’nin şampiyonluğa olan açlığı, taraftarının itici gücü, oyunun kaderini tek başına belirleyebilecek yıldızlara sahip olması, istedikleri zaman üst düzey savunma yapabilme yetileri, Solomon’un iki ucu keskin bıçak olması, çoğu maçta dönem dönem oyun konsantrasyonlarını kaybetmeleri, şampiyonu belirleyecek faktörler olacak. Sonuçta, kesinlikle denk güçlerin bir mücadelesi olarak geçecek bu final serisi ve oldukça uzun sürecek. Türk basketbolseverlerin keyifle izleyeceği maçlar olacağını düşünüyorum. Son bir hatırlatma da iki takım kenar yönetimlerine. Serinin en savunmasız ve en baskı altında tarafı ise hakemler olacak. Ligimizdeki bütün takımların genel inanışı, hakemlerin sürekli kendilerinin karşısında olduğunu düşünmeleri. Resmen paranoya olmuş durumdalar. Haklı ya haksız olsunlar, istisnasız her düdüğe itiraz etme alışkanlığı edinmiş maalesef bütün kenar yönetimler. Medya, coach, oyuncular ve yöneticiler olarak bırakalım bari bir kez olsun rahat ve stressiz bir şekilde düdük çalsın hakemlerimiz, ön plana çıkmasın.