Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

09 Aralık 2016 Cuma
Sağolasın Yunanlı

Solomon'un son salisede attığı basket sonrası Lietuvos Rytas'ın yaptığı itiraz ve Yunanlı saha komiseri Panagotis Bakalis'in tarafgirliği belki de Fenerbahçe'nin Euroleague'deki kaderini belirledi iki hafta önce.

13 Mart 2008, Perşembe Yorum Yaz
A+ A-

Solomon’un son salisede attığı basket sonrası Lietuvos Rytas’ın yaptığı itiraz ve Yunanlı saha komiseri Panagotis Bakalis’in tarafgirliği belki de Fenerbahçe’nin Euroleague’deki kaderini belirledi iki hafta önce. Normalde 2 sayıyla kazandığı maçı, Yunanlı’nın 55 dakika sonra basketi iptal etmesiyle uzatmada 4 sayıyla alan Kanarya, dün 3’le kaybettiği için haftaya grup liderliğini garantileyen TAU Ceramica’yı İstanbul’da yenerse, ki yenecektir çeyrek finalist olacak tarihinde ilk defa 1 sayı averajla. Biz de başta Rytas’ın Sırp antrenörü Trifunoviç olmak üzere baskete itiraz eden Litvanya ekibine ve sayıyı iptal eden Yunanlı komiser Bakalis’e bir tarafımızla güleceğiz katıla katıla, ardından da teşekkür edeceğiz, 2 yerine 4’le kazanmasını sağladıkları için Fenerbahçe’nin.
O son saniyede Fenerbahçe aleyhine gelişen olaylar, geçen hafta yine Abdi İpekçi’de son saniyede önce Solomon, ardından Ömer Aşık’a çalınmayan iki yüzde yüz faulle devam etti. Yoksa Kanarya, Aris maçında garantileyecekti çeyrek finali. Ardından Vilnius’ta çıktı kara düdükler Fenerbahçe’nin karşısına. Belki maç içinde olsa bu kadar üstüne gitmeyeceğiz ama hep kritik anlarda ve hep bariz hatalar oldu, hepsi de Fenerbahçe’nin aleyhine. Solomon’a yapılan iki net faulün çalınmaması, hele birinde hücum faul verilmesi, son saniyede de rakibin bir ayağının resmen tribünde olmasına rağmen “devam” denmesi zihinleri bulandırdı (!).
Oysa maçın bütününde oldukça başarılı oldu Fenerbahçe. İlk yarıda 13’te 8 üçlük oranı, Kinsey, Solomon ve Rasim’in üstün performansı, sahasında sadece 2 kez yenilen (Efes ve TAU Ceramica) zorlu Rytas deplasmanında gösterilen kendine güven, rakibe verilen gözdağı galibiyetin sinyallerini vermişti. Ancak, yapılan acemice (17) top kayıpları, rakibe verilen hücum ribauntları (11), Price’in 24 saniye biterken attığı mucize üçlükler, hakemlerin 10 bin Litvanyalı karşısında ezilip büzülmesi maçın da skorunu belirledi.
Ancak Fenerbahçe, herşeye rağmen gerek kendi hataları, gerek aleyhine gelişen hatalara rağmen kaderini kendi belirleme şansını yakaladı. Sadece bir kez kendinden güçlü bir takımı yenmesi gerekiyor haftaya Abdi İpekçi’de. Artık onu da başarsın Tanjeviç ve talebeleri hiçbir iddiası bulunmayan TAU Ceramica önünde.

****************************************************************************

Özyer çok haklı
Çift maçlı eleminasyon serisinde 25 sayı farkla galip gelen bir takımın coachunun karşılaşma sonrası oldukça temkinli konuşması bazılarını şaşırtmış olabilir. Mükemmel hücum oyunundan sonra İspanyol Kalise Gran Canaria’yı 99-74’le devirip Final-Eight yolunda önemli bir avantaj yakalayan Galatasaray’ın çalıştırıcı, “25 sayılık fark İspanya’da yetmeyebilir” diyor. Haksız sayılmaz. İspanyol takımlarının ULEB Kupası’nda kendi evinde oynadığı maçlara baktığımızda ortaya ürküten bir tablo çıkıyor. Hiçbirinin mağlubiyeti yok bir kere. Onu geçelim, Joventut Badalona 6 maçını ortalama 22, Akasvayu Girona 19.8, Pamesa Valencia 14.2, Galatasaray’ın rakibi Gran Canaria ise 11.2 farkla kazanmış. Yani İspanya’ya giden bir takım yaklaşık 17 sayı fark yiyip geri dönüyor. Bir önceki turdaki sonuçlar ise şöyle: Joventut-Gmunden: 77-56, Girona-Chalon: 78-57, Gran Canaria-Bosna: 89-69, Pamesa-Panionios: 82-61. Tablodaki tek olumlu nokta, 4 takımdan en az fark yapabilen ekibin Gran Canaria olması.
Handikap ise (gerçi rakip için de aynı koşullar geçerliydi) Galatasaray’ı uzun bir yolculuğun bekliyor olması. Kanarya Adaları’nın Las Palmas kenti, Afrika ülkesi Moritanya’ya İspanya’dan daha yakın (!). En iyi olasılıkla 12 saatlik bir uçak yolculuğuyla gidiliyor Kanarya Adaları’na. Chicago ya da Seul’e daha çabuk uçarsın. Sonuçta elde var 25. Galatasaray, Gran Canaria’yı gidip orada da yenebilecek potansiyele sahip. Sadece farkın getireceği rahatlık ve konsantrasyon eksikliğinin nelere malolabileceğine dikkat çektim. Murat Özyer korkmuyor ama temkinli. Sonuna kadar da haklı. Doğrusu yapıyor, saha içinde yaptığı gibi.
Beşiktaş da, Belgrad’da oldukça iyi sayılabilecek bir sonuçla döndü İstanbul’a. Kızılyıldız’a karşı alınan beraberliğin, 1-2 sayılık galibiyetten farkı yok. Kartal şimdi sadece ama sadece kazanmak zorunda. Hapoel önünde olduğu gibi fark yapma telaşına düşmeyecek, strese girmeyecek. Rakip tecrübesiz ama önemli silahlara sahip. Coach Ergin Ataman ise, rakibi iyi çözmüş. Akatlar’da dolu tribünlerde tura daha yakın olan taraf. Beko Basketbol Ligi derbisi sonrası, “Rövanş Torino’da olsun” demiştim. Temennim gerçekleşmek üzere...