Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

07 Aralık 2016 Çarşamba
Japonya milad oldu

Son iki Avrupa Şampiyonası’nda çeyrek finale bile kalamayan A Milli Basketbol Takımımız, Dünya beşinciliği için Fransa karşısına çıktı.

03 Eylül 2006, Pazar Yorum Yaz
A+ A-

Dünya altıncısı oldu, düz hesapla da Avrupa’nın en iyi dördüncü takımı. Kuşkusuz tarihimizin en iyi sonucunu elde ettik. Sonucun yanı sıra, artık bir basketbol felsefemiz ve ekolümüz oldu. Her yönüyle mükemmel ve başarılı bir şampiyona sona erdi Türk Milli Basketbol Takımı için. Fransa atletik oyunculardan kurulu ve turnuvanın en sert savunma yapan takımlarından biri. Böyle bir takıma karşı en iyi iki skorerimiz İbrahim ve Serkan’dan yoksun çıktık sahaya. Zaten çok geniş hücum opsiyonları olmayan bir takım olduğumuz için, maç boyu özellikle de ilk yarı çok fazla sıkıntı çektik topu potaya sokmakta. Koskoca ilk yarı sadece 4 basket atabildik, 12 de serbest atış. Yüzde 14 gibi bir yüzde ile soyunma odasına giderken, aradaki farkın sadece 15 olması, sokamamıza rağmen mücadeleyi bırakmayıp savunmada ve ribauntlarda etkili olmamızdan kaynaklandı. İkinci yarıda üçlüklerimiz biraz girmeye başladı ama yakın mesafe atışlarımız yine evlere şenlikti. Maçı yüzde 24 isabet oranı ile bitirdik. Bu kırk yılda bir olur. Ama daha önce de söylediğimiz gibi oyunu asla bırakmayışımız, inatçılığımız, mücadelemiz nedeniyle son ana kadar maça ortak olduk. Hatta kazanma noktasına bile getirdik oyunu ama son 5 dakikada, hakemlerin aynı anda biri centilmenlik dışı olmak üzere iki faul çalması ve bir anda potamızda 5 sayı görmemiz direncimizi kırmadı ama kazanma şanmızı engelledi. Tam Hamamatsu’da görev yapan Dominikli ve Japon hakemden kurtulduk derken, Saitama’da da karşısımıza çıktılar. Her ikisinin de basketbolla uzaktan yakından alakaları yok. Yine çok ters düdükler çaldılar, çoğu da aleyhimize oldu. Fransa gibi bir takımdan 18 hücum ribauntu almamız, galibiyet için savaştığımızın bir göstergesi. İlk beşlerde Fransa’da 2 NBA oyuncusu, bizde ise üç Ümit Milli oyuncu vardı. Bu şartlarda çok kötü oynamamıza rağmen, son ana kadar zorladık galibiyeti. Sonuçta, çok kısa bir sürede çok büyük bir adım attı Türk basketbolu. 2001’de Avrupa ikincisi olurken bile başaramadığımız takım olma olgusunu, bu yaz döneminde başarabildik, karakteri olan bir ekip olduk. Umarız bu mantalite devam eder biz de keyifli şampiyonalar izlemeye devam ederiz. Emeği geçen herkese sonsuz teşekkürler.