ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

Güven sorunu!

13.11.2007

Ligde her hafta sürpriz sayılabilecek sonuçlar alınırken, sıralama da sezon başında öngördüğümüz gibi şekillenmeye başladı.

Ligde her hafta sürpriz sayılabilecek sonuçlar alınırken, sıralama da sezon başında öngördüğümüz gibi şekillenmeye başladı. Son on yıldır klasikleşen, zirvede sadece 2 takımın olduğu, liderin sezonu namağlup bile bitirebildiği günler geride kaldı. Normal sezon liderinin 5 ya da 6 yenilgi alabileceğini düşünüyorduk lig başlamadan önce. Fenerbahçe, Efes Pilsen, Telekom, Beşiktaş, Galatasaray gibi takımların birbiriyle oynayacağı maçları ve diğerlerinden alacakları ekstra yenilgileri hesaba katmıştık. Daha 6. hafta sonunda ligde yenilgisiz takım kalmadı. Fenerbahçe, Banvit ve Alpella’ya mağlup olurken, Türk Telekom da ligin yeni ve tecrübesiz takımı Antalya önünde lastik patlattı. Karşılaşmayı izleyemedik, Basketbol Federasyonu’nun sitesinde iki gün geçmesine rağmen istatistik de yok. Maç sonrası yorumlardan anladığımız kadarıyla Telekom son dakikalarda öndeyken maçı vermiş. Suçu hakemlerde arıyor. Antalya cephesi de rakibi hazımsızlıkla suçluyor. Eee, federasyon kendi antrenörlerini ligdeki takımlara dağıtırsa, diğerlerinin kafasında bir önyargı oluşur doğal olarak. Haklı ya da haksızdırlar, ama federasyonun, dolayısıyla hakemlerin onlara daha yakın olduğunu düşünürler. Sistem doğru mudur, değil midir, etiktir ya da değildir bu konuda herkes değişik kutuplarda olabilir. Bence, hiçbir sakıncası yoktur. Güvenirim, hakeme, antrenöre, yöneticiye. Ama güven sorununun yaşandığı, paranoyanın had safhada olduğu bir ülkede bu sistem her zaman eleştirilecek, öküzün altında buzağı aranacak, her yenilgi sonrası “acaba mı?” sorusu zihinlerden çıkmayacaktır. İtalya’da, İspanya’da, Fransa’da yaşıyor olsaydık durum sorun teşkil etmeyecekti belki ama bu topraklarda insanlar bir başka bakıyor olaylara.
Telekom, bu yenilgiye rağmen zirvede kalırken, takipçisi Karşıyaka 5. galibiyetini aldı Kepez karşısında. 88 sayının, 87’si 4 oyuncudan gelmiş. Yine 6 kişiyle oynamışlar. Hosley bu istatistiklerle oynamaya devam ederse, seneye ya NBA’e gider ya Euroleague’e. Fenerbahçe, Roma’dan sonra TED Kolej karşısında da ezici üstünlük sağladı. Eskiye dönük sistemle oldukça başarılı oldular. İnsan düşünmeden edemiyor; Oturmuş, kemik gibi kadronun üstüne 3 genç değil de, 3 kaliteli yabancı alınsaydı neler olurdu diye? Kısmet değilmiş göremedik.
Galatasaray bir periyotta sadece 2 sayı atıp, Beko Basketbol Ligi rekoru kırdı. Mersin evinde kazanmaya devam ediyor. Artık hiçbir deplasman kolay değil ligde. Banvit, Fenerbahçe’yi İstanbul’da yendikten sonra havaya girdi herhalde. Önce Beykoz’a, ardından da Selçuk Üniversitesi’ne kendi sahasında yenildi, o ekstra galibiyetin hiçbir anlamı kalmadı.
İlk iki haftayı yenilgiyle kapayan Beşiktaş, arka arkaya dördüncü maçını kazandı Darüşşafaka karşısında. Daçka’da işler iyi gitmiyor bu sene. Ligin gediklisi, küme düşmeye aday konumda. Efes, Telekom ve Fenerbahçe yenilgileri dışında, diğer maçlarını çok rahat kazanıyor. Oyak Renault’yu da farklı yendiler. Geçen yıl son anda kümede kalan Bursa ekibi, yine en alt sırada. Ama fikstür dezavantajları vardı. Türkiye Kupası’nda çok beğendiğim Oyak, ilerleyen haftalarda çıkışa geçebilir.