Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

09 Aralık 2016 Cuma
Galiptir bu yolda mağlup

2001’de ülkemizde düzenlenen Avrupa Şampiyonası’ndan sonra Milli Takım’ı ilk kez bu kadar kazanma azmiyle oynayan, birbiriyle yardımlaşan, sonuna kadar mücadele eden bir şekilde gördüm. Böyle maç idare eden hakem üçlüsünü de hayatımda ilk kez görüyorum. Adamlar resmen bizimle dalga geçtiler. Gözümüzün içine baka baka, “Ne yaparsanız yapın, bugün galip gelemezsiniz” dediler. Madem uluslararası bir turnuva düzenleniyor, her ülke buraya kendi hakemini getirmeliydi. Üç düdük de hem İtalyan, hem utanmaz olunca maç çığrından çıktı.

14 Ağustos 2005, Pazar Yorum Yaz
A+ A-

İtalyanlar’ı 31 yıldır yenemiyorduk. Ama dün gerçekten çok inançlı başladık maça. Tanjeviç’in de bu kez hazırlık değil, kazanmak istediği belli oluyordu. Bu kez Kerem Tunçeri oyun kurucu, Hidayet üç numara, Kerem Gönlüm de 4 numarada başladı. Herkes yerli yerindeydi. Çok sert savunma yapıyorduk. Hücumda da iyi top çeviriyorduk. Kısacası takım gibi takımdık. Sonuna kadar da böyle oynadık. Ancak tam üç tane teknik faul çalan hakemler, Tanjeviç’i oyundan atmayı ihmal etmedi. Çok yakındaydım net duydum, Sırp Coach, ne hakaret etti, ne de ona benzer birşey söyledi. Sadece pozisyona itirazda bulundu, kendini de dışarıda buldu. Bu bölümde bir sürü serbest atış kullanan İtalya, farkı 12 sayıya çıkardı. Ama burada direnç gösteren, psikolojileri ve moral motivasyonları bozulan Dev Adamlar maçı bırakmadı. Herkes oyunun kopacağını düşünüyordu. Rakibi yakaladık ama -kesinlikle taraflı davranmıyorum- öylesine komik düdükler çaldılar ki, oyuncularımız itiraz etmeyi bırakıp gülmeye başladı. Doğal olarak fark yine açıldı. Ama milliler, takım ruhunu ortaya koyup oyuna bir kez daha ortak oldu. Kolay değil, İtalya gibi Avrupa’nın en güçlü ekiplerinden biriyle deplasmanda oynuyorsunuz. Fark iki kere 10 sayının üstüne çıkıyor. İkisinde de rakibi yakalıyorsunuz. Hepsine helal olsun. Kendileri de çok iyi biliyor. Çok yüksek potansiyele sahip bir ekibiz. Tek eksiğimiz dünkü gibi takım ruhunu ortaya koyamamaktı. İtalya karşısında bunu fazlasıyla gösterdik. Savunmadaki istek, arzu, sertlik. Hücumda topu paylaşmamız mükemmeldi. Zaten sayı dağılımından bile belli oluyor takım oyunu oynadığımız. Bir de Mehmet Okur’u unuttuk. O oynasaydı da fazla birşey farketmezdi. Oyun bitmeden 5 faulle kenara gönderilirdi. Avrupa Şampiyonası’nda da böyle oynayalım, istediğimiz derece kendiliğinden gelecektir.