Derbiden arta kalanlar

31 Aralık 2008, Çarşamba 04:30
- A +

Haftasonu bir derbi klasiği yaşandı. Maç üç büyükler arasında olunca, sahadan her türlü sonuç çıkabiliyor. Belki yüz kişiden 90’ı Galatasaray’ın kazanacağını düşünüyordu ama sorunlu, eksik, parasız Kartal’ın böyle bir onur mücadelesi yapacağı tahmin edilemiyordu.

Çok kısıtlı bir kadro ile ezeli rakibi karşısına çıkan Baxter dışında tamamı Türk oyunculardan kurulu Beşiktaş, Mehmet Yağmur-Cevher önderliğinde şaşırtıcı sonuca imza attı. Bu galibiyet Beşiktaş’ın geleceğini de doğrudan etkileyebilir. Belki sezon başından bu yana yalnız bırakılan Siyah-Beyazlı basketbolculara hem taraftarı, hem de yönetim sahip çıkar da, 5 maçlık galibiyet serisi devam eder.
Maç bitimi oyuncuların ağızlarından şu cümleler dökülüyordu: “Hafta içi idman yapamadık ama birbirimizle sürekli konuştuk, birbirimizi motive ettik”. 

Yöneticiler hafta içi boş konuşmuşlar demek, akıllarınca medyayı, taraftarlarını ve kamuoyunu kandırdıklarını sanmışlar, “Oyuncuların idmana çıkmaması gibi bir durum yok, onlara biz izin verdik” diye açıklama yaparak. Oysa ki kendilerini kandırıyorlar sadece, komik duruma düşüyorlar; hem de çok. İnanılırlıklarını kaybettiklerinin farkındadırlar umarım.
Haklı oldukları nokta ise maçın geç başlamasına yaptıkları itiraz.
Burada federasyon yetkililerinin işgüzarlığı, yayıncı kuruluşun da acemiliği söz konusu. Kriz yönetiminden bihaber davranıldı Akatlar’da.

Taraftar aleyhte bir pankart açarak demokratik bir tepki ortaya koyuyor. Hakaret ve aşşağılama unsuru da yok.
Başlatırsın maçı, seçmezsin görüntüyü, kimsenin ruhu bile duymaz pankarttan, neler yazıldığından.
Ama böyle yaparsan, hele hakemler ve Galatasaray takımı giyinip soyunma odasına giderken dakikalar boyunca bilgilendirici tek cümle de edilmezse iyice merak uyandırırsın, açılmasını istemediğin pankart bütün gazetelerde boy boy basılır. Cümlealemin de haberi olur... Çünkü belki kimsenin umurunda bile olmayacak bir şey, artık haber olmuştur bu tutum nedeniyle...

Aydın Örs heyecanı
Haftanın en heyecan verici gelişmesi Aydın Örs’ün Efes Pilsen’e dönüyor olmasıydı. Sportif direktörlük kavramı Türk sporunda büyük bir eksiklik. Bakın Avrupa’nın dev kulüplerine, gerek futbolda, gerekse basketbolda o kulübün içinden yetişen, kulübün yapısını bilen, en önemlisi işini çok iyi bilen efsane bir sporcu ya da antrenör sportif direktör olarak görev yapıyor. Antrenörlük kariyeri ile Türk basketbolunda efsane olan Aydın Örs'ün, yeni görevi ile de başarılarına yenilerini ekleyeceğine inanıyorum.

 
BEKO BASKETBOL LİGİ'NDE HAFTANIN GÖRÜNÜMÜ

YORUM YAZ