Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

03 Aralık 2016 Cumartesi
Daha kötüsü olmaz

Milli Takım, Hidayet, Mehmet, Mirsad ve Kerem Tunçeri gibi önemli oyuncularından yoksun bir kadro ile Japonya’ya gidecek olan Milli Takım’ın eksikleri var ama artısı, gençliği ve mücadele gücü olacak

22 Temmuz 2006, Cumartesi Yorum Yaz
A+ A-

1995, 97 ve 99’da şu anki kadronun ayarında bile olmayan takımlarla Avrupa sekizincisi, 2001’de ise kendi evimizde düzenlenen Avrupa Şampiyonası’nda gümüş madalya kazanmıştık. Hidayet, Mehmet, Kerem Tunçeri, Kaya Peker daha kariyerlerinin başında, Mirsad ve İbrahim de 5 yaş daha gençti. Bir on yıla damgasını vuracak bir kadroya sahiptik. Bunu elbirliği ile yerle bir ettik. 2002 Dünya, 2003 ve 2005’deki Avrupa Şampiyonaları’nda büyük fırsatlar kaçırdık. Nedenlerini herkes biliyor. Çok yazıldı, çizildi bahsetmeye gerek yok. Şimdi bir başka Dünya Şampiyonası’na hazırlanıyor milli takım. 2001’den bu yana bütün turnuvalara favori olarak gitmiş, ilk sekize bile kalamadan geri dönmüştük. Yani 10 yıl önce zar zor girdiğimiz ve çeyrek final yaptığımız şampiyonalardan bile daha kötü dereceler elde ettik, yıldızlar topluluğu (!) kadrolarımızla. Çeşitli nedenlerden dolayı kadroda olmayan Hidayet Türkoğlu, Mehmet Okur, Mirsad Türkcan ve Kerem Tunçeri’den yoksun Milli Takımımız? En başta şunu söylemek gerekir, son üç turnuvadan daha kötü bir sonuç olmaz. Çünkü en kötüsünü yapmıştı Dev Adamlar! (!) son sekize kalamadan bavulları toplayıp kös kös geri dönmüşlerdi. Yani en kötü olasılıkla, 6 takımın bulunduğu grupta, ilk dörde giremeyip eleniriz. Bu 4 oyuncunun olduğunu varsaydığımızda da o gruptan çıkacağımızın garantisi yoktu. Grubumuz çok zor Nedenlerine gelince; Son Avrupa Şampiyonu Yunanistan bizim grubun favorisi. Bakın kadrolarına, bir tek oyun kurucuları Papaloukas’ı alırız bizim Milli Takım’a. Öyle büyük yıldızları yok. Ama basketbol nasıl oynanırın dersini verdiler geçen sene. Takım ruhu, takım savunması, hücumda top paylaşımı, yardımlaşma, sert olma, direnç gösterme, herşey var. Hele yarı finalde bir Fransa maçı kazandılar ki (gerçi biraz Fransa’nın hediyesi oldu) son dakikada 10 sayı farkı kapatıp, finale çıktılar. Pes etmediler, mücadele ettiler, savaştılar, kazandılar. Yunanistan’dan sonra Litvanya var bizim grupta. Son Avrupa Şampiyonası’nda da açılış maçını oynamıştık. Yıldızlarını getirmemiş, daha tecrübesiz bir ekiple bizi farklı mağlup etmişlerdi. Şimdi o oyuncular bile yok. Tamamen yeni, genç ve isimsiz bir ekiple geliyorlar. Ama her zaman söylüyorum, Litvanya’da yoldan geçen 5 kişiyi çevir hemen takım olurlar, herkesle başa baş oynarlar. Brezilya Milli Takımı, 4 NBA oyuncusu ile geliyor. Son Güney Amerika şampiyonular. Şu anki kadromuzdan daha güçlüler. Avustralya da üst düzey basketbol oynayan, sert ve her zaman bu tip turnuvalarda katılan tecrübeli bir takım. Katar’ı yeneceğimizi düşünürsek işimiz hiç te kolay olmayacak. 4 önemli oyuncusundan eksik Milli Takım’ı İtalya’daki idmanlarını ve iki maçını izledim. İtalya’ya sürekli yeniliyorduk, yine yenildik. Sırbistan Karadağ karşısında ise Serkan’ın da olmamasına rağmen başa baş oynadık, rakip bir faul kaçırsa kazanıyorduk. Opsiyonlarımız kısıtlı Hücum opsiyonlarımız kısıtlı bir ekip olacağımız kesin. En büyük iş, İbrahim ve Serkan Erdoğan’a düşecek. Ermal, Kaya, bu kez geçen yılki büyük hatadan dönülüp, dört numaraya çekilen Kerem Gönlüm ve Fatih Solak, uzun rotasyonunda yer alacak. Üç numara pozisyonunda eksiğimiz var gibi gözüküyor. Burayı Ümit Milli Takım’dan Ersan İlyasova ile dolduracağız. Artı Hakan Demirel, Oğuz Savaş, Cenk Akyol ve Semih Erden gelecek Ümitler’den. En az 4’ünün Japonya’ya gideceğini düşünüyorum. Görünen o ki, bazı pozisyonlarda sıkıntı çekeceğimiz ve yetersiz kalacağımız kesin. Ama bu takımın artısı, mücadele eden ve savaşan bir ekip olacağıdır. Eksikler bu şekilde giderilmeye çalışılacak. Ama bu yeterli olacak mı, hep birlikte Japonya’da göreceğiz. Favoriydik, eli boş döndük Sonuçta baktığımızda Ender, Kerem Gönlüm, Kaya, İbrahim, Ermal, Serkan Erdoğan gibi Euroleague’de üst düzey basketbol oynayan isimlere sahibiz. Keza Barış Ermiş, Oğuz Savaş, Cenk Akyol gibi gençler de Euroleague tecrübesine sahipler. Ersan İlyasova ve Engin Atsür, ABD’de çok sayıda maç oynadılar. Hakan Demirel ve Semih Erden 19 yaşında olmalarına rağmen her oyuncuya nasip olmayacak bir şekilde Fenerbahçe’de çok önemli dakikalar bulup tecrübe kazandılar. Bu isimler, bir araya gelip takım olmayı başarabilirlerse, yine beklenmedik bir sonuç çıkabilir. Son iki turnuvada madalya almayı bekliyorduk, avucumuzu yalayarak geri dönüyorduk. Bu kez iddialı bir ekiple gitmiyoruz, bakalım tam tersi olacak mı?