Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

07 Aralık 2016 Çarşamba
Zor süreç

Trabzonspor’da Nuri Albayrak ve ekibinin bir anlamda kaderinin tayin edileceği ve camianın haklarında kesin yargıda bulunacağı yaklaşık bir aylık süreç, Halilhodziç’in veda içerikli basın toplantısıyla başladı.

11 Mayıs 2006, Perşembe Yorum Yaz
A+ A-

Aralık ayındaki seçimi, iddialı söylemleri ve vaadleriyle iki rakibinin toplamından daha fazla oy alarak kazanan Albayrak’ın yeni teknik direktörü belirlemek ve iki yıldız sözünün bulunduğu transfer çalışmalarındaki performansı, sadece kendilerinin değil, Trabzonspor’un geleceğinin de şekillenmesi açısından ciddi bir önem taşıyor. Camianın, Özkan Sümer ve Atay Aktuğ’la 1996 sonrası yeniden zirve yaptığı dönemde, -dışarıdan yönlendirmelerle- tribünlerin, “Paralı Başkan” talebinin doğurduğu bugünkü durumda yaşanacak olası bir hayal kırıklığının, kurumun yeniden toparlanmasını geciktireceği gerçeği dikkatlerden kaçırılmamalıdır. Yani bu ekibin şu kritik dönemde, “Hata yaptık, özür dileriz!” ya da “Gerekeni yaptık ama tercihlerimiz tutmadı!” gibi bir mazeret üretme haklarının olmadığını anımsatmak isteriz. Şu ana kadarki performansının camiaya -hadi hiç de azımsanmayacak bir kesimine diyelim- bir güven vermediği kanısını taşıdığımız yönetimin, özellikle teknik direktör seçimi konusunda, hem zaman kaybını, hem de birlikte olmak istemedikleri Halilhodziç’i aratmayacak bir tercihi dikkate alıp hareket etme zorunluluğu vardır. Yanı sıra; “Yerlinin yerlisi” ya da “Yerli” taleplerini seslendiren ve Halilhodziç’in gönderilmesinde çok önemli rolü olduğu bilinen yönetimin bir kesiminin bu konudaki “yeterliliği”, ileride olası bir olumsuzluğun yaşanacağı yeni bir tartışma konusu olacaksa, bu durumun şimdiden tartışılmasında yarar olduğu gerçeğinin altını çizmek isteriz. Özetle; yeni teknik direktör, yönetimin önümüzdeki sezona yönelik büyük vaatlerin gerçekleştirilmesi için daha baştan tereddüt yaratmayacak bir isim olmalıdır. Bu isim transfer çalışmalarında geç kalmamak adına çok çabuk belirlenmelidir. Bir şekilde bir yerlere kanalize olan yönetim içinden ya da dışından isimlerin çıkaracağı çatlak seslere fazla kulak asılmamalıdır. Ayrıca belli oldu ki, yönetimin teknik direktör konusunda daha önceden açıkladığı gibi bir B planı yoktur. Bu nedenle teknik direktör belirlenmesinde olası bir gecikmenin söz konusu oması durumu da dikkate alınarak, en azından takımı çok iyi tanıyan Halilhodziç ile belirlenen stratejinin hayata geçirilmesi alternatifinin de, yabana atılmaması gerekir. Son olarak transferde camianın bazı hassasiyetlerine maddeler halinde dikkat çekelim. 1- Her Trabzonsporlu “iki yıldız” vaadinin takipçisidir. 2- Eğer yurt dışı koşulların zorlamasıyla mevcut yıldızlardan gönderilecek olan olursa, yeri, sözü verilen iki yıldızdan ayrıca doldurulmalıdır. 3- Yıldızlardan birinin koşullar ne olursa olsun yurt içine verilmesi gibi bir düşünce, bu yönetimin sonunu hazırlar.