ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

Yöneticilik kimin işidir?

30.12.2004

Televizyondan bizzat izlemedik, kulaklarımızla da duymadık. Ama altında çok güvendiğimiz insanlardan biri olan Meriç Enercan’ın imzasını görünce haberi çok ciddiye aldık. Hürriyet’teki bu haberde İlhan Cavcav şöyle diyor: “Ziya Doğan’ın hassas olduğu bazı konular vardı. Ben, sayın Doğan’ı haklı buluyorum. Çünkü kimse alınmasın ama kulüp yöneticiliği namuslu adamların yapacağı iş değil. Verilen sözler çoğu zaman tutulmuyor! Görüşmeler sonunda Ziya Doğan bizim, biz de hocamızın şartlarını kabul ettik.”

‘Yöneticiliğin namuslu adam işi olup olmadığı’ konusunun değerlendirilmesini başta Türk sporunun en eski yöneticilerden biri olarak sayın İlhan Cavcav ve eski ya da yeni yönetici sıfatını taşıyan kişilere bırakarak, bu demecin diğer yönlerine bakalım. Anladığımız kadarıyla Cavcav, Ziya Doğan’ın Malatyaspor, Konyaspor ve Trabzonspor’dan ayrılış yöntemlerine - hem Doğan’a hem de bize göre büyük farklılıklar içerse de - atıfta bulunuyor. Demek istiyor ki; Kendisine verilen sözler tutulmamış, Doğan da ayrılmak zorunda kalmış. Ama kendileri böyle bir şey yapmayacak, nitekim karşılıklı olarak birbirlerinin şartlarını kabul etmişler. Sonrası malum, ‘yöneticiliğin namuslu kişilerin işi olup olmadığına’ dair polemik. Söz konusu kulüp yöneticilerinin Ziya Doğan’ın kendilerinden ayrılışlarını bu polemik konusuyla ilişkilendirip ilişkilendirmeyeceklerini bilemeyiz. Ama Trabzonspor’dan ayrılırken hiç bir mantıklı gerekçe gösteremeden, popülist bir yaklaşımla, “Her zaman teknik adamların görevine son veriliyor, ben de teknik adamların istifa edebileceklerini gösterdim!” gibi basit bir savunma yapan Ziya Doğan’ın, Cavcav’ın bu söylemindeki etkisini merak etmekteyiz. Neler söylemiştir de, Cavcav’ın kendisi gibi bu işi amatörce yapan insanlara karşı bu kadar ağır bir açıklama yapmasına neden olmuştur acaba! Budur bizim için olayın önemli olan yanı. Doğrudur, Doğan Trabzonspor’da transfer konusunda mağdur olduğunu Almanya kampı ve Kayseri seyahati öncesi iki kez - sonradan geri adım atsa da - sert biçimde dile getirmiştir. Ama devre arası istediği takviyelerin yapılacağı sözünü kamuoyu huzurunda da almış, bu dönemi bekleme gereği dahi duymadan istifa etmiştir. Sonrasında da yeni başkanının bu açıklamaları gündeme gelmisştir. Maalesef çok güvendiğini söylediği eski başkanını böylece töhmet altında bırakmıştır. Bu arada hazır konu açılmışken, karakterine güvendiğimiz ve dürüst bulduğumuz Doğan’ın, Trabzonspor’dan ayrıldıktan sonraki basın toplantısında teklif aldığını açıkladığı Anadolu kulübünün, o dönemde Oğuz Çetin’in görev yaptığı Gençlerbirliği olup olmadığını net bilmek isteriz. Biz ‘değildir’ diyoruz, ama kamuoyu merak ediyor. Yoksa teknik direktörlüğün, kimlerin işi olduğu da tartışmaya açılır, dikkat! Gelelim İlhan Cavcav’ın açıklamalarına. Buna da ‘dil sürçmesidir’ yorumunu yapmak isteriz. Eğer Cavcav ‘Hayır, değil!’ derse, o zaman bu sözleriyle ilgili Erdoğan Arıca ve Oğuz Çetin’in de görüşlerini öğrenmek isteriz. Eminiz ki, başkana en çok onlar hak verecektir. Sahi, yöneticilik kimin işidir?

0 YORUM