Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

23 Temmuz 2017 Pazar
Yine çok şey kaçtı!

Trabzonspor’un gol için hiç acelesi yoktu da, rakibinin hücum gücünü deniyor, baskı kurduklarında neler yapacaklarını kestirmeye çalışıyordu sanki! İspanyollar genelde organize geliyorlardı. Biraz da kurnazdılar. Bir taç atışında uyuttuğu savunmanın arkasına sarkan Ezquerro ise “Biraz dikkatli olun!” der gibiydi.

17 Eylül 2004, Cuma Yorum Yaz
A+ A-

Petkovic’in ceza alanına daha hakim, taç pozisyonu hariç sıfıra yakın hatayla oynayan savunmanın gedik vermediği anlarda ara sıra da olsa geriden çıkarılan uzun toplara koşan olmadı değil Bordo - Mavililer’de. Ama hepsi cılız kaldı. Hem çoğalamadılar, hem de “Mahşerin 4 Atlısından” üçü yani Gökdeniz, Fatih ve Mehmet Yılmaz, bildik özelliklerini sergileme fırsatı bulamıyorlardı. Bu durum tam 25 dakika sürdü. Gökdeniz bir uzun topu yakaladı, sağdan sıfıra inip kale sahasına gönderdi, zayıf kaleci Aranzubia kendisine ilk gelebilecek topa uzanamadı, Gonzalez bu topa dokunmasa, Fatih ve Mehmet Yılmaz’ın yapacağı bir şey yoktu. O Gonzalez ki Trabzonspor’da bir geleneği bozdu, 11. resmi maçta bu takım için gol atan 5. oyuncu oldu! O zayıf kaleci de 3 dakika sonra bir “Güzellik” daha yaptı ama bu kez 4 golcüden birine, yani Mehmet Yılmaz’a! Baskı yiyordu, gol için acele etmiyordu Trabzonspor ama bir anda 2-0 da öne geçmişti. Taraftarı geçen haftaki malum olayların aksine takımı daha baştan sahiplenmiş, gollerle coşmuştu. 5 dakika kadar sürdü Bilbao’nun şaşkınlığı, kaldıkları yerden yeniden başladılar. Etkili geldiler, önce iyi savunmaya, ilk yarının son dakikasında da klas kaleciye takıldılar. Zayıf kaleci, kötü savunma ve iki farklı skor. Tam da Trabzonspor’un aradığı bir ikinci 45 dakika. Gökdeniz, Fatih, Mehmet Yılmaz ne de döktürürdü şimdi, yeter ki Petkovic ve savunma ilk yarıdaki performansını korusundu. 50’li dakikalarda bir iki kez de yokladılar, olmadı. Bu arada rakip da golcü ismi Urzaiz ile hücum bölgesini üçledi. Bu daha çok risk almak demekti, hem de o savunma ve o kaleciyle, hem de Trabzonspor’a karşı! Bir uzun topta Gökdeniz estetik peşinde koştu. İkincisinde, “Gol olsun da nasıl olursa olsun!” tercihi işe yaradı. Bu tür maçlarda sakin olmak gerek. En tehlikeli durum zafer sarhoşluğudur. Skor ne olursa olsun oyun disiplinini kaybetmeyeceksin, sakin olacak, rakibi hafife almayacaksın. Kenar yönetim gerekli önlemleri alacak, oyundan düşenlerle kulübedekilere yer değiştirecek. O sıralarda kaybedecek bir şeyi olmayan ve panik yapmayan Vallerde, 3 hücumcusunu da değiştirmişti, dikkatinizi çekeriz! Trabzonspor bütün bunları yapamamanın bedelini çok basit bir gol yiyerek ödedi. Sonra bir ölü top ve kâbus. 3-0’dan 3-2 tribünleri sessizliğe gömdü. Bir tek penaltı-ofsayt karmaşası heyecanlandırdı, o ana kadar çok iyi maç yöneten İskoç hakem burada yardımcısının kurbanı oldu. Çünkü ofsayt değil, penaltıydı. Bir de son dakikada Fatih - Mehmet Yılmaz ikilisi tribünleri ayağa kaldırdı, ondan da teselli gelmedi! Yine çok şey kaçtı, tam “Rahat bir rövanş olacak” diyorduk, olmadı. 3-2 zor bir skor tabii ki, ama Trabzonspor bu savunmaya, bu kaleciye orada gol atamazsa, varsın elensin artık!