Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

05 Aralık 2016 Pazartesi
Yıldızımız düştü galiba!

Bir nostalji: Çocukluğumuzun en ilginç anılarından biriydi. Yaz akşamları gökyüzünü izler, kayan yıldızlara bakardık. Ya gerçekten kayardı ya da göz yanılması olurdu.

15 Ocak 2007, Pazartesi Yorum Yaz
A+ A-

Kaymışsa ya da o kanıya varmışsak, korkardık: Bir yıldız düştü, demek ki biri ölecek. Yakınımız olmasın diye dua ederdik. Büyüklerimizden birini keyifsiz yorgun görsek, “Geçmiş olsun, neyiniz var?” sorusunun yanıtı genellikle, “Yıldızım düştü evladım! ” şeklinde olurdu. Hâlâ bizim yörelerde öyle denir ya! Bir anımsatma: Trabzonspor’da 2005 genel kurul süreci. Gazetelerde haber: “Taraftarımıza süper bir transfer sözü veriyorum. Maliyeti on milyon dolara kadar olan bir futbolcuyu kendim alıp hediye edeceğim. Bir işadamı arkadaşım da aynı şekilde biz göreve gelirsek bir futbolcu hediye edecek. Stat projemiz hazır. Ben inşaatçıyım, bir yıl içinde yıkıp 24 saat yaşam olan yenisini hizmete sunacağız.” Bir yalanlama: Bu vaatten iki gün sonra ima edilen iş adamından açıklama: Ben böyle bir söz vermedim. Bir yıldız: “Yıldız hazır, 2 Ocak 2006’da imza atacak” sözüne karşın göreve gelince işler değişiyor; “Ara transferde kimse yıldızını bırakmıyor.” İş Haziran 2006’ya kalıyor. Sonra “Dünya yıldızı” sunumuyla Marselinho getiriliyor. Resmi internet sitesinden bonservis bedelinin Başkan tarafından ödeneceği açıklaması. Ardından mali genel kurulda sunulan raporda 625 bin Euro’luk ilk taksidin kulüp kasasından yapıldığı ortaya çıkıyor, başkanın sözünün “gelecekte tahsil edilecekler” arasında olduğu görülüyor. Bir yalanlama daha: Aralık 2006 seçimsiz genel kurulunda başkan, bir yıl önce başkan adayı konumundaki kendini yalanlıyor: “Bir yıldız futbolcu alacağımızı söyledik. Alman Ligi’nin yıldızını aldık, onun bonservis bedelini aile olarak karşılayacağız, çeklerimiz kulüpte.” -10 milyon dolar, arkadaştan da yıldız sözü falan hak getire- Bir büyük yanılgı: “Dünya yıldızı” tam form tutmuşken, Almanya’ya geri gönderildi. Zamanlama olarak alırken hata, gönderirken başka bir hata yani. Bir yanıltma: El altından sızdırılan haberlerle bu transferden 400 bin Euro kâr edildiği söyleniyor. Hesap ortada: Bonservis bedeli 2 milyon 325 bin, menacer ücreti 100 bin, yıldıza verilen peşin ücret 1 milyon, aylık ücretler 85 binden 5 ay 425 bin olmak üzere maliyet toplam 3 milyon 850 bin Euro. Wolsburg’dan alındığı iddia edilen ücret 2 milyon 700 bin Euro. 400 bin Euro kâr hangi matematik hesaplamayla bulunuyor? Bir merak: Miktar doğruysa, 2 milyon 700 bin Euro kulübün kasasına mı girecek, yoksa! Bir garip durum: İkinci adamlık yarışması kıyasıya sürüyor. “Roma’yı yakıyorlar.” Biri “ak” diyorsa, öteki “kara” mutlak. “Kayan yıldız” işinde de anlaşamadılar. Biri “gitti”, diğeri “gitmedi” dedi, Ayman işinde olduğu gibi. Biri “geldi”, diğeri, gelmeyecek” demişti. “Yıldız gitti” ve “Ayman gelmeyecek” diyen taraf şimdilik 2 farkla öne geçti. Yarış kıyasıya sürüyor! Bir öngörü: En doğrusu bu yönetimin gitmesi. Ama olmadı, en azından ya asbaşkan, ya da ikinci başkandan biri gitmeli. Eğer kalırlar da yakıp yıkmaya devam ederlerse, ne yazık ki Trabzonspor gidecek. Bizden söylemesi. Offf ya! İçimiz sıktı bu öngörü, yorgun düştük, keyfimiz kaçtı, “yıldızımız düştü” galiba!