ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

Yattara Türk olursa...

18.08.2006

Marco Aurelio’nun Mehmet Aurelio oluşunu masum ve yararlı bulurken tek kaygımız açılan yolun riskiydi. Nitekim bir günde işin suyunu çıkardık, sadece bir günde. Belki o kadar kısa sürmezdi ama Bakan oğlu yönetici olunca...

Ne demişti Turgut Özal: Anayasa’yı bir kez delmekle bir şey olmaz. Deldi de... Sonra delik deşik oldu, o yoldan gidip Başbakan bile çıkardık. Futbolun anayasasındaki boşluktan doğan ve sadece bir günde riskleriyle ilgili tüm kaygıları haklı çıkaran bu yolun nerelere varacağını göreceğiz hep birlikte. Eğer görmemek istiyorsak, Federasyona büyük görev düşüyor. Yönetmelikleri, koşulları, kuralları işin daha da pisliği çıkmadan koyar ve her takıma eşit uygularsa, bu işten en az zararla sıyrılırız. Yoksa iki büyük kulüp başkanının malum yarışına, transferden sonra da konu olan ve aldattığı hakemle meslektaşının hakkını gasp eden kişiyi bir günde “Mert” yapar, kendi değerlerimizi ayaklar altına alırız. Nedved İtalya’da penaltıyı iptal ettirmiş, De Rossi golü elle attığını santrayı gösteren hakeme itiraf edip, rakibe serbest atış kullandırmış da ne olmuş, “Mert’lik” dediğin böyle olur, di mi! Duruma, “Bir çok ülkenin milli takımında Türk asıllı oyuncular yer alıyor da, Marco, pardon Mehmet Aurelio, neden Brezilya asıllı Türk vatandaşı olarak Türk Milli Takımı’nda oynamasın?” mantığından baktığımız için masum bulduğumuz bu olayın, ülkemizde hemen her şeyde olduğu gibi suistimal edileceği gerçeğinden hareketle, bu yolun sonunun ayak oyunlarıyla sınırsız yabancıya gittiği gerçeğini görmeliyiz. Bu nedenle en kısa zamanda yabancı sınırlaması kaldırılmalı, gelecek yabancıya kısıtlama getirilmelidir. Ülkesinde milli olmuş olma koşulu, hem milli takımımızı korur, hem de gençlerimizi. Sorun da kendiliğinden çözülür. O zaman isteyen de Türk vatandaşı olur ve o kişi bu işin yolunu açan Galatasaray’ın Türk vatandaşı yaptığı Dündar Siz gibi, pasaport kontrolünde, “Ama siz Türk vatandaşısınız!” diyen polis memuruna, “Hayır Fransızım!” diye sert bir şekilde çıkışmak zorunda kalmaz. Sözün özü şu; kimsenin “kafatasçılık” yapma gibi bir düşüncesi yok. Bu işin “Vatan Millet Sakarya” ile de ilgisi yok, en azından biz böyle bakmıyoruz. İnsan kendini ne hissediyorsa öyle yaşamalıdır. Unutulmasın ki, Galatasaray UEFA Şampiyonu olurken, kimse “6 yabancılı Galatasaray’ın zaferini içime sindiremiyorum” demedi, herkes, “Türk’ün zaferi” diye olayı kutladı. Bütün bu nedenlerden ötürü “acaba yasal bir boşluk bulunur da, Yattara da Türk vatandaşı yapılıp, yabancı kontenjanından çıkarılabilir mi?” sorularına kimse yanıt aramasın. Gine Milli Takımı’nda oynadığı için A Milli takım kontenjanından olamıyor. Vatandaş olsa 5 yıl sonra kontenjan dışı kalabilir. Bir çıkarı söz konusu değil yani. Ama vatandaş olursa, gerçekten başımızın üzerinde yeri var, bağrımıza basarız ayrıca...