ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

Yarın geç olabilir!

26.06.2005

Şenol Güneş’in basın toplantısı bittikten sonra, kafamızdakileri yazıya dökmek için kurgulamaya çalışıyorduk!

Trabzonspor’un keyifsiz başlayan, bir heyecan vermeyen, vermediği için de teknik direktör Şenol Güneş’in Trabzon’daki yol çalışmalarına daha çok önem vermesine neden olan kampın ilk günlerini değerlendirecektik. Bu duruma, “Trabzon’un yolu da önemli!” açıklamasını getiren Şenol Güneş’e katılmadığımızı, dünkü basın toplantısında kendisi gibi geçmişte “çok mağdur edildiğini” ilan ettiği Başbakan ile Trabzon’da özel bir görüşme yapıp yapmadığını, yapmışsa bu görüşmenin neyi içerdiğini soracaktık. - “Neden basın toplantısında sormadın?” sorusunun yanıtı: Basın toplantısı bittikten sonra yapıldığı iddia edilen görüşmeden haberimiz oldu! - Yarından itibaren milli oyuncuların da katılımıyla daha bir cazip hale geleceğini bizim de düşündüğümüz kampta, kaleci Jefferson’un transferinin heyecan yarattığını, Güney Amerika’dan bir stoper ve bir santrafor da getirildiği takdirde bu heyecanın doruk noktasına ulaşacağını anlatacaktık. Ardından Milli Takım konusuna geçecek, Ersun Yanal’a yapılanların, Dünya üçüncüsü apoletli şenol Güneş’e yapılanların yanında çok hafif kaldığını, artık açılan bu yoldan yeni gelecek teknik adamın - dolayısıyla da Fatih Terim’in - geçmesinin söz konusu olabileceğini, yönetenlerin kendi başarısızlıklarının örtmek için ellerinde her daim bir koz bulundurduklarını, futboldaki bu kozun teknik adamlar olduğunu söyleyecektik. Şenol Güneş göreve gelirken, “Bu işte Başbakan parmağı var!” iddiasıyla eleştirenlerin bugün Fatih Terim’in gelmesi için “Başbakanın duruma el koymasını” istemelerine, bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu diyecektik. Güneş’in de iddia ettiği gibi, vizyon sahibi, adaletli, tarafsız yönetici sıkıntısı çektiğimizi, plan ve program üretme görevini üstlenmesi gerektiği halde hala kaos peşinde koşup ondan nemalanmaya çalışanların varlığını kabul ettiğimizi ifade edecektik. Metin Tükenmez hocam gibi, teşvik primi olayını bahane göstererek Ersun Yanal’ı toplum önüne atanların, “Bu ülkenin hatta dünyanın sayılı takımlarından birinin başındaki defalarca kokain kullanmış birine” neden ses çıkarmadıklarını biz de soracaktık. Hiç biri olmadı, çünkü; birer dakika arayla iki dostum ibrahim Can ve Hakan Kulaçoğlu’ndan gelen iki telefon moralimizi dolayısıyla da bütün planlarımızı bozdu: Kazım Koyuncu’yu kaybettik! Amansız hastalığa kısa bir süre önce yakalanmış, Karadenizli genç ama usta bir sanatçıydı o. Son dönem Karadeniz müziğinin tanıtımında önemli rol oynamış, özellikle “Hayde Hayde”siyle genç kitleleri coşturmuştu. iyi bir Trabzonsporlu’ydu. - Bu vesileyle Trabzonsporluların da başı sağ olsun. - İyi de bir dosttu. Son olarak Trabzon Gazeteciler Cemiyeti’nce Yılın Sanatçısı seçildiğinde kutlamak için aramıştık kendisini. Tebrik etmiştik. çok da mutlu olmuştu. “Yeneceğim bu illeti!” diyordu. 2-3 gün önce aramayı düşünüyorduk, nedense erteledik! Hala daha nedenini bulabilmiş değiliz, kahretsin! Bu da bize ders olsun! Sadece bize değil tüm insanlara ders olsun. Lütfen sevdiklerinizi hemen şimdi arayın, ertelemeyin, zaman geçirmeyin, onları sevdiğinizi bir kez daha söyleyin. Görüyorsunuz, yarın “çok geç” olabiliyor. Nur içinde yat sevgili Kazım Koyuncu.

0 YORUM