Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

23 Haziran 2017 Cuma
Transfere dikkat!

Trabzonspor cephesinde gündem, genel olarak yönetimin gidip gitmemesine takılı kaldığı için şu ana kadar hayal kırıklığı yaşatan bu kadroya takviye amaçlı transfer çalışmalarının ne aşamada olduğu konusu pek izlenemiyor, dolayısıyla da sorgulanamıyor.

11 Kasım 2005, Cuma Yorum Yaz
A+ A-

Trabzonspor camiası şu anda paramparça durumda. Bu nedenle kimsenin transfer konusunda kafa yormaya niyeti yok. Biz bugün yormaya çalışacağız ama önce şu paramparça camiaya bir bakalım. Bir grup, yönetimin koşulsuz, hem de zaman geçirmeden görevi bırakıp kongreye gitmesini istiyor. Bir başka grup alternatif üretilip en azından mali kongrenin gündemine bir seçim maddesinin konulmasını, Atay Aktuğ’un istiyorsa bu seçime girerek güven tazelemesini öneriyor. Bir diğer grup da, Aktuğ ve yönetim kurulu üyeleri gibi mevcut durumu en iyi bilen bu kurulun işi düzeltene kadar görevde kalması fikrine sıcak bakıyor. Bizim tavrımız değişmedi: Transferdeki fiyasko ve iyileştirme komedisine imza atan bu yönetimin en azından Aralık’taki mali kongre gündemine seçim maddesi koyması düşüncemizi, Rum takımına elenip, ligde alınan başarısız skorların ardından Şenol Güneş’in de istifasına varan süreçte dile getirmiştik. Geç kalınmış olsa da halen aynı görüşteyiz. Ancak Atay Aktuğ ve ekibi, “Teşhisi koyduk, tedaviyi biz yapacağız!” kararlılığında gözüktüğüne ve “Onlar gitsinler, sonrasına bakarız” fikrindekilerin herhangi bir somut çalışmaları olmadığına göre, ara transferi bu yönetim yapacak. Bütün bu nedenlerden ötürü “Bu yönetim gitsin mi, kalsın mı?” tartışmalarını gereksiz gündem maddesi olarak bir kenara koyup camianın transfer konusuna yoğunlaşması görüşünde ısrarcıyız. Eğer ara transfer çalışmalarını, Mayıs Ağustos sürecindeki ekip yapacaksa Trabzonspor yandı. O döneme imzasını atanların yerel bir televizyonda düştükleri komik durumu, birbirlerine yönelik suçlamaları kamuoyu hayretle izledi. Dün o yanlışlara imza atıp, istifa ettikten sonra kendini sorumsuz gibi görenlerle, halen göreve devam edip o dönemdeki yanlışlarını itiraf etmek zorunda kalanların, Temmuz’da yaptığımız uyarıların haklılık boyutunun ne kadar yüksek olduğu gerçeğini ortaya çıkarmalarını üzülerek izlediğimizi belirtmeliyiz. Bugün gelinen noktada Aktuğ’un transferi benzer yöntemle yürütmesi halinde yaşanacak sıkıntılara hazırlıklı olmak gerek. Umuyor ve diliyoruz ki Aktuğ, üzerinde bu kadar baskı varken ve bu baskılara haklı ya da haksız gerekçelerle direnirken aynı yanlışları yapma yanılgısına düşmez. Bu kez transferde fikir verme ve transferi yönetme veya yönlendirme kararlılığındaki bir teknik direktöre sahipken ve bir önceki transferde yapılan yanlışlara engel olmayı tüm çabalarına karşın başaramayan bu işin profesyonelleri elinde dururken, onların beceri ve deneyimlerinden yararlanmak yerine hasbelkader yönetici sıfatını kazanmış konunun acemileriyle işi yürütme yanlışını yaparsa eğer, bu kez burada muhalifleri gibi biz de kasıt ararız. Bunun bedeliyse istifayla bile ödenemez!