Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

07 Aralık 2016 Çarşamba
Trabzon’a yazık oluyor!

Türk Gencin Ermeni kıza aşkını anlatan Sarı Gelin’i mırıldanıyor, Tayad olayları, Mc Donalds’a atılan bomba, Papaz cinayeti ve Hrant Dink’in katlini düşünüyorduk, stadyuma giderken.

22 Ocak 2007, Pazartesi Yorum Yaz
A+ A-

Trabzonspor-Konyaspor kupa maçına yoğunlaşmamızı engelleyen bütün bu gelişmeler, “Neden hep Trabzon?” sorusuna yanıt arattı. Oysa ki 2 çeyrek finalisti çıkaracaktı bu maçın skoru. Günlerdir hesap-kitap yapıyorduk: “Şöyle biterse şu takımlar, böyle olursa bu takımlar” vs diye. Hrant Dink’i katlettiklerinde, önceki gün, “Eyvah Türkiye yine dünyaya rezil oldu” demiştik. Dünkü gelişmeler, “Hep Trabzon nedense, yazık oluyor bu şehre” yorumunu yaptırdı. İzlerken Ayman’lı, Risp’li Trabzon’a yoğunlaşmaya çalıştık. İlk yarı Konya oynadı. Biz Ayman’la Risp’i, Trabzonspor da Konya’yı izledi. Ayman yerini bulamadı, ama kendine güveni önemliydi. Risp sağlam ve garantici stoper izlenimi bıraktı. Yeni sol dış Çağdaş yerini yadırgamadı, tuttu bile denilebilir. 7 savunmacılı Yattara’sız Trabzonspor’un pozisyonu yoktu. Konya daha tehlikeliydi. İkinci yarıda Yattara girdi. Umut’a da yazılabilecek golü attı, takımını rahatlattı. Şovunu yaptı, futboldan keyif aldırdı, Stepanov gereksiz tekmesiyle tehlikeye soksa da, çeyrek finali de getirdi. Stepanov, karar ve kartlarındaki standartsızlık nedeniyle tepki çeken Kuddusi Müftüoğlu’nu da bu doğru kararında tribünlerin hedefi yaptı. Trabzonspor Yönetimi yine kafa karıştıran bir transfer dönemi geçirttiriyor, futbol yok, tur direkten döndü. Ama, “Her şey yolunda” diyorlar. Uzunsokak’ta, Bulvar’da 3 bin Ogün Samast geziyor, askere gideni şehit oluyor, kalanlardan katil de, tetikçi de çıkıyor. Bu şehrin bürokratları ve siyasetçileri de Trabzonspor yöneticileri gibi, “her şey yolunda” diyor. Bu kente yazık oluyor. Bitti ya maç bir özeleştiri yaptık, bu ülke için, bu kent için suskun kalmamamız gerektiğini anımsadık. Mc Donalds’ta yemek yiyenlerin canına kast edeni “Romantik bombacı!” diye sıfatlandıranlara, papaz katline verilen cezayı, “ama o daha çocuk” yorumuyla fazla bulanlara inat. Ardından yazıyı bağlarken, Hrant Dink’in bu ülke için ütopik cümleleri döküldü parmaklarımızdan klavyeye: “Evet kendimi bir güvercinin ruh tedirginliği içinde görebilirim, ama biliyorum ki bu ülkede insanlar güvercinlere dokunmaz. Güvercinler kentin ta içlerinde, insan kalabalıklarında dahi yaşamlarını sürdürürler. Evet biraz ürkekçe ama bir o kadar da özgürce.” Bu yazı bir maç değerlendirmesiydi oysa ve biz Sarı Gelin’i mırıldanıyorduk evin yolunu tutarken de...