Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

07 Aralık 2016 Çarşamba
Trabzon imajı

Engelleyici tüm çabalara ve yaptırımlara karşın sporda şiddet ve özellikle de tribün terörü maalesef önlenemiyor.

17 Şubat 2007, Cumartesi Yorum Yaz
A+ A-

Bu sezon Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na Beşiktaş 15, Galatasaray 12, Trabzonspor ile Fenerbahçe de 6’şar kez sevkedildi. Fenerbahçe 2 maçı seyircisiz, 1 maçı da başka sahada oynamak zorunda kaldı. Galatasaray, Trabzonspor ve Beşiktaş’ın birer maçları seyircisiz oynandı. 2 maçını seyircisiz oynayan Sakaryaspor ve Vestel Manisa 8’er, Gaziantep 9, Antalyaspor ise 6 kez PFDK’ya sevkedildi. Bu verilere dikkat edildiğinde özellikle 4 büyük kulübü bundan sonra her çirkin ve kötü tezahüratta seyircisiz oynama ve sonrasında da 3 puan silinme tehlikesi bekliyor. Geçen sezon tribünde akan kan, can aldı. Bu sezon kan akmaya devam ediyor. Trabzonspor-Kayserispor maçında nasıl olduğu hala açıklığa kavuşmayan, daha doğrusu bıçak unsuru henüz tespit edilemeyen olaydan sonra Fenerbahçe-AZ Alkmaar maçında tribünde yaşananlarla şoke olduk. Artık rakip taraftarlar arası değil, taraftar grupları arasında tartışmalar kan akıtır konuma geldi. Bugüne kadar kulüp yönetimlerinin basiretsiz davranışlarıyla tırmanan tribün terörü, PFDK’nın “Suça” değil, “Kulübe göre” değişen ceza anlayışıyla da giderek tavan yapacak. Dönelim işin Trabzon boyutuna. Gençlik ve Spor Genel Müdür Vekili Mehmet Atalay’ın olağanüstü çabalarıyla Trabzon’a alınan Karadeniz Oyunları ve 2011 Gençlik Olimpiyatlarıyla, “Bir Spor Kenti” olma yolunda büyük mesafe kateden Trabzon’un imajını, Trabzonspor ismi ve Avni Aker Tribünlerini kullanarak bozmaya kimsenin hakkı yok. Şimdi son günlerde yaşanan ve bu imajıyla çok ciddi biçimde çelişen birkaç gelişmeye dikkat çekmek istiyoruz: Hrant Dink olayının Avni Aker Tribünleriyle bütünleştirme çabalarına ülkenin en saygın karikatür dergilerinden birinin alet olması sonradan özür dilese bile- kafa karıştırdı. Yönetici - eski yönetici kavgasına yol açan “kafa darbesine” PFDK’ca verilen ceza da! Çünkü ilk bakışta doğru gibi gözükse de, bu ceza; “Kol hareketi” ve “Viski bardağı” atılması gibi olaylar ve bunların cezaları anımsandığında, Trabzonspor’un yönetim içi çekişmeleriyle ilişkili gibi duruyor. Son gelişme: “Eğer o dönemde başkan olsaydım, benim de hayatım kararırdı. Çünkü öyle bir kaos ortamında başarılı olabilecek takım dünyada yok.” Bu sözler yakın geçmişteki bir başkan adayına ait. Tek listeyle “Aday olamayan” adayın, sözünü ettiği dönemde gelen yönetim, iki lig ikinciliği ve bir de Türkiye Kupası’na imza attı. Demek ki adayın dünyasını sportif durum karartmayacaktı. İyi de neydi, merakımız budur! Bugünlerde böyle bir açıklama... Trabzon’un imajıyla ilgili bir durum yani.