Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

22 Ocak 2017 Pazar
Taraftarın nabzını tutmak!

Trabzonspor’un İsviçre kampının ikinci bölümünü geçirdiği yer Thun Kenti’ne bağlı, dağların eteğinde bir göl kenarında küçük bir yerleşim birimi olan Spiez Kasabası. Gerçekten de tam bir doğa harikası. Yamaçlarında yemyeşil ağaçların bulunduğu Kaçkar Dağları’nı düşünün. Eteklerinde, inanılmaz bir mimariye sahip olağanüstü uyumlu binalarla donatılmış Ayder Yaylası’nı. Sonra da, suyu içilebilecek kadar temiz bir Van Gölü’nü. -Akdamar’ı yok ama dolayısıyla Tamarası’nın öyküsü de.- ..Ve O Kaçkar’ı, Ayder’i ve de Van Gölü’nü aynı karede gözünüzde canlandırın. İşte öyle bir yer Spiez Kasabası. Küçük dünyalarında öyle mutlu ki insanları, yüzünden düşmeyen gülücükleriyle öyle sevimliler ki.. Dağlardan havalanan yüzlerce yamaç paraşütüyle öyle heyecanlılar ki!

13 Temmuz 2005, Çarşamba Yorum Yaz
A+ A-

Trabzonspor’un antrenmanları ve maçlarından artan zaman bol burada. Okuma - yazma görevleri dışında ise yapılan tek iş gözlem. Sonra internetten Türkiye’deki gelişmelerle ilgili bilgiler. En sonuncusu; www.fanatik.com.tr’den fikstürün çekilmesiyle ilgili gelişmeler. Trabzonspor açısından bakıldığında fikstürün ilginç olan yanı, geçen sezonun aksine ezeli rakipleriyle yapacağı maçların tümünün de deplasmanda oynanması. Fenerbahçe ve Beşiktaş maçlarının da son 3 haftaya sıkışması, ikinci yarının sonlarında bu durum -eğer yarıştaysa tabi- önemli bir avantaj olarak değerlendirilebilir. Trabzonspor taraftarlarının kurduğu çok üyeli ve çok düzeyli bir internet sitesi de var: www.bordomavi.net. Taraftarın nabzını buradan tutmak mümkün. Bilmiyoruz Trabzonspor’u yönetenler bu sitedeki forumlarda yazılanları okuyorlar mı? Ya da görevlendirdikleri iletişim ve halkla ilişkiler uzmanlarına okutup bir değerlendirme alıyorlar mı? Biz özelikle yurt dışında çok önem veriyoruz da. -Türkiye’de iken direk nabzı tutmak mümkün olduğundan yani- Transferle ilgili açtıkları forumda dün 228. sayfaya ulaşmışlar. Üşenmedik, birinci sayfadan itibaren okuduk. Ne ümitler, ne hayaller, ne isimler. Gazetelerden okudukları, televizyonlardan duydukları her ismi ümitle birbirlerine bildirmişler. Sayıları o kadar çok ki. Çok net hissettik; “Ümitleriyle işkence çekiyorlar!”