ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

Spor üstü siyaset!

28.09.2005

Trabzonspor’da işler kötü gidiyor ya; eline sazı alan çalmaya, mikrofonu kapan da söylemeye başladı. Nota bilmiyormuş, umurunda mı, çalar yine de!

Söyler susmaksızın, kargavari sesi asla kendini rahatsız etmez çünkü! Bu tipleri, camiayı gerçekten sevip de bu nedenle kaygılanan iyi niyetlilerden ayırmak gerek. Onlar, “ganimet” peşindedirler, iyi niyetliler, politika üretmeye çalışırlar. Onların hedeflerinde, sevmiyorlarsa teknik adam vardır, istifa ettiği için “oh olsun!” derler, yönetimse siyaseten örneğin- “hoca niye gitti, asıl gitmesi gerekenler duruyor!” şarkısı sakız olur ağızlarında. Kötü sürecin gerçekten rahatsız ettikleriyse çırpınıp durur, “hocayı nasıl kurtarabiliriz?” olmadı, “yönetim kalsın hiç olmazsa da, panik havası olmasın!” diye. Ama diğer taraftan onların asıl hedefi kötü süreçten rant elde etmektir. Bu nedenle için için de sevinirler işlerin kötü gittiğine, timsah gözyaşı dökerek.Ya da bu duruma katkı da sağlarlar, olanakları ölçüsünde. Etkilemeye gücü yettikleri üzerinde. Camiayı politik arenaya çekebilmek için önce milletvekillerini konuştururlar, “Aktuğ gitsin, filanca partiye başkan olsun!” ne alakaysa! Sonra il başkanları, “Trabzonspor üzerinden siyaset yapılamaz” gibi bir veciz sözle başladığı konuşmasına, “yönetim gereğini yapsın!” diye devam eder. Bu ne çelişki ya, sormazlar mı adama, “Ey falanca partinin il başkanı, senin yaptığın ne? Bu siyaset değil mi?” diye. Dedik ya amaç üzüm yemek değil ki, bağcıyı dövmek. Umurunda mı Trabzonspor’un iyiliği, kötülüğü. “Siyasi rant” dedikleri bu olsa gerek. Bir çaycılar kaldı konuşturmadıkları ha! Demiyorlar ki, “Bu kulüpte başkanlık yapmış bir bakanımız var. O bizim kadar konuşmuyor” Üstelik bize göre de hem hakkı hem de konuşması gerekli olduğu halde. Sağdan, soldan son darbelerle devrilmeye çalışılan kurumda, inatla ve de bize göre gereksiz bir direnç gösteren, ancak yukarıdaki “onların” yüzünden bu dirençlerini neredeyse “kutsal görmek” noktasına geleceğimiz yönetimin, teknik adam atama çalışmalarındaki gayreti ve gündemlerindeki isimleri de tüm olumsuzluklarına karşın artı hanedeki puan olarak gördüğümüzü belirtelim. Yerli hoca konusundaki kaygılara katılıyoruz. Trabzonlu bir hoca bu süreçte sadece yıpranır, katkı sağlamaz. Bu nedenle ismi tartışılmayacak otoriter bir yabancı en doğrusu. Ama umarız gündemdeki isimler de, transferdeki duruma dönüşmez ve A, B, C derken bilmem hangi planı uygulamak zorunda kalmazlar. Gerçi belli olduktan sonra yine konuşuruz teknik adam için, kılı kırk yararız. Çünkü “Eskiye eski olduğu için işe yaramaz gözüyle, yeniye de baştan beri bizim olmadığı için yabancı gözüyle” bakarız genellikle. Zor da beğeniriz ama neyse, hele bir belirlesinler deÖ Ha unutmadan, kim gelecekse ona bir çift sözümüz olacak geldiği günler de. Çok merak edilecek bir konu da değil, Ziya Doğan ve Şenol Güneş’in buradan gitmelerine neden olan faktörleri anlatacağız o kadar.