Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

26 Temmuz 2017 Çarşamba
Siz kaybettiniz!

Bu “delikanlı muhabbetine” girmeyi hiç düşünmüyorduk. Gerçi Sergen, ısrar ve inatla ve de üstüne basa basa Kuddusi Müftüoğlu’nun delikanlılığını tartışmaya açmıştı ama biz yine de “dil sürçmesi” deyip geçiştiriverecektik. Olmadı çünkü buna İbrahim Toraman izin vermedi.

06 Ekim 2004, Çarşamba Yorum Yaz
A+ A-

Sergen’in “Delikanlı değil!” nitelendirmesini yaptığı Müftüoğlu’nu Toraman, “Delikanlılığı Beşiktaş’a tuttu!” diye suçladı. -Sergen’i televizyondan izledik, İbrahim Toramanın açıklamalarını Fanatik’te okuduk.- Biraz “Sergenvari!” bir dille olacak ama “delikanlılık raconu!” üzerine ahkam kesebilecek kadar kendimizi donanımlı bulmadığımızı belirtmek isteriz. Ama kendisinin delikanlılık anlayışını merak etmiyor da değiliz. Örneğin, “Delikanlılık, ligde henüz puanı olmayan rakibinin bir puan alma şansını hakemi kandırarak ortadan kaldırmak, meslektaşının alın terini çalmak mıdır?” diye sormak isteriz. “Sadece Trabzonspor maçında, 3 oyuncunun peş peşe kendisini yere atarak olmayan pozisyonda penaltı çaldırmak kurnazlığı yapması mıdır, delikanlılık?” Ya da; bir hafta sonra oynayacağın rakibinin, şampiyonluk mücadelesi yaparken, üstelik UEFA’da ciddi bir sınava hazırlandığı dönemde hocasına talip olup kafasını karıştırmak mıdır? Devam edelim; önemli oyuncularından birine yine aynı maç öncesi medyadaki “tosuncuklarını” kullanarak transfer teklifinde bulunup, bütün bunlar tepki görünce de bir hafta sonra, “Böyle bir şey yok” diye açıklama yapmak mıdır? Neyse; delikanlılık muhabbetini bir kenara bırakıp, anladığımız, bildiğimize inandığımız değerlerden, etik anlayıştan, fair-play’den söz edelim biraz. İşler kötü gitmeye başladı mı insanlar suçu kendilerinde hiç aramazlar her nedense! Sağa-sola saldırarak tozu-dumana katarlar, şark kurnazlığıyla kendi eksiklerini kapatmak isterler. İşte Beşiktaş! Trabzonspor maçı öncesi her türlü oyunu yaptılar. “Evladımız” dedikleri Ziya Doğan’ı zor durumda bıraktılar. Sonra da, “Biz teklifte bulunmadık” deyip, evlatlarını yalancı duruma düşürdüler. Maçta ceza alanına giren her oyuncu kendini yere bıraktı. Ne yapsın Müftüoğlu, çalsa 3 penaltı verecek. Onları isyana sürükleyen pozisyon uzatma dakikalarındaki. Hakem hocaları bile anlaşamadı, 5’er 10’ar defa izlediler. Anlaşamadılar. Görüşler farklı. Ne yapsın Müftüoğlu, 3 kez kandırılmaya çalışılmadı mı? İş, evi yanan yalancı çobana döndü. Erman Toroğlu, Müftüoğlu’nun arkadaşı mı, Çaykur Rize-Fenerbahçe maçı sonrası hatalarını en ağır dille söylemedi mi? Niye “penaltı değil!” dedi, çünkü kale arkası görüntüleri çok net. Sevgili Beşiktaşlılar, biz bu camiayı seviyoruz. Son yıllarda bu kuruma çok yazık etmeye başladınız. Bırakın hatayı dışarıda aramayı, içinize bakın. Kuddusi Müftüoğlu ve diğerlerine yazık etmeyin, saldırmayın onlara, “seyircimizi tutamayız!” diyerek tehdit etmeyin. -Federasyona başvurun, maçlarınızı seyircisiz oynayın daha az tehlikeli olur!- Trabzonspor maçında iyi oynadınız ama futbolda her zaman iyi oynayan kazanmıyor. Trabzonspor’un da hak ettiği halde maç kazanamadığı oldu. Ama sizin maçınızı hakem hatasıyla değil, sizin hatanızla aldı. Siz kaybettiniz yani, anlaşamadığımız nokta burası! Sadece maçta değil, öncesi ve sonrasında da.