Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

08 Aralık 2016 Perşembe
Şans Trabzon’a güldü

Beşiktaş’ın yenilmesiyle üçüncülük, alt sıralarda kazananların çokluğuyla da kümede kalma mücadelesinin kızıştığı dönemde Gaziantepspor ile Trabzonspor arasındaki mücadele daha bir anlam kazandı. İlk yarıda Bordo Mavililerin kontrataklarla ürettiği pozisyon bolluğu sadece tek gol getirirken, ikinci yarıdaki yoğun baskısına karşın Gaziantepspor, bunu da bulamadı. Uzatmalardaki Yattara faktörü skoru belirledi.

20 Şubat 2006, Pazartesi Yorum Yaz
A+ A-

Yattara söz konusu olunca konuyu, “Bir teknik direktör tercihidir” diyerek geçiştiremiyorsunuz. Bu nedenle Halilhodziç’in Fatih’in yokluğunda Yattara’siz kadro tercihini yadırgamadık desek yalan olur. Öyle ya; Gaziantepspor kendi sahasında kazanamamanın psikolojik baskısını gidermek, geçen haftaki hezimeti acısını çıkarmak ve alt sıralardan kurtulmak için saldıracaktı. Bu durum da doğal olarak savunma güvenliğinde zaaflara neden olacaktı. Nitekim öyle de oldu, özellikle ilk yarıda çok kötü savunma yaptı Gaziantep, daha doğrusu yapamadı. Ama Hodziç’in bu zaaftan yararlanmayı tercih ettiği Ömer Rıza, çok top kaybının yanı sıra son vuruş beceriksizliğini iki kez ciddi biçimde yaşayınca asistlik görevini üstlendi. Szymkowiak’la amacına ulaştı ama birer tanesini çok basit harcadı. Ömer Rıza tercihi ilk yarıda tutan ve bu nedenle bizlere “ne yapalım haklı çıktı!” dedirten Boşnak teknik adamın ikinci yarıda kaçırdığı pozisyonlar ve top kayıpları bir yana en azından sarı kart gördükten sonra bu oyuncuyu oyunda tutma ısrarı gibi Szymkowaik gibi top tutan ve iyi top yapan bir oyuncuyu dışarı alıp, ev sahibi ekibin baskısını tümden kabullenmesi de çok ciddi yanlışlardı. Halbuki Yattara gibi bir kozu erken kullansa takımı rahatlatacak gol 90 artı 3 ten çok önce gelebilecekti. Ama şans faktörü ondan dolayısıyla da Trabzonspor’dan yana oldu da, 3 puan kurtarıldı. Yine de galibiyeti garantileyen golün sonradan giren iki oyuncunun işbirliğiyle gelmesi Hodziç’i artısı olarak değerlendirilemez, aksine geç kalması, galibiyeti riske ettiği eksi puandır. Bu kez “kazanan haklıdır” demeyeceğiz. Hakem Erol Ersoy’un maç içinde sonucu direk etkilemeyecek gibi gözüken hatalarını bir kenara bırakalım ve Szymkowiak’ın atağının ofsaytla kesilmesinin faturasını yardımcısına keselim. Ama Ömer Rıza ve Eltaib’in ceza alanlarında düşürülmelerine devam kararı puanını ciddi biçimde düşürür. Veysel-Tolga çarpışmasından çok bu pozisyondan önce Stepanov’un son adam olan rakibini çekmesini atlaması da.