Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

06 Aralık 2016 Salı
Sağlıklı karar için-2

Trabzonspor, şampiyon olduğu ya da mücadelesini son haftalara kadar sürdürdüğü dönemlerde genellikle Fenerbahçe ile yarıştı.

23 Kasım 2006, Perşembe Yorum Yaz
A+ A-

Bordo-Mavililer’in 6 şampiyonluğunda Fenerbahçe 4, Adanaspor ve Galatasaray birer defa ikinci oldu. 7 ikinciliğinde ise 5 kez Fenerbahçe, iki kez de Beşiktaş şampiyon oldu. Bu durumun doğal sonucu Trabzonspor’un Fenerbahçe ile rekabeti, Galatasaray ve Beşiktaş’ı gölgede bıraktı. Bütün bu nedenlerden ötürü Trabzonspor-Fenerbahçe maçları her daim renkli, dolayısıyla da çekişmeli geçmiştir. Ali Şen’in itiraflarında kullandığı “Körün taşı, Aygün’ün başı” öyküsüyle, Cem Papila’nın “Emeğin Başkenti’nden taşıdığı adalet terazisi”, rekabeti arzulanmayan boyutlara taşıdıysa da, bu olayın altında başka şeyler aramamak gerektiğini düşünüyoruz. Yeni bir Trabzonspor Fenerbahçe maçının arifesindeyse bu kez koşullar çok farklı. Bordo-Mavililer, rakiplerini puan cetvelinin hassas bölgesindeyken lider olarak ağırlayacaklar. Ancak 4 büyük takımın ligdeki konumları ne olursa olsun aralarındaki maçlarda favori belirlemenin güçlüğü gerçeğinden hareketle, bu mücadelede de heyecanın son düdük çalana kadar süreceğini düşünüyoruz. Sonuç iki takımda da radikal bazı değişikliklere neden olabilir. Örneğin Fenerbahçe kaybederse Zico’nun, Trabzon kaybederse Albayrak’ın koltukları iyice tehlikeye düşer. Beraberlik halinde ikisi de idare eder. Asıl sorun kazanan tarafta, bu maçın sonuna kadar dondurulan bazı gerçeklerin ileriki haftalara taşınmasının, kurumlara ödeteceği yeni faturalarla ilgilidir. Varmak istediğimiz nokta şudur: Trabzonspor’un geleceğini daha sağlıklı şekillendirmek adına Albayrak ve arkadaşlarının kaybedilen değil, kazanılan bir maçla radikal çözüm arayışına girmesi, bizce kendilerine puan kazandırır. Çünkü bu maç da kaybedilirse malum son kaçınılmaz olacak, ortaya çıkan gerginlik, yeni oluşumların sağlıksız gerçekleşmesine temel oluşturacaktır. İstikrar için idari ve teknik kadrolarda devamlılığın sağlanması gerektiği görüşümüzü korumakla beraber, gelişmelerin güven sarsıcı boyuta ulaşmasının, bu durumu yeniden gözden geçirmemizi gerektirdiğini üzülerek ifade etmek zorundayız. Çünkü duyumlar, yöneticilerarası rekabetin boyutlarının futbolcu paylaşımı aşamasına kadar geldiğini gösteriyor. Albayrak ve arkadaşları, özellikle de bu yönetimin varlığında katkısı tartışmasız büyük olan Haşim Sayitoğlu’nun bu gerçeği görmesi gerekir. Haşim Sayitoğlu ki, Trabzon’da sporun her kademesinde görev yapmış, haklı olarak belli noktalara gelmiş bir spor adamıdır. Bunca kredinin bir yıl gibi kısa sürede, kendi dahli olan ya da olmayan yanlış icraatlarla harcanmasına daha fazla göz yummamalıdır.