Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

04 Aralık 2016 Pazar
Sağlıklı karar için (1)

Trabzonspor, Süper Lig tarihinin en kötü sezonunu geçiriyor. Bunu istatistikler söylüyor. İki sezon önce 30 puana ulaştığı 14. haftada Trabzonspor’un şimdiki puanı sadece 16 ve bu; 33 sezonun en düşük sayısı.

21 Kasım 2006, Salı Yorum Yaz
A+ A-

Yönetim kurulu, böyle bir ortamda son olarak seyahat kafile başkanını belirlemek için toplanmış olsa da, bu durumun camiada bir panik yarattığı gerçeğini kimse yadsımamalı. Üyeleri sakin olmaya davet etmek yetmiyor artık. Olası bir Fenerbahçe yenilgisinden sonraki ortamı kimse düşünmek bile istemiyor. Yönetimin kayıtsızlığı, delegeleri seçim maddesinin koyulmayacağı Aralık Genel Kurulu’nda hesapları “İbra etmeme”, başta eski asbaşkanlardan Önder Karaduman olmak üzere kulübün hisse senedi sahibi olanları da ilgili kuruluşları mali tabloyu inceletmeye davet için tahrik ediyor. Her şeye karşın Trabzonspor’un geleceğini şekillendirecek hamlelerin doğru yapılması adına serinkanlı düşünülüp sağlıklı kararlar verilmesi gerektiğinin altını özellikle çizmek istiyoruz. Bunun için yakın geçmişe dönmek, o dönemi irdelemek ve benzer hataları yapmamak gerekiyor. Süper Lig şampiyonluğunu iki sezon üst üste adeta kıl payı kaçıran yönetimi, yumuşak karnı Tomas Jun transferinde kulübü uğrattığı zarar gerekçe gösterilerek devirmek için milletvekili, il başkanı ve belediye meclis üyesi bir yana, neredeyse çaycısıyla kampanya başlatan bir partinin bugünkü suskunluğu, o dönemdeki faaliyetlerin Trabzonspor’u korumak değil, siyasal amaçlı olduğunu iddia edenleri -başta biz olmak üzere- maalesef haklı çıkardı. Şimdi yanlış transferlerle kat kat daha kulüp zarara uğratıldığı, buna karşın takımın düştüğü durum ortada olduğu halde. Bu ve benzer baskıların zorunlu kıldığı seçime gelince; Özkan Sümer’in adaylığının tamamen İskender Önal’ın önünün kesilme amaçlı olduğu, Sümer’in bu nedenle “Alt Yapı Sorumluluğu’yla ödüllendirildiği” gibi iddia sahiplerinin gözden kaçırdığı bir gerçek var. Hayrettin Hacısalihoğlu adaylık çalışmalarını sonlandırma ve açıklama aşamasına gelmişken, eğer İskender Önal, ortaya çıkmamış olsaydı belki de çoğunluk Hacısalihoğlu ismi etrafında birleşecek ve kulübün bugünkü durumu söz konusu olmayacaktı. Kaldı ki Sümer ve Önal’ın oy toplamı, Albayrak’a yetişmedi bile. Şimdi asıl görev Albayrak’a iki rakibinin toplamından fazla oy veren delegelere düşüyor. Seçime katılıp diğer adaylara oy verenler değil, ütopik vaadlerle onlar kandırıldı çünkü. Fenerbahçe maçının skoru ne olursa olsun, öncelikle onlar bu durumun hesabını soracaktır kuşkusuz...