ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

Profesyonel olmak

17.04.2005

Trabzonspor, bir hafta içinde üstelik deplasmanda 6 puan elde ederek Şampiyonlar Ligi’ne katılma şansını iyice artırdı. Üstelik bu iki maçın zorlu rakiplere karşı kazanılması Bordo - Mavililer için haklı bir gurur kaynağı olmuştur, olmalı da.

Kazanıldıkları halde Galatasaray ve Diyarbakırspor maçları, Trabzonspor için bundan sonrasına yönelik çok önemli dersler verdi. Dikkati önce, bu iki maçın da uzatma dakikalarında görülen kırmızı kartlara çekmek istiyoruz. Galatasaray maçında Erdinç, kendi ifadesine göre Sabri’nin küfürleri nedeniyle tahrik olmuş. Gökdeniz de, tribünlerden maç boyu özellikle yıldız oyuncuları hedef alan çirkin küfürlerden payına düşenlere tepkisinin dozunu ayarlayamamış. Erdinç’i tahrik ettiği söylenen Sabri, olaydan zarar görmeden kurtulmuş. Yani Erdinç’ten daha profesyonel davranmış. Gökdeniz, Galatasaray maçında çok daha ağır küfürlere muhatap olmuşken, bir futbolcu ve profesyonel olarak bunlara en iyi yanıtı attığı golle vermişti. İki futbolcu da, hem de uzatma dakikalarındaki bu sorumsuzluklarıyla son iki sezon kazanılan kupaya giden yolda takımlarına en büyük darbeyi vurduklarını anladıklarında tabii ki iş işten geçmiş olacak. Onlar, “Size yazmak kolay, küfrü biz yiyoruz!” diyebilirler. Onları savunmak için, “Gençtirler, tahammüllerinin de bir sınırı vardır!” denilebilir. Ama ne yapacaksınız, burası Türkiye, burada küfür var işte. Baksanıza adamlar, “Küfüre hayır” kampanyasını başlattıkları maçta, yenilerini üreterek, diğer stadyumlardaki arkadaşlarının küfür dağarcığını geliştirdiler. Eğer bu durum tahammülsüzlük yaratacaksa, takımlar oynatacak futbolcu bulamazlar. Hele Diyarbakır’da, başta Milli futbolcular olmak üzere direk hedef olan 7-8 futbolcu da bu mantıkla kırmızı kart görmeliydi. Bu durumun tartışılacak bir yönü de hakemlerin bir standardı yakalayamamış olmasıdır. Galatasaray maçında Sabri’nin küfürünü duymamak bir mazeret olabilir mi? Diyarbakırspor maçında, yardımcı hakeme Kırmızı - Yeşilli futbolcuların yaptığı hakaret ve gösterdikleri tepkinin boyutunu görmezden gelmek “gergin ortama” bağlanabilir mi? Bir önemli ders de, özellikle Diyarbakırspor maçında sergilenen kötü futboldan alınmalı. Açıkçası Trabzonspor’u bu sezon hiçbir maçta rakibine karşı bu kadar mahkum oynarken görmedik. Penaltı golünden sonra Gökdeniz- Fatih ikilisinin kaçırdığı bir pozisyon dışında Bordo - Mavililer hiç etkili olamadı. Bu durumdan oyunun tümden Trabzonspor yarı alanına yıkıldığı anlarda Yattara desteğiyle kurtulmak mümkün olabilirdi. Çünkü Trabzonspor, topu rakip yarı alana taşımakta zorlandı. Bu bir teknik adam tercihidir. Ama “Kazanan haklıdır!” felsefesiyle, bu maçın analizi iyi yapılıp gereken dersler alınmazsa, lig ve kupada telafisi olmayan maçların oynanacağı şu dönemde ummadık taşların Ankaraspor maçında olduğu gibi baş yaracağı gerçeğinin gözden kaçırılmaması gerekir.