Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

10 Aralık 2016 Cumartesi
Plan program yok

Trabzonspor Yönetimi’nin son haftalarda hızlanan transfer trafiği de gösterdi ki, bu konuda önceden tasarlanan bir planı - programı yok.

03 Ağustos 2006, Perşembe Yorum Yaz
A+ A-

Beşiktaş’ta olduğu gibi sıkıntı belirlenen mevkilere nokta transferler yapılarak, sezona yeterli diye nitelendirilebilecek bir kadroyla başlayabilme akılcılığı gösterilemedi. Gelinen noktada, “Biz gerekeni yaptık, sıra teknik adamlar ve futbolcu kadrosunda” diyebilme rahatlılığı ve haklılığı kesinlikle söz konusu olmadığından, varılacak sonuç, işler iyi gittiğinde, “Biz yaptık!” kötü giderse, “Teknik direktör başaramadı” kolaycılığıdır. Fatih Tekke’nin gönderilmesi cesur bir adımdır ama planlı değildir. Kar zarar hesabı yapıldığında alınan kararın doğru olduğunu düşünüyoruz ve olası bir kötü gidişatta, “Neden Fatih’i sattınız?” diyeceklerden değiliz. Ama daha önce de belirttik, son yıllarda oynadığı futboldan ve attığı gollerden çok, futbolcuya dayalı sistemdeki rolü ve futbol dışı ilişkileri nedeniyle ön plana çıkan Fatih’in üstelik bu ekonomik getirisiyle olası taraftar baskısına karşı gönderilmesi, sadece cesur bir adımdır. Bu nedenle bu “cesur” kararı, hiç bir konuda olmadığı gibi Fatih’in satılmasında da B planı bulunmayan yönetimin “planlı programlı akılcı bir kararı” olarak nitelendiremiyoruz. Fatih’in resmen gönderilmesinden önce apar topar yapılan transferlerden Marcelinho olayı ne kadar doğru bir hareketse, sadece kendileri yıllık 2 trilyon maliyetli Ersen Martin ve Musa Büyük olayı bu plansızlığın, programsızlığın bir ürünü olarak o kadar yanlıştır, ısrarla söylüyoruz; takasta kullanılan futbolcularla ilgili tercih de. Taşralı zenginlerin komik gururunu andıran, resmi internet sitesindeki, “Marcelinho’nun bonservis bedelini Başkanımız karşıladı” basitliğini talep eden ya da buna izin veren sayın başkanın, transfer komitesi ve Lazaroni’nin haberi olmaksızın başlattığı kaleci hareketini hangi plana programa uydurabilirsiniz? Ya Lee’nin gönderilmesi. Maliyeti düşük, camiaya alışkın, uyum sorunu yaşamayacak bir oyuncuyu gönderiyorsunuz, yerine lig başlıyor, hala adam arıyorsunuz. Beşiktaş’ın sözleşmesi biten oyuncusuna 750 bin dolar ödüyorsunuz. Bu mudur akılcı transfer politikası? Bu yönetim devre arasında 9, şimdi de şu ana kadar 7 olmak üzere 7 ayda 16 transfer yaptı. Halen daha ne konuşuluyor: Bu kadronun kalesinde başkana göre sorun var ki kaleci arayışı sürüyor. Savunmanın sağ tarafında sıkıntı var. Solda Murat Ocak bekleneni henüz veremedi. Sola savunma ve ofansif özellikli iki oyuncu gerekiyor. Bir oyun kurucu halen bulunamadı. Fatih Tekke’nin boşluğunu kısmen de olsa dolduracak bir golcü beklentisi devam ediyor. Nasıl bir transfer politikasıdır bu? Son söz Başkan’ın Marcelinho’nun 2.5 milyon euro’luk bonservis bedelini “cebinden karşıladığı” haberine. Bu haberin muhatabı, bizzat sayın Başkanın şu sözleridir: “Taraftarımıza süper bir transfer sözü veriyorum. Maliyeti 10 milyon dolara kadar olan bir futbolcuyu kendim alıp hediye edeceğim. Bir iş adamı arkadaşım da aynı şekilde eğer biz göreve gelirsek bir futbolcu hediye edecek.” Bekliyoruz.