Onlara her yer Trabzon

31 Aralık 2008, Çarşamba 04:30
- A +

Harun Çelik’in derlediği “Bize Her Yer Trabzon” adlı kitabı bir solukta okuduk, tadına doyamadık. “Bu çalışma, futbol tribünlerini, ‘ayak takımının takıldığı, kendini ifade edemeyen insanların sığındığı, slogan atma dışında üretkenliği olmayan kitlelerin bir araya geldiği yerler’ olarak gösterenlere, Trabzonspor tribünlerinin bir cevabıdır...”  önsözüyle başlayan kitap, ilginç anılarla dolu.
Önce Erdal Hoş’un Trabzonspor taraftar tanımı: Horon kadar kadim, kolbastı kadar türedi, Şota  kadar estetik, bir Hami frikiği kadar sertiz. Karadeniz kadar dalgalı, Uzungöl kadar dinginiz. Sunay Akın kadar entellektüel oluruz, İsmail Türüt kadar halktan, Şenol Güneş kadar karizmatik ve medeniyiz. Karizmayı jöleden, medeniyeti de pilavın çatalla yenmesinden ibaret sananlara inat... Bahattin Çamur kadar mahalli, Fuat Saka kadar evrenseliz... Kazım Koyuncu kadar devrimci, Ünal Karaman kadar milliyetçiyiz.”
Uğur Kalaylıoğlu, lise öğrencisiyken kendisine “tükrük köftesi” ısmarlayan Dobi Hasan, Gamze Bal  ise Bordo-Mavili formasıyla gittiği Tahtakale’de “ooo hemşerum” diye coşan Bayburtlu peynirci ve balıkçıyla öyküsünü anlatmış. Tunga Liman yazık; Ankara’da öğrencilik yıllarında sınıfında ya tek ya iki Trabzonsporlu’dan biri olmuş, gurur duyuyor. Metin Külünkoğlu çocukken kavgayla sonuçlanan takım tutma tartışmalarından sonra kendilerini şikâyet edenlere şaşırırmış: “Ula biz dayak yeduğumuz zaman söylemeye utaniyruk, bunlar şikayet ediyler.” Kübra Karcı, Begüm Kara sevdalarını sözcüklere adeta dans ettirerek dile getirmişler. Çakır Kakışım, hastayken verdiği Ankara konseri sonrası Kazım Koyuncu’ya, “Yordun kendini abi” demiş. Yanıt: Hayır, giydiğim Bordo-Mavili formamdan güç aldım.”
İmam, Cuma namazını, dönemin başkanı Faruk Özak, “Arçil ve Şota’ya imza attırıp geldim” dedikten sonra başlatmış. 8 yaşındaki kız, Harun Çelik’e, “Abi, trafik ışıklarının rengi değişsin, Bordo yansın duralım, mavi yansın geçelim” demiş. Aksal Yavuz maç heyecanından yanlış eve girdiğini salonda uyuyan adamı görünce anlamış, Adem Erdoğan, rakip tribüne gidince, “iş kazası oldu” demiş. Gençler, otomobillerine 61 YTL park cezası yazılınca gururla ödemişler.
İsmail Kaynar’ın anısı bir yenilgi sonrası kalp krizinden ölen öğretmen Yetkin Kaynar’ın şu sözleriyle bitiyor: Son martı gittiğinde Faroz’dan, eseceğum Kerempe’den, Yason’dan. Ayşe Aygün, maça gitmek için uyguladığı senaryoyu açıklamış: “Patronuma itirafımdır, o gün Trabzonspor maçındaydım.”
Yusuf Reha ve 4 arkadaşı, Avni Aker’de oynanan maçı Bursa’da sanmışlar, bir gün önceden oraya gitmişler, sabah kahvaltıda gerçeği öğrenmişler. Trabzonspor’un 1-0 kazandığı maçı televizyondan izledikleri otelin salonunu Avni Aker’e çevirmişler.
Eee ne de olsa, “onlara her yer Trabzon.” Bir sevda ancak bu kadar anlatılır, bazen üzülecek ama çok güleceksiniz. -www.anekdotyayinevi.com.tr-

 

 

YORUM YAZ