Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

03 Aralık 2016 Cumartesi
Önce savunma!

Her sabah bir parkurda yürüyüş yaptığınızı düşünün. Bir gün yol kenarında olmaması gereken bir şeye rastladığınızda, üzerinde pek durmazsınız.

20 Ocak 2007, Cumartesi Yorum Yaz
A+ A-

Ertesi sabah aynı şeyi gördüğünüzde dikkatinizi daha çok çeker orada olmaması gereken o şey, “Dün sabah da görmüştüm” der geçersiniz. Ama üçüncü sabah aynı bölgeye geldiğinizde bu kez özellikle bakarsınız yine orada mı diye! Trabzonspor Yönetimi’nin göreve geldiğinde başta transfer olmak üzere, seçim sürecinde verdiği sözleri yerine getiremeyeceğine dair (her ne kadar birileri tarafından “önyargı” olarak nitelendirilse de) bir öngörümüz söz konusuydu. İlk transfer döneminde bırakın “yıldız-mıldız” katmayı, Trabzonspor’un kadrosu, geçen yılki ocak transferinden güçlenerek değil, güç kaybederek çıktı. Ardından haziran-ağustos transfer dönemi geldi. Yönetimin o dönemdeki başta teknik direktör olayı olmak üzere bütün tercihleri genelde yanılgıyla sonuçlandı. Bu nedenle tıpkı sabah sporu için yapılan yürüyüşteki üçüncü gün psikolojisi bizi de etkisi altına aldı ve ne yalan söyleyelim; üçüncü transfer dönemini geçirecek yönetimin bu icraatlarına artık ön yargıyla ve daha çok kuşkuyla bakmaya başladık. Nitekim “birinci Ayman” harekâtındaki başarısızlık, bu harekâtta (Ayman da dahil olmak üzere) tarafların takındıkları tavır, (şimdilerde 180 derece dönüş olsa da) kaygıların haklılığını ortaya koydu. Bütün bu nedenlerden ötürü Ayman ve Risp olayını yararlılık açısından irdeleyemedik. Ankaralı meslektaşlarımızın müzmin sakatlığıyla ilgili kaygıları, Ayman’ın gerçek performansını sahaya yansıtmasını engelleyebilir. Buna karşın, menacerinin ifadesine göre dünyada örneği görülmedik biçimde detaylı sağlık kontrolünden geçirilen bu oyuncuya Trabzonspor Sağlık Kurulu’nun verdiği, “Futbol oynamasına engel bir durum söz konusu değil” raporu, Ziya Doğan’ın ikinci görev dönemindeki ısrarına haklılık payı çıkardı. Eğer Doğan’ın beklentilerine yanıt verirse Ayman, orta alanda rakip takımın oyununu bozma, kazandığı topu tam olmasa da olumlu kullanma gibi özellikleriyle önemli transfer. Risp de savunmanın merkezinde ilk yarıda yaşanan sorunların çözümüne ciddi katkıda bulunur. Hem kendi hem de partnerlerinin formsuzluğu nedeniyle burada yetersiz kalan Stepanov’un Risp’le iyi bir ikili oluşturacağı kanısını taşıyoruz. Eller’in kaldığını ve yöntemini pek uygun bulmadığımız Erdinç’in katıldığını düşünürsek, bir oyun kurucusu olmayan Trabzonspor’un, savunma bölgesine yaptığı bunca katkıyla, “Önce savunma” anlayışındaki Ziya Doğan’ın istediği konuma geldiğini söyleyebiliriz. Ama bu durum, Trabzonspor’un “4 büyük kulüpten biri olma” özelliğiyle ne kadar uyum sağlar, işte onu tartışırız.