Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

10 Aralık 2016 Cumartesi
Önce goller tabi ki!

Rakibin gücü ne olursa olsun, hiçbir maç oynanmadan kazanılmıyor. Trabzonspor da bunun bilinciyle, gelen raporlara ve dün akşamki oyununa bakıldığında 2. Lig B Kategorisi takımı düzeyindeki Arnavut rakibiyle ilk maçına gereken önemi veren bir kadro çıkardı. Takım oyunundan çok, bireysel özelliklerini üst düzey kullanan oyuncuların üretkenliğiyle skoru tur için yeterli bir maç ortaya çıktı.

09 Temmuz 2007, Pazartesi Yorum Yaz
A+ A-

Rakibin gücü ne olursa olsun, hiçbir maç oynanmadan kazanılmıyor. Trabzonspor da bunun bilinciyle, gelen raporlara ve dün akşamki oyununa bakıldığında 2. Lig B Kategorisi takımı düzeyindeki Arnavut rakibiyle ilk maçına gereken önemi veren bir kadro çıkardı. Takım oyunundan çok, bireysel özelliklerini üst düzey kullanan oyuncuların üretkenliğiyle skoru tur için yeterli bir maç ortaya çıktı. Hiçbir hazırlık maçı yapmadan, kapasitesi ne olursa olsun 4 önemli maç oynayan bir rakibe karşı çıkarılan kadro her daim risklidir. Nitekim 6 günlük çalışmayla da olsa Milli Takım izni verilen oyunculardan Hüseyin’in ilk on birde yer alması, Gökdeniz ve Umut’un, olası bir olumsuzluğa karşı kulübede hazır bekletilmesi bu durumun sonucudur. Trabzonspor’un öncesi ofsayt olan geçersiz golünün dışında Vllaznia takımı çabuk çıkıp, kalesine 3 kez cılız da olsa şut atınca, “acaba” dedirtmeye başladığı anda, taç atışından gelen topu Ersen filelere gönderdiğinde, durum ortaya çıkmıştı. Nitekim birkaç dakika sonra Ceyhun, ardından Çağdaş, işi ilk yarıda kotarmışlardı bile. Skor rahatlığı, hem futbolcuların bireysel yeteneklerini daha ön plana çıkarma, hem de teknik direktöre sahadaki dizilişe, geleceğe yönelik daha çok müdahale olanağı çıkardı. Yani kendisine, aksayan mevkileri değil, yenileri denemek, onları tribünlere tanıştırmak gibi bir şans verdi ve o da bunu kullandı. Önce eskilerden başlayalım: Ersen’in iki golü de çok şıktı, akıl doluydu. Ceyhun’u attığı mükemmel golle anlatmak yetmez, attırdıkları, oyunu yönlendirmesi tam bir “usta” işiydi. Kimileri “10 numara”, kimileri de “oyun kurucu” ya da “santrfor arkası” diyor ya, her şey Ceyhun’da vardı. Onu “gözden çıkarma” gibi bir yanlışlığa verilecek en güzel yanıt, dün akşamki maçta saklıydı, alabilene tabi! Ömer Rıza da çok çalıştı, çalışkanlığının meyvesini son dakikalarda kapalı köşeden golü bularak aldı. Yenilerden Serkan, Ceyhun’un mükemmel asistiyle attığı gol dışında da maça ağırlığını koydu. Fenerbahçe’deki değil, Gençlerbirliği’ndeki Serkan’ı izledik. Yusuf iyi kumaş olduğunu gösterdi, iyi işlenmeli. Adnan az şans buldu. Her ne kadar teknik taktik uygulamalarını eleştirdikse de, takıma kondisyon yüklemede “değme kondisyonerlere” taş çıkartan teknik kadrosuyla Trabzonspor, takım oyunuyla olmasa da, çok koşan, rakibe her yerde basan bir görüntüsüyle ve “ille de güzel golleriyle” sporseverlere keyifli bir yaz akşamı yaşattı.