Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

23 Temmuz 2017 Pazar
Neden istifa!

Darılmaca, sinirlenmece yok! Sokakta şunlar konuşuluyor: “Tamam adam gibi adam ama yaptığı iş doğru değil. Takım Şampiyonlar Ligi ve UEFA’dan elendi, büyük yarışta ezeli rakiplerine kendi evinde kaybetti. Buna karşın camia arkasında. Transfer konusunda sonuna kadar haklı ama madem zamanında bu durumu kabullendi, ara transferi beklemeliydi!”

02 Aralık 2004, Perşembe Yorum Yaz
A+ A-

Yani durum şu: Eğer Doğan, sezon başında bu tavrı koysa, “Adam haklı, istediği transferler yapılmadı” yorumu yapılırdı. Ara transferi beklese de, verilen sözler yine yerine getirilmese ve bu nedenle istifasını stadyumda açıklasa, tribünler destek verenlerle dolardı. “Ama neden şimdi?” sorusunun yanıtı bulunamıyor. Bir çok kişi kendine göre haklı gerekçeler öne sürüyor. İlginçtir, sadece bir Ziya Doğan’ın kendisi, “Kesinlikle haklı, daha ne yapsın!” yorumunun yapılabileceği bir neden göstermiyor. “Kulübün menfaatleri için konuşmayacağım!” sözü, menfaatlerini koruduğunu sandığı kulübü daha da zora sokuyor. Sahi Ziya Doğan Trabzonspor’dan neden istifa etti? Bu bir kaçış mıdır? Kısa süreli telefon görüşmesinden sonuç almak olanaklı değildi, yüz yüze görüşmenin avantajlarını kullanmak istedik. 11 aylık kısa süreli tanışmanın, uzun soluklu bir dostluğun başlangıcını - en azından bizim açımızdan - sağladığına inandığımız için son gelişmelerle ilgili düşüncelerimizi önce yüzüne söyledik. Dostça! Ziya Doğan özü - sözü bir kişi. Anadolu’dan gelmiş, İstanbul’da yetişmiş, tipik bir “yurdum insanı.” İçinde “şu kadarcık” fesatlık yok. Birileri gibi perde arkasında iş çevirmedi. El altından bilgi sızdırıp kendini su yüzüne çıkarmadı. Buradaki “özü - sözü bir” ilkesine aykırılığın nedeni, kendine göre “kırıp dökmemekle” ilgili. Bugün reddetse de istifasının rahatsızlığını yaşıyor. Bize göre pişman, “ama değilim” diyor. Bir defa “başka bir takım vardı da o nedenle” kesinlikle istifa etmedi. O kadar karaktersiz hiç değil. Ne o başka bir takım için istifa etti. Ne de birilerinin iddia ettiği gibi şenol Güneş onun gitmesini bekledi. Yönetimdeki kargaşadan desek; kritik bir durum. Her genel kurul arifesindeki yönetimde olabileceği gibi bir görüş ayrılığı ve bunun sıkıntısı var. Fenerbahçe maçından önce bir grup önemli yöneticinin artık görev almayacağını sanki zamanıymış gibi açıklaması korkunç bir yanlış. Parçalanmışlığa karşın genel kurul için tüzüğün olanak verdiği son günü dahi kullanılması bir o kadar yanlış. Futbolcu ve teknik kadronun kafası karışık. Ama paralar ödenmiş, işler aksamadan devam ediyor. Kendilerine yansıtılan bir sorun yok bildiğimiz kadarıyla. Ama demek ki etkileniliyor. Transfer konusunda haklı Doğan. Bu konuyla ilgili zamanında iki kez çıkış yaptı ama ikisinde de geri adım attı. Yenisi için ara transferi beklenmek zorunda, başka seçenek yoktu ki bugünkü istifaya dayanak olsun. İbrahim Ege olayı; Aktuğ’un sözünün ardından bu olayın yönetim içinde bir hesaplaşma konumuna getirilmesine karşın, Ziya Doğan taraf oldu. Başkanı iknada futbolcularını dayanak gösterdi ve bu oyuncuyu aylardır çalışan diğerlerini kulübede tutarken Fenerbahçe maçında direk oynattı. Af olayı ve başlı başına bu durum, futbolcularda Doğan reddetse de büyük sıkıntı yarattı. “Karşılıklı güvensizlik, otorite boşluğu vs bir neden midir?” sorusunun Doğan’daki yanıtı: “Kesinlikle değil!” Beşiktaş’ın etik olup olmadığını bırakın, ciddiye dahi almadığımız teklifini bir yana koyuyoruz. Onunla başlayan süreci de “Bize göre Ziya Doğan hayır dediği gün bitmişti” diyerek yok sayıyoruz. Teknik direktörlüğü, çok kritik maçlardaki uygulamaları, takım tertibinde ve oyuncu değişiklerindeki tercihleriyle ilgili görüşlerimiz belli. Şampiyonlar Ligi ve UEFA Kupası’nın kapısından dönen, şampiyonlukta iddialı rakiplerine evinde kaybeden ve yarışta 7 puan geriye düşen futbolcularına hala “selam durulması” talebi ve bu kayıplarla ilgili kendine küçük de olsa bir fatura çıkarmaması ve eleştirilere tahammülsüzlüğü de bir takım işaretler veriyor aslında. Bu nedenle diyoruz ki; Artık gelinen noktadan sonrası, bir geriye dönüşün başlangıcıydı ve bu istifa Doğan için kaçınılmazdı?