Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

11 Aralık 2016 Pazar
Ne değişti?

Trabzon geçen sezon “parasını dikkatli harcamak” adına transferde hatalar yaptı. Sözde gereksiz harcama yapılmayacak, bonservis bedeli olmayan futbolcular bulunacaktı. Zurawski’nin alınmayışının bir nedeni buydu. Bir nedeni de; bazı yöneticiler arasındaki yetki-reklam kavgası. Son dakikaya gelindi, menacerlerin oyunuyla Jun olayı yaşandı. Şimdi 3.5 milyon Euro nasıl kurtarılır onun hesabı yapılıyor. Dualar, bir kulübe iyi paraya satılması ya da kalırsa iyi oynaması yolunda. İlk dua tutmadı biliyorsunuz, Jun, Çek milli takımıyla Almanya’ya gidecekti, piyasa yapacaktı, iyi paraya satılacaktı. Yönetim bu yolu kendi kesti, oynayamayacağı Beşiktaş’a verip kulübede unutturdu.

04 Haziran 2006, Pazar Yorum Yaz
A+ A-

Aradan bir yıl geçti. Başkanın kendisini iktidara taşıyan genel kurul sürecindeki ütopik söylemlerine karşın, seçim sonrasında akılcı mesajlar verildi: “Trabzon’un parasını kendi paramız gibi harcarız.” Destek de verildi, “seçim sürecinde böyle sözler verilir, üzerinde durmayın” dendi. Sonra Halilhodziç olayı gündeme geldi. Albayrak ve ekibi 4 aylık birlikteliklerinde Halilhodziç’in kalmayacağını göremedi. Sıkıştılar, “B planlarını” gündeme getirdiler. Sonra adam gitti, daha da sıkıştılar yine menacerler devreye girdi. Lazaroni’ye imza attırıldı. Ama nasıl? Bakınız: Bilindiği gibi 2. başkan İbrahim Hacıosmanoğlu, Halilhodziç’in kalmasını isteyenlerdendi. Ancak yönetimin “devam etmeme kararı” diyelim, yönetim de Halilhodziç’in “kalmama kararını bildirmek” desin, sonuçta veda olayında muhatap kendisi oldu. Sonra hoca arayışları başladı. “B planı” yoktu, çok aday vardı. Santini, Fernandez gibi isimler 1.5 milyon Euro olduğu için pahalı geldi. Trabzon’un parasını kendi paraları gibi harcayacaklar ya! Arayışlar sürdü. Birkaç gün önce Hacıosmanoğlu, başkanın yetkisiyle Serra Ferrer ve Benito Floro için İspanya’ya gitti. Cuma sabahına randevular alındı. O sırada Türkiye’de menacerler iyi çalıştı ve Başkan, “Trabzonspor’un parasını kendi parası gibi harcayarak !” Lazaroni ile 1.5 milyon Euro’ye el sıkıştı. Şimdi sıkı durun; o sıralarda İspanya’da koşturan Hacıosmanoğlu’nun bu gelişmelerden haberi yok. Cuma günü randevuya gitmeden önce kulüpten yönetici ve basına geçilen mesaj kendisine de gider. Meğer hoca bulunmuş, Hacıosmanoğlu’na da randevuları iptal edip dönmek kalır. 2. başkanın kulübü tarafından düşürüldüğü duruma bakın. Ne değişti? Yine yönetim içi yetki-reklam kavgaları, sözde en iyisini en ucuza bulma çabaları ve sonuç: Burada son sözü daima menacerler söyler. Kulüp maalesef böyle yönetiliyor. Dün bu sütunlarda söyledik, transfer işini de menacerler bitirecek, bu yönetimin planı programı yok. İyi ki yabancı futbolcu kontenjanı sıkışık, yoksa daha ne bombalar patlatılırdı. Ama camianın aklı başındaki insanlarının kaygıları şudur ki; bu menacerler o kontenjanları yok bahasına boşaltır, hem boşaltırken, hem de doldururken kazanırlar. Yönetim de, Trabzonspor’un parasını kendi paraları gibi harcamakla meşgul olurlar o sıralarda.