Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

10 Aralık 2016 Cumartesi
Nasıl ekip ama!

20 Mayıs; Türkiye’nin 4. Üniversitesi KTÜ’nün 51. Kuruluş Yıldönümü idi. Aynı güne acı bir rastlantı eseri Trabzonlular’ın unutamadığı acı bir anı da eklendi. 2000’de Beşikdüzü İlçesi’nde alabora olan teknede 38 kişi yaşamını yitirmişti. Trabzonlular 6 yıldır aynı gün acıyı ve coşkuyu birlikte yaşarlar.

23 Mayıs 2006, Salı Yorum Yaz
A+ A-

Rektör Prof. Dr. İbrahim Özen, ayakta alkışlanan kuruluş yıldönümü konuşmasında, Cumhuriyet’imizin kazanımları olan kurum ve değerlere bağlılığını ve onları koruma adına kararlılıklarını açıkladıktan sonra, kuruluş şenliklerinin startını verdi. Trabzon tarihinde 20 binin aşkın genci, ülkenin sayılı sanatçılarını getirterek kampüse topladı. Diğer, bilimsel, sanatsal ve sportif etkinliklerle, bir taşra kentinde gençlere, bu tür olanaklardan yoksun değil, İstanbul, Ankara, İzmir gibi metropol kentlerin öğrencileriyle eşdeğer bir ortamda yaşadıklarını anımsattı. Bu işi bir ekiple yaptı. Öyle bir ekip oluşturdu ki; kendisine fazla bir iş düşmedi. Sadece etkinlikleri gururla izledi, konuklarına izlettirdi. Bu çok önemli durum bir ekip çalışmasının, ekip ruhunun ürünüydü. Aynı gün, Beşikdüzü’nde 55 kişinin tıka basa doldurduğu teknede yaşamını yitiren 38 kişi anıldı. İlginçtir, 3-4 kişinin binebileceği küçük takaya, ilçenin mülki amirleri doluştu, toplam sayıları 14 kişiydi ve adeta yeni bir faciaya davet çıkarılıyordu. Bu durum da “bir vurdumduymazlığın, adam sendeciliğin ve unutkanlığın” ürünüydü. Çok kolay unutan bir ulusuz, bu örnekten görüldüğü üzere. Unutkanlık dedik de, aklımıza Trabzonspor’un koca bir sezonunu yiyen ve bir yöneticinin istifasıyla son bulan “yöneticilerarası yetki ve kıskançlık krizi” geldi. Ön plana çıkma savaşımının, “Senin değil, benim dediğim olmalı” tartışmalarının Trabzonspor’a ödettiği bedel ortadayken, bugünkü yönetim de, o gün yaşananları unutup benzer yanışları yapıyor. Birileri, “Şu olsun!” dedikçe, diğer taraftan “Neden onların dediği olacak ki, bu olsun” dayatmasıyla ortaya çıkıyor. İlginçtir tartışmalar medya aracılığıyla yapıyor. Demek ki gidiyor Trabzonspor’un bir sezonu daha. KTÜ’den örneğini verdiğimiz ekip ruhu, ekip çalışmasıysa Trabzonspor’da hak getire. Herkes başına buyruk. Trabzon kanadı, “Hoca yerli olabilir!” dedi, İstanbul’dan yanıt bir gün sonra medya aracılığıyla geldi: “Hayır yabancı olacak.” Sonra başkan konuştu: “Yerli de olabilir!” B Planı diyorlardı ya ona inat galiba! Son bomba yine Başkan’dan: “Fatih için Fenerbahçe’yle masaya oturabiliriz.” Unuttu galiba garibim, son genel kurulda, 2 rakibinin oyundan fazlasını, “yıldız göndermek için değil, yıldız getirtmek” için söz vererek aldığını. Sonra daha teknik direktör bile bulamadan üstelik. Yok mu ekibinde bir kişi kendisini, “Aman sayın Başkan, bıraktık transferi sezona en azından bir teknik direktörle başlamak bir zorunluluktur unutmayınız!” diye uyaracak bir kişi? Nasıl bir ekiptir bu ya? Unutkan ulusuz dedik ama o kadar da değil, bu işin genel kurulu da var di mi?