Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

25 Mayıs 2017 Perşembe
Küçük olsun!

Yönetimindeki bölünmüşlük... Fenerbahçe maçı öncesinde kritik noktalardaki bazı yöneticilerin, “Biz bu kongrede belki, o da farklı bir listede oluruz!” diye garip açıklamaları...

07 Aralık 2004, Salı Yorum Yaz
A+ A-

Başkan Aktuğ’un, Özkan Sümer’den, “10 kat daha despot” olduğu yönündeki müthiş tespit! Konyaspor maçı sonrası Ziya Doğan’ın soru işaretleriyle dolu şok istifası. Şenol Güneş’in 19 Aralık’a yönelik kararsızlığı. Son maçta Gökdeniz ile birkaç taraftar arasındaki diyalog. Kaptan Fatih’in bu maçın ardından, “Her türlü karışıklığa karşın biz futbolcular takımı taşımaya çalışıyoruz!” sözü... Zayıfladığı artık alenen ortada olan takım ruhu! Maalesef Trabzon’da sular bir türlü durulmuyor ve Trabzonspor, giderek taşralı küçük bir kulüp olma yolunda hızla mesafe kat ediyor. Gariptir, ilgili hemen herkes de bu duruma katkıda bulunuyor. Bakınız şimdi; yönetimin, yeni teknik direktörün belirlenmesine yönelik toplantı dışında 3 aydır bir araya gelemediği halde genel kurul tarihini, tüzüğün kendilerine tanıdığı hakkın son gününü de kullanarak belirlemesinin bir mantığı var mıydı? - Fenerbahçe maçı bahane! - Eğer Genel Kurul en erken tarihte yapılsa bugünkü belirsizlik ortamı doğar mıydı? Böylece bazı kişiler kongre hesabıyla, Fenerbahçe yenilgisi sonrası ellerini ovuşturup, Konyaspor beraberliği ve Ziya Doğan’ın istifasıyla, “şimdi işleri bitti!”, Şenol Güneş ismi gündeme geldiğinde de, “Bu, genel kurula yönelik bir hamledir!” yorumlarını yapabilirler miydi? Geçelim! Gelelim birkaç kişinin Gökdeniz’e yönelik tepkilerine; çok yanlış tabi ki, bir futbolcudan her maçta aynı performansı beklemek işin doğasına aykırı. Ama 10 bin kişinin içinden çıkan 3-5 çatlak ses, nasıl önlenilebilir ki, sevgili Gökdeniz. Başka bir kulübe gitsen, bunlar olmayacak mı? Sana ve eşine yapılanlar çirkin. Ama Rüştü’nün başına gelenleri ve bugün baş tacı edilen Alex’in performansının kötü olduğu dönemi bir hatırla. Sen profesyonelsin ve bunlara katlanmak zorundasın. Onları dikkate alıp da moralini bozana kadar, sana onlara tepki için verilen desteğe baksana. Ayrıca, “Trabzon’da mutlu değilim!” diyerek zaten kaos içindeki kulübüne karşı her türlü fırsatın üzerine mal bulmuş mağribi gibi çullananlara koz vermenin anlamı ne? (Bu arada kolasına maç yaptığın günleri özlediğini açıklamışsın. Bunu bir dil sürçmesi olarak kabul ediyoruz!) Fatih’e gelince, “Tüm karışıklığa rağmen futbolcular olarak bu işi tek başlarına” götürüyorlarsa”, kriz yaratan boş sözleşmesini kimlerin doldurduğunu, alacağı geciktiğinde bu sözleşme koşulları uyarınca takınacağı tavrın ne olacağını, kendisine sormak gerekir! Trabzon küçük yer ama Trabzonspor büyük. Görülüyor ki, o da el birliğiyle küçültülmeye çalışılıyor. Gerçek Trabzonsporlular’ın, “Küçük olsun benim olsun!” düşüncesindekilere engel olmalarının şimdi tam zamanı değil mi?