ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

Kötüyken kazanmak önemli ama...

09.11.2004

Büyük hedeflere kilitlenmiş takımların her zaman iyi futbol sergileyerek kazanmalarını beklemek haksızlık. Bu takımlar kötü oynadıklarında da kazanıyorsa, hedeflerine ulaşabilecek gücü kendilerinde bulabilirler. Örnek; Fenerbahçe ile Trabzonspor’un son dönemdeki maçlarının bir bölümü ve Sebat maçındaki Galatasaray.

Kötüyken yeterli sonucu almak tabii ki önemli, ama ortada da bir gerçek var; her kötü olduğunuz zaman kazanamıyorsunuz. Örnek: Trabzonspor’un Ankaraspor, Galatasaray’ın Diyarbakır maçı. Demek ki, kötü iken de kazanmak kadar bu durumdan ders alıp kötü futbolun nedenlerini saptamak, bir sonraki maçta bunları yinelememek de önemli. Trabzonspor’un kötüyken kazandığı Ankaragücü maçı irdelendiğinde, herkes kötü futbola kendince farklı nedenler bulabilir. Biz, ligde çok daha iyi konum ve formda olan Diyarbakır maçındaki hücum ağırlıklı kadronun zaten bunalımlı bir dönemden geçen Ankaragücü karşısında da değişmemesini ‘daha akılcı olurdu’ diye düşünüyoruz. Adem’i anladık da, ‘neden Hasan?’ sorusuna yanıt bulamadık. Mehmet Yılmaz oynamalıydı. Tayfun kırmızı kart gördükten sonra Emrah’ın alınması kadar, bunun için hem de aşırı sinirli olduğu bir dönemde Doğan’ın çabuk karar vermesi yerinde ve alkışlanır. Ama yenik durumdaki Ankaragücü’nün bir kişi eksik rakibine kontrolsüz yükleneceği gerçeği ortadayken geniş alanı seven Yattara, oyundan alınmayabilirdi. Aksayan, çeşitli nedenlerle takımı aksatan onca futbolcu varken saha içinde ve dışında Yattara’nın günah keçisi seçilerek hedef alınması, yerli - yersiz fırçalanması yanlış. Şimdi biz de “Trabzonspor kazandı” diye bunları söylememe yanlışlığını yapmak istemeyiz. Elbette ki takımı en iyi tanıyan, en doğru kararı vermesi gereken kişi Ziya Doğan’dır. O da doğru yaptığını düşünüyordur. Ama farklı görüşlere tepki göstermek yerine, varsa içinden işine yarayanı almak daha akılcı bir yol değil midir?

0 YORUM