Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

03 Aralık 2016 Cumartesi
Konuşmak üzerine!

Trabzonspor Kulübü Başkanı Nuri Albayrak, katılma gereğini duymadığı, tüzük gereği 3 ayda ikinci kez toplanan Divan Kurulu Olağan Genel Kurulu’ndaki eleştirileri medya aracılığıyla yanıtladı.

31 Mayıs 2006, Çarşamba Yorum Yaz
A+ A-

Eski Başkan Özkan Sümer, Kurucu Üye Refik Karaağaçlı, eski Asbaşkan İskender Önal, eski Genel Sekreter Ali Özbak ve efsane takımdan, Trabzonsporlu Porofesyonel Futbolcular Derneği Başkanı Serdar Bali için, “”Herkes konuşacak biz işimizi yapacağız” dedi. Karadeniz Gazetesi- Sümer, Karaağaçlı, Önal, Özbak ve Bali, “konuşadursun!”, ”Genel Kurula katılan arkadaşlarımın tümü benim yetkilerimi ve beni temsil ediyordu!” diyen Albayrak, kendisine iki rakibinin toplamından fazla oy kazandıran son genel kuruldaki konuşmalarından birini daha yapmış gazeteye: “Şimdi birileri teknik adam bulun diye gündem yaratıyorsa biz o gündemin peşine takılmayız. ‘Acele edin’ diyenlere bakıp da hata yapmayız. Bu böyle bilinsin. Biz işimizi biliyoruz. Taraftarımız merak etmesin gereken yapılıyor.” Hele şu sözlere bir bakın: “Bugün istesem takımın başına bir teknik adam getirim. Ama ben istiyorum ki, bu takımın yükünü taşıyacak kaliteli bir teknik adamla çalışalım. Bunun için ‘acele edin’ diyenlerin çıkışlarına bakıp hata yapmak istemiyoruz.” Sonra da şu çelişkiye: “Teknik adamlara, Trabzon’u ve Trabzonspor’u tanıtan CD’ler izlettik. İş anlaşma noktasına geldiğinde ailesinin yaşayacağı ve çocuklarının okuyacağı yerler hakkında da bilgi istiyorlar. Çocuklarının eğitiminin Trabzon’da olamayacağını öğrenince sıcak bakmıyorlar.” Bu durumda, “Bugün istesem getirtirim!” demiştiniz sözünü anımsatmazlar mı insana? Konuşurken “mangalda kül bırakmayıp” eleştirileri, dile getirenlerin kimliği, statüsü, camia için önemlerini yok sayıp, “Herkes konuşacak biz işimizi yapacağız” diye hafife almak. Yarın “hafife alınma!” gerekçesidir bu anımsatalım ve diğer konuşanlara geçelim. Birkaç gün önce bu sütunlarda şunu söylemişiz: “Halilhodziç sonrası, “Mutlaka yabancı!” diyerek kendilerini bağlayan, sonrasında da 10 dolayında yabancının kapısını çalıp “re t” cevabı alan yönetim tam bir panik içinde. Bundan sonra yerliye dönüş, taraftarı tatmin etmez. “Çirkin sen burada bekle, güzel olmazsa sen!” mantığıdır bu yapılan ve teklif edilecek yerlinin de gururunu zedeler. Yerliyi bekleyen en büyük tehlike, tribünlerde oluşacak “Zaten başkasını bulamadılar da onu aldılar” gibi bakış açısıdır. Böyle bir durumun ardından ilk olumsuzlukta yeni teknik direktör arayışı gündeme gelir. Herkesin kabulleneceği bir yabancı şu an için en akılcı olanıdır. ” Daha yazının mürekkebi kurumadan maalesef haklılığımızı gösteren açıklamalar geldi. Samet Aybaba, “Herkesi dolaştıktan sonra bana gelmesinler, gelirlerse de kesinlikle kabul etmem.” dedi. Giray Bulak, “Biz herkese gidilip de olmayınca sonunda kapısı çalınacak, müracaat edilecek nöbetçi antrenör olmadık, olmayız da!” demiş. Son derece doğru ama o kadar da zamansız açıklamalar. Dikkatli ve yerinde konuşmak gerekiyor. Haklı durumdan bir anda haksız konumuna geçmek de söz konusu böyle. Aceleniz neydi, bekleyin hele bir teklif gelsin, sonra konuşun. Tamam bu yönetim hata yapıyor ama camiayı kimse ezdirmez, onca yanlışına karşın Nuri Albayrak bile! Ne dedi: Kimse kendi kendine gelin güvey olmasın. Bu kez haklı.