ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

Kongreye doğru

25.11.2005

Trabzonspor’un gündemini 18 Aralık’a kadar, ezeli rakipleri Fenerbahçe ve Beşiktaş da dahil olmak üzere oynayacağı 4 önemli lig maçından çok, seçimli mali genel kurul toplantısı ve buna yönelik kulislerin oluşturacağı gerçeği artık kaçınılmaz bir durum

Bu gerçek şu ya da bu şekilde Trabzonspor ile ilişkili olan herhangi bir kişi gibi bizi de ister istemez etki alanına aldı. Bu nedenle Rizespor ile yapılacak zorlu maçı Halilhodziç ve öğrencilerine bırakıp, seçimle ilgili spekülasyonları değerlendirmeye çalışalım, tabi ki bu maçın kazanılamaması halinde takımın puan cetvelinde düşeceği duruma da dikkat çekerek. Genel Kurul kulislerine yoğunlaşmadan önce Halilhodziç’in dünkü açıklamalarına kısaca değinmekte yarar var. Çünkü bu açıklamalar, yeni gelecek yönetimin çalışmalarına büyük ölçüde ışık tutacak. Boşnak teknik adamın futbolcular ile ilgili söylemlerini kimse yabana atmasın. Hiç kimse bu durumu, “kendi başarısızlığını kapatma gayreti içindeki bir teknik adamın hedef saptırma düşüncesi” olarak değerlendirmesin. Onun anlattığı gerçekler, son dönemde Trabzonspor’a 3 teknik adam değiştirtti. Belli ki O; işinin tam profesyoneli, ayrıca bizim gibi de düşünmüyor, yani “Darıltırım, küstürürüm! Yarın bir şekilde bir yerlerde birlikte çalışmak zorunda kalırsak sıkıntı yaşarım!” gibi bir kaygısı yok. Düşüncesini direkt söyledi, biz de zaman zaman bu konulara dikkat çekmiştik zaten. Halilhodziç’in dünkü basın toplantısının yeni yönetime sunulacak en iyi brifing olduğu düşüncesinden hareketle kulislere dönelim. Çünkü Atay Aktuğ ve ekibinin mali genel kurulun gündemine seçim maddesini ekleme kararını açıklamasının hemen ardından yoğunlaşan kulis faaliyetleri, kişilerin ve grupların beklentileri doğrultusunda yön değiştiriyor. Şu sıralarda da tamamen siyasi orijinli bir oluşum pompalanmaya ve dahası dayatılmaya çalışılıyor. Gariptir; düne kadar ülkenin bunca sorunu varken çaycıları dışında herkesi Trabzonspor ile ilgili konuşturarak kafa karıştıran ve ortamı gerip bugünkü sona ulaşılmasında önemli rol üstlenen bir siyasi anlayışın desteğini de arkasına alan ve Trabzonspor ile hemşerilik bağlantısı dışında ilişkisi olmayan birilerinin, kurumun geleceğini önemli ölçüde etkileyecek bir oluşuma öncülük etmeye çalışması gayretinin sonuçsuz kalacağını düşünüyoruz. Çünkü bu delege, Trabzon Limanı -Trabzonspor ilişkileriyle ilgili gelişmeleri çok yakından takip etmişti! Neyse geçelim ve sonuç olarak şunu söyleyelim: Madem takım performansının kötülüğüne dayalı olarak kulüp performansında bu sorunlu günlere gelindi, bu aşamada kurumun buradan nasıl çıkarılacağının çalışması yapılmalı. Bunu sağlamak ise yüksek yerlerde ilgisiz birilerine sırtını dayayıp yola çıkanlarla değil, camianın içinden gelen ve kurumu bilen, konulara vakıf, sorunların çözümünü sağlayabilecek kişi ya da kişilerle mümkün olabilir. Macera aramaya gerek yok.

0 YORUM