Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

05 Aralık 2016 Pazartesi
Kolay yedi, kolayları atamadı!

Dünkü maç için, “Maç boyu süren yağmur ve buna bağlı olarak ağırlaşan saha koşulları Galatasaray için dezavantaj oldu ve bu sonucu doğurdu” demek, “Aaa, Rize’ye de yağmur yağar mıymış!” demek kadar anlamsızdır bizce.

06 Kasım 2006, Pazartesi Yorum Yaz
A+ A-

Çünkü Sarı-Kırmızılılar, Süper Lig standardının çok çok üzerinde bir futbol sergilediği ilk yarıda öylesine iki basit gol yedi, buna karşılık, en azından bu maç için son vuruş becerileri inanılmaz düzeyde kısıtlı forvet elemanlarıyla, öylesine basit goller kaçırdı ki; “pes” yani! Susiç, bir çok yerli meslektaşının aksine “kazanan takım bozulmaz” ilkesine sadık kaldı. Geçen hafta Trabzon’daki gibi kalabalık adam bulundurduğu savunmasından çıkarılacak uzun toplarla sonuca gitmeyi planladı. Planı, konuk ekibin de yardımıyla tuttu. Çünkü Sarı-Kırmızılılar, daha maçın başında adeta ayaklarına top değdirmedikleri rakiplerini küçümseyip, önlem almamanın bedelini ağır ödedi. Sahanın kısa boylularından Serhat, iki kule Song ve Tomas’ın arasından kafasını uzatmakla yetindi. İkinci gol daha kolay ve komik: Bir uzun top, ağır Dia Cire’nin kontrolünde girdiği ceza alanından bir türlü çıkarılamadı, oluşan karambole son noktayı Hasan Uğur koydu. Sonrasına durum, Galatasaray açısından, “Şimdi aylıkla pirincin taşını” moduna büründü. Arda’nın, Tolga ve Emrahla tıkanan kulvardan başarıyla taşıdığı her top, rakip ceza alanını karıştırdı. Hasan Şaş, arkadaşlarına her koşulda adeta zorunlu kıldığı kendisine pas atma direktifiyle buluştuğu her topu ceza alanına doldurdu. Ama özellikle Hakan Şükür, doğru yerlerde bu topla buluşamadı, buluştuklarında da, en acemi santraforlar kadar kötü vuruşlarla skor üretemedi. Galatasaray gibi bir takım böyle kolay gol yememeli, ikinci yarıda da, tüm kozlarını kullanırken Hakan’ı, Hasan’ı, Arda’sı ve Necati’siyle böyle fırsatlar kaçırmamalı, eğer kolay yer ve beceriksizce kaçırırsa sonu bu olur.