Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

07 Aralık 2016 Çarşamba
Kimlik üzerine!

Ergun Gürsoy, Hürriyet’te, Gökdeniz transferinin “nasıl direkten döndüğünü” anlattı: Yöneticiyken, Fenerbahçe’nin çok büyük parayla Gökdeniz’e talip olduğunu yazdı ve ekledi: Ben de Trabzonspor’a yakınlığımı kullanarak bize vermiyorsanız, onlara da vermeyin dedim ve öylece kaldı...

19 Ekim 2006, Perşembe Yorum Yaz
A+ A-

Sonra yöneticilikten ayrıldı Trabzonlu Gürsoy ve “yazmaya” başladı. “Yazar Gürsoy!”, Aziz Yıldırım, “Bu futbolcu bizim kapımızdan giremez” dediği, Beşiktaş da yabancı istediği için devreye girmiş. Trabzon kamuoyunu yoklamış, Albayrakla görüşmüş, o da soğuk bakmamış. Ama Canaydın ve Polat vazgeçmiş. Yazar Gürsoy, sonuçta ilgililerin yüreksizliğini de kınamış. Hey gidi mesleğimiz! Gürsoy’un bu çabası bize, Yavuz Saltık’ın Güne Bakış’taki bir yazısını anımsattı: Doğduğu, ait olduğu, kimliğinin bir parçası olan şehirlerini beğenmeyenler vardır. Adeta kaçarcasına kimliklerini reddeden, böylece kendine yabancılaşan... İyi tanımak gerekir onları. Mehmet Bekaroğlu’nun da deyimi ile sıradan bir futbol rekabetinden öte anlamlar taşıyan ve bu sınıf mücadelesinde, Trabzonlu olup safını İstanbul’dan yana kullananların ruh halinin iki açıklaması olabilir. Ya Trabzonlu olmaktan ve bir taşra takımını tutmaktan utandıkları için onları tutarlar, böylece sınıf atlamaya çalışırlar ya da güce taparlar ve ezilmişlik komplekslerinden bu şekilde kurtulmaya çalışırlar. Zorla veya bin bir entrikalarla onların kulüplerinde bir yerlere girerler. O yerlerin asıl sahipleri tarafından asla sevilmez ve kabul edilmezler. Onların kırk yıllık insanı gibi davransalar da bilirler ki o dünyaya ait değillerdir. Kimileri kendilerini kabul ettirmek için olmadık kahramanlıklar, şaklabanlıklar yapar. Transferde çıkarlar ortaya. İster aktif görevde olsunlar ister pasif. Konu Trabzon’dan bir çivi sökmeyse devreye sokulurlar. Onların ne vizyonlarına ne misyonlarına ihtiyacı vardır İstanbul takımlarının. Onlar sadece kullanılmak içindir, aklı olanın aklını, parası olanın parasını alır. Oysa Trabzonspor’u tutmak böyle değildir. Zordur varlığı İstanbul takımlarının varlığına bir tehdit olan Trabzonspor’u tutuyorum diyebilmek. Sermayenin karşısında emek olmaktır. Kısacası öteki olmaktır Trabzonsporluluk. Zordur oralarda bütün sermaye, para, medya, siyaset, iktidar, meşru, gayri meşru tüm güç ilişkilerine rağmen dik, her şeye rağmen Trabzonsporlu kalabilmek... Biz yazarlığıyla ilgili etik yönüne bakacaktık Gürsoy’un sözde, Saltık’ın öngörüsü öylesine denk düştü ki!