Gerçek Spor Sitesi

Gerçek Spor Sitesi

11 Aralık 2016 Pazar
Kalede umut!

Trabzonspor kalesi 1975-76 ve 1983-84 sezonları arasına sıkışan 6 Süper Lig Şampiyonluğu’nda da var olan Şenol Güneş’ten sonra bir türlü dikiş tutmadı. Güneş’in futbolu bırakmasının ardından aralarında “Bir Dünya Markası” olan Jean Marie Pfaff’ın da bulunduğu yabancısından yerlisi ve alt yapıdan yetişenine kadar kimler gelip geçmedi ki! Ama olmadı, bir türlü yeni bir Şenol Güneş gelmedi.

08 Mart 2006, Çarşamba Yorum Yaz
A+ A-

1972’de ele geçirdiği Trabzonspor kalesini, artık dayanılmaz hale gelen bel ağrıları ve yaş haddi nedeniyle futbolu bırakmak zorunda kaldığı 1987’ye kadar başarıyla koruyan, 2. Lig şampiyonluğu da dahil olmak üzere hemen her büyük zaferde imzası bulunan Şenol Güneş sonrasındaki Trabzonspor kalesini irdeleyelim: Yabancı: Hadziç, Pfaff, Petronoviç, Viktor, Metin Mert(Türk olarak oynadı), Miloşevski, Petkoviç, Jefferson. Yerli: Şevki Ekşi, Levent Zorluer, Mahir, Nihat Tümkaya, Ramazan Şilin, Hasan Sönmez, Ahmet Şahin. Alt yapıdan: İhsan Dereli, Alper Boğuşlu, Metin Aktaş, Osman Kurtuldu, Tolga Zengin. 15 yılda Şenol Güneş, 19 yılda 20 farklı isim. Bu veriler, başarı için bırakın teknik ekip ve futbolcu kadrosunu, kalede bile istikrarın ne kadar önemli olduğunun göstergesi. Ama konumuz bu değil. Güneş sonrasında Trabzonspor kalesindeki bir umuda dikkatinizi çekmek istiyoruz, Tolga Zengin’e yani. Geçen sezon Petkoviç ve Hasan Sönmez’in ardından 3. kaleci konumunda iken, sezon başında aynı anda Şenol Güneş, İhsan Dereelioğlu ve Bilal Çetinkaya gibi kaleci kökenli bir teknik ekiple çalışmanın avantajını yakaladı. Her birinden çok şey öğrendi. İsviçre’de hazırlık maçlarında “hazırım” mesajı verdi. Ancak talihsiz bir başlangıç yaptı. Bize göre ilk yarıdaki Sivas maçında güven kaybı yaşayan Jefferson’un yerine V. Manisa maçında oynatılmaması kadar önemli hatayla Galatasaray maçında sahaya sürüldü ve güven kaybına uğratılarak patlama yapması ertelendi. Jefferson’un sakatlığı ve Ahmet’in Kayserispor maçındaki performansıyla şansı yeniden buldu. 3’ü kupa, 5’i lig 8 maçta 5 gol yedi. Özellikle lig maçlarındaki performansıyla bir çok puanın kazanılmasında direk katkı yaptı. İyi performansına karşın hatası olmuyor değil. Ama işinin doktorasını yapmış, bilimselliği, deneyimiyle harmanlayarak çalışan antrenörü Hamit Cihan gibi kendisi için büyük şansı değerlendirirse geleceği parlak. Kuvvet ve koordinasyonunu geliştirip, yüksek tekniği, oyunu iyi okuma ve gelişmiş kalecilik formasyonu gibi özelliklerini iyi kullanırsa Ümit Milli, A-2 derken A Milli takım için de alternatif olacak. Teknik sorumluları, antrenmanlarda, “neden-niçin” sorularını sormasını ve kendisine yaptırılan çalışmaların ne tür katkılar sağlayacağını sorgulayan öğrenme arzusunu, çok ciddi bir artı olarak değerlendiriyorlar. Bize göre de, “Henüz işin başındayım, daha yapacak çok iş, giderecek çok eksik, öğrenecek çok şey var” anlayışının ürünü olan bu özelliği, Tolga’yı Şenol Güneş’in tahtına aday konumuna getirebilecek. Tabi bozulmadığı, “ben artık oldum” demediği takdirde.