ŞİFREMİ UNUTTUM

EMAİL ADRESİ

Yeni şifre için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

AKTİVASYON KODU TALEBİ

EMAİL ADRESİ

Aktivasyon kodu için eposta hesabınızda junk/çöp dizinini de kontrol ediniz.

ÜYE GİRİŞ DURUM




Daha iyi bir görüntü için telefon çevirin!

YAZARLAR

Kadıköy’den çıkmak!

27.04.2005

Ligin sonu yaklaşıyor ve pek alışık olunmadığı üzere 3 takım şampiyonluğa gidiyor. Son üç sıradaki takımdan ikisi kümede kalmak için önümüzdeki haftalara umutla bakıyor. Finalistler belli olsa da, kupada yarı final maçlarına yönelik tartışmalar sürüyor.

Futbolumuzda bu gelişmelerin doğal sonucu inanılmaz bir gerginlik yaşanıyor. Özellikle İstanbul’da stadyumlardaki küfürü sona erdirmek için kampanyalar düzenleniyor. İnönü’de küfürsüz sadece 45 dakika geçiyor. Ali Sami Yen’de Levent Bıçakçı, Aziz Yıldırım, ve hakemlerin hepsi nasibini alıyor. Saraçoğlu’nda “Aziz Yıldırım’a bile küfredildi!” diye yakınanlar, “Ama rakip takıma da sizin tribünler benzer şeyler söyledi” suçlamalarına, “Bizde hiç olmazsa kişiler hedef alınmadı!” diye garip bir savunma yapıyor. Büyük takım Fenerbahçe’nin Kaptanı Anadolu’dan gelen Denizlispor Teknik Direktörü’nün aile efradına hakemin huzurunda küfredebiliyor. Aynı takımın Teknik Direktörü, küfredilen teknik direktöre kulübesine kadar giderek omuz atabiliyor. Maçı kazandıktan sonra da uzattığı elin geri çevrildiğinden yakınıyor. Sonra küfredilen, omuz atılan teknik direktör kamuoyunda neredeyse suçlu ilan ediliyor. Yetmiyor, Trabzonlu’luğu gerekçe gösterilerek provokatörlükle suçlanıyor. Luciano’nun ikinci sarı karta inanılmaz tepkileri ve de - bir gazetedeki fotoğrafa göre- tükürüğü muhatapları tarafından hazmedilip rapora yazılmıyor. Artı yasağa inat motivasyon anonsları. Nasıl oluyorsa bütün bunları Trabzonlu gözlemci de görmüyor, duymuyor. Tahkim Kurulu, Trabzonspor Basın Sözcüsü İbrahim Şahin’in dediği gibi ilk kez PDFK’nın kararlarına Gökdeniz ve Erdinç’in cezaları nedeniyle onay veriyor. Çifte standart yani, İstanbul’a başka, Anadolu’ya başka! Özellikle düşme hattında -şike, teşvik iddialarıyla, tribün olayları vs- kıran kırana geçiyor mücadele. Güzel şeyler de olmuyor değil futbolumuzda, hakkını verelim. Fenerbahçe seyircisinin 4-3 kaybedilen maçtan sonra Beşiktaş’a alkışı gibi. Sevgili Metin Ağabey - Tükenmez - “Keşke o maçta olsan da görseydin sahneyi!” dediğinde tüylerimiz diken diken oluyor. Beraber alkışlıyoruz sonra nedense medyamızın pek ilgi göstermediği Trabzonspor - Ankaragücü maçındaki güzel görüntüleri. Konya - Sakaryaspor maçı sonrası futbolcuların anlamlı ve de sorumluluk taşıyan açıklamaları. Şu kritik dönemi genellikle yüzlerinin akıyla tamamlayan hakemlerimiz moralimizi yükseltiyor. Ama her şeye rağmen ortam çok gergin, kafamız karışık. Kalan 5 haftayı kazasız belasız tamamlamayı dilerken, “Burası Kadıköy, buradan çıkış yok!” sloganı takılıyor aklımıza. Bu sloganın dayanağı Fenerbahçe’nin, Beşiktaş maçının ilk yarısındaki futboluysa, “Eyvallah, ne mutlu” diyoruz. Ama sonra Gençlerbirliği, Gaziantepspor ve Denizlispor - kupa- maçları geliyor aklımıza da, kaygılanıyoruz, futbolumuz adına.

0 YORUM